6 Mayıs 1972'de idam hükmü giyip darağacında can verdiklerinde, Deniz , Yusuf ve Hüseyin'in yaşlarının toplamı, o güne dek ölen arkadaşlarının sayısının altındaydı.
Koca Reis'in ilk Ayaklanma çağrısını yaptığı o gece düşledikleri,bu şiddet ve kıyım olabilir miydi?
Kendisinin gözünde canlandırdığı gelecekte, hayvanların açlık ve kırbaçtan kurtuldukları,herkesin eşit olduğu,herkesin kendi gücüne göre çalıştığı ve Koca Reis'in konuştuğu gece yolunu şaşırmış ördek yavrularına kucak açtığı gibi güçlülerin zayıfları koruduğu bir toplum vardı.
Oysa , nedendir bilinmez,kimsenin düşüncesini açıklamaya cesaret edemediği,her yerde azgın,yabanıl köpeklerin hırlayarak kol gezdiği,yoldaşlarının korkunç suçları itiraf ettirildikten sonra paramparça edilişini seyretmek zorunda kaldıkları bir toplum çıkmıştı ortaya.
Ama aklından, ayaklanalım ya da başkaldıralım gibisinden düşünceler geçmiyordu.
Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.”
"Biz domuzlar düşün emekçisiyiz.Bu çiftliğin tüm yönetim ve düzeninden biz sorumluyuz.Gecemizi gündüzümüze katarak,sizin sağlığınızı koruyoruz.Bu sütleri sizin uğrunuza içiyor , bu elmaları sizin uğrunuza yiyoruz."
! Tanıdık geldi mi?