Raf..ve diğer erkekler
Puan vermedi·376 syf.··
2026 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 13:28
Serinin en beğendim kitabı kesinlikle buydu. Olay akışı olsun karakterlerin birbiriyle uyumu olsun, bu çok keyifliydi. Gerçekten merak ettiğime değdi diyebilirim. Önce erkek karakterin aşık olduğu kitapların okuma keyfi diyorum başka bir şey diyemiyorum, kız karakterimizin inatçılığı ve kendinden taviz vermemesi çok güzeldi. İki karakterde salak değildi gerçekten, inatlaşmaları ve birbirlerini kabullenmeye başlayıp aralarındaki kimyaya karşı koyamamaları gayet yerindeydi. Erkek karakterin bu kadar zor, zor ve mükemmel olması güzel. Aslında karakteri sert yazmaya çalışıpta aşkına karşı çok sulu olan erkek karakterlerden değilde o kısımda da aynı sertlik ve tutuculuk hakimdi ve bence bu bir artıydı. Yazar en güzel kurgusunu sonra saklamış buna deydi diyebilirim.
1000Kitap
Sevgiyi BuluncaGabrielle Sands · Artemis Yayınları · 2025222 okunma
10/10
·195 syf.··
2026 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 14:51
Harika bir kitap, son derece etkileyici ve düşündürücü. Köy Enstitüsü mezunu, genç, cesur bir öğretmenin hem kendi köyünde, hem de atandığı köyde yaşadıklarından, “Orada, bir köy var uzakta..” güzellemeleri yapan, romantik kişilere tokat gibi yüze çarpan gerçekler; yokluğun inanılmaz boyutları, ortaçağın da gerisinde bir yobazlık, tutuculuk… İnsan okuduktan sonra utanç duyuyor, ve soruyor kendisine; “Nerede hata yaptık? Anadolu aydınlanmasını neden ulaştıramadık bu yerlere?”
Bizim KöyMahmut Makal · Literatür Yayıncılık Dağıtım · 20241,568 okunma
Reklam
3/10
·80 syf.··
2026 31. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 22:16
yazar alıntı yapmaktan kendi fikrini unutmuş ya da kendi fikri yokmuş gibiymişçesine başkalarının fikirleriyle bir kitap yazmış.. bir yazarı tek kitabına göre yargılamamak gerekir derler ama yargılamam gerekirse ve o kitap da bu kitap olursa kendi karakterini ortaya koyamamış birini gördüm diyebilirim
Palyatif ToplumByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20244,362 okunma
6/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 11:25
Merhaba arkadaşlar. Şimdiden mutlu yıllar. Artık bu sene daha fazla okuyamayacağımızı söyleyebilirim. Hepimizin yeni yılını başta sağlıkla sonra sevdikleriyle birlikte en iyi şekilde geçirmesini dilerim. Yazarın 1926 yılında vefatından önce kaleme aldığı (Vefatı: 2 Mart 1930) ancak ölümünden sonra basılan son eserlerindendir bu kitap. Ve bu kitap cinsel kısımlarıyla öne çıksa da karakterler ve özellikleri bakımından bana göre tam bir eleştiri kitabıdır. 25 yaşındaki oldukça huysuz, huzursuz ve sürekli mutsuz olan Yvette bir burjuva eleştirisi olarak karşımıza çıkar. İnsanların sahip olamayacağı imkanlara en baştan sahipken bunlardan memnun olmaması ve sürekli bir arayış içerisinde olması da dikkat çekicidir. Yine aileden devam ettiğimizde babasının saygı duyulan bir papaz olduğunu ve yazarlık yaptığını görürüz. Aile üyelerinden baba, abla, hala ve büyükanne de aynı evde yaşamaktadır. Büyükanne ve Baba karakterleri ise gelenekselcilik ve tutuculuk eleştirisi olarak karşımıza çıkar. Diğer yandan yazar, sürekli olarak en manasız insanlara aşık olan ve sonrasında üzülen ve hatta kullanılan kadınlara da bir gönderme yapıyor. Anlamak için bir şeylerin illaki başınıza mı gelmesi gerekiyor. Sakin, sevecen, doğal, HEYECANSIZ, size bağımlı birini tercih etmek yerine neden sürekli olarak sizi üzme potansiyeli çok yüksek, suçlu olmaya elverişli, karakter kelimesini duyunca en fazla kraker olarak duyduğunu zannedenlerin peşinden koşarsınız diye o da benim gibi kızıyor bu durumlara. Joe Boswell karakterini ekliyor kitaba ve Yvette bu adamın oldukça özgür olduğunu, kendisinin kapana kısılmış olduğunu düşünerek adamın peşinden gidiyor. Ancak detaylara indiğimizde bizler adamın sürekli gezen Çingenelerden olduğunu, evli ve çocuklu olduğunu, umursamaz ve başıboş bir tip olduğunu
Bakire ile ÇingeneD. H. Lawrence · Can Yayınları · 19901,381 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2022 223. kitabı
Rasim Özdenören (1940-2022), Yedi Güzel Adam olarak bilinen edebiyat grubunun önemli üyelerinden biri olan Türk öykü ve deneme yazarıdır. Kahramanmaraş doğumlu olan Özdenören, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Gazetecilik Enstitüsü mezunudur. Devlet Planlama Teşkilatı'nda uzman olarak çalışmış, öykü ve deneme türlerinde eserler vermiştir. Kafa Karıştıran Kelimeler (İz Yayıncılık), Özdenören'in 1987 yılında ilk baskısı yapılan ve sonraki yıllarda gözden geçirilerek yeniden yayımlanan önemli deneme kitaplarından biridir. Kitap, modernleşme ve Batılılaşma süreciyle Türkçe'ye giren veya anlam kaymasına uğrayan kavramların yarattığı zihinsel karmaşayı İslâmî bir bakış açısıyla ele alır. Özdenören, demokrasi, diyalektik, rasyonalizm, pozitivizm, hümanizm, bilim, kültür, gelenek, özgürlük, tutuculuk, entelektüalizm gibi kavramları inceler. Bu kelimelerin Batı kültüründe doğduğunu, orijinal bağlamlarından koparılarak kullanıldığında kafa karışıklığına yol açtığını vurgular ve bir Müslüman'ın bu kavramları nasıl anlaması gerektiğine dair öneriler sunar. Ayrıca, diğer kavramların benzer şekilde irdelenmesi için bir yöntem de teklif eder. Kitap, kelimelerin ve kavramların kültürel kimlik üzerindeki etkisini, anlam kaymalarının toplumda yarattığı karmaşayı ve Müslümanca düşünme yollarını sorgulayan bir eserdir. Okuyucular tarafından sadeliği, derinliği ve kavramları yeniden düşündürtmesi nedeniyle övülür; birçok inceleme ve yorumda "zihin açıcı" ve "Müslümanca düşünmeye katkı sağlayan" bir çalışma olarak nitelendirilir. Kitap, düşünce ve İslâmî edebiyat okuyucuları için önerilen klasiklerden biri haline gelmiştir.
Kafa Karıştıran KelimelerRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 20231,936 okunma
Sizi rahatsız etmeye geldim! /Çağının İbni Haldun’u…
9/10
·68 syf.··
2025 113. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 22:18
Bir öğretmen, Bir yazar, Bir düşünür, Bir çevirmen, Bir direnişçi, Bir sosyolog, Bir doktor, Bir şehit… “İngiliz istihbaratının yardımıyla SAVAK tarafından şehit edildi.” İslam ve Batı medeniyetini yaşadığı dönemde yakından tanıyan ve İran gençlerini peşinden sürükleyen, aydınların sevilmediği bir coğrafyada aydın, inandığı doğrulardan vazgeçmeyen, İslam medeniyetini özüne döndürmeye çalışan adam Ali Şeriati… Ama en çok onu Müslümanlar sevmedi. Hurafelere, İslam’ın özünde olmayan şeylere ve o şeylere hizmet edenlere karşıydı çünkü. “Ne zamandan itibaren insan insan olur? ‘Anlayabildiği’ andan itibaren.” Neden kimsenin elinde Ali Şeriati kitabı göremiyoruz? Sorgulayan bir okurun eline en yakışacak kalemlerden biri oysa Şeriati… Okuyan, eleştiren, dünya duyarlılığı olan, boyun eğmeyen, cesur bir insanın başucu kitaplarından biri olmalı. Yoksa Batı ne derse onu mu okuyoruz? Batı nasıl düşünmemizi isterse onlar gibi düşünüyor, onların hayranlık duyduğu şeylere hayran oluyor, hayatı onlar gibi mi yaşıyoruz? “Onlar uyandılar, bizse uykuya daldık. Hıristiyanlar ve Yahudiler bir oldular bizse yüz. Onlar zenginleşti ve güç kazandılar, bizse fakirleştik ve zayıfladık!” Neden? ““Batı, bir dünya değil; bir rüyadır. Ama bu rüya bizim için değil,” der Cemil Meriç, Batı rüyasına Batının kendisinden çok biz inanırken! İnsan gibi yaşamak "kendi için" değil, "başkaları için" yaşamaktır. Başkaları için harcanan bir ömrün hikâyesi onunkisi… Milleti kendisine düşmanken milletine feda edilen bir yaşamın. En çok okuyandan korkuluyordu, o okuyordu; en çok gençleri peşinden sürükleyenden korkuluyordu, o sürüklüyordu. Uyanan değil, uyuyan İslam dünyası istiyordu Batı, o uyandırıyordu. “Onlar hepimizi ve her şeyimizi maymun gibi yetiştirmek ve maymunlaştırmak istiyorlar: üniversite
Çocuklar ve Gençler (Cep Boy)Ali Şeriati · Fecr Yayınları · 2017387 okunma
Reklam
Reklam