İrfan mektebi ve tefekkür...
Tefekkür, irfan mektebinde ömür boyu sürdürülmesi gereken bir süreçtir... İrfan mektebi, hocalık ünvanlarıyla ya da akademik diplomalarla nihayete eren bir okul değildir; aksine ömür boyu süren, her anı ayrı bir idrak ve uyanıklık gerektiren bir gönül ve zihin yolculuğudur. Bu mektebin en mühim, en zahmetli ve en kurucu dersi ise şüphesiz ki "tefekkürdür". Tefekkür; sıradan, pasif bir düşünme eyleminin çok ötesinde, varlığın özüne bakma, kâinâttaki o muazzam nizamın her bir zerresinde bilincin izini sürme gayretidir. Bu yönüyle tefekkür, teoride bırakılacak bir kavram değil; hayatın tam merkezinde, pratik ederek yaşanması gereken bir "staj" disiplinidir. Bu stajın ne bir mesaisi ne de emekliliği vardır; o, her nefeste kalbi ve zihni uyanık tutma mücadelesidir. Enfüs ve âfak dengesi tefekkür stajının en büyük imtihanıdır, terazinin iki amansız kefesi olan "enfüs (iç dünya)" ile "âfak (dış dünya)" arasındaki mizanı kurabilmekte saklıdır. İnsan fıtratı, bu iki alemden birine fazla daldığında diğerinin dengesini bozmaya meyillidir: Âfakta ileri gidip enfüsü ihmal etmek... Dış dünyayı, maddeyi, somut gerçekliği ya da kariyeri ne kadar imar edersek edelim; içeride derin bir anlam boşluğu, kuraklık ve bilinç kaybı doğurur. Dışarısı ne kadar ihtişamlı olursa olsun, içerisi viraneye döner. Enfüste ileri gidip âfakı ihmal etmek... Kendi iç dünyamıza, soyut tefekkürümüze ya da maneviyatımıza öylece gömülmek; dış dünyadaki sorumluluklarımızı, hayatın pratik gerçeklerini ve toplumsal ödevlerimizi ıskalamamıza yol açar. Bu da insanı hayattan kopuk, eylemsiz bir sığlığa iter. Hakiki denge, enfüsteki o derin manayı alıp âfakta bir amele, bir esere, bir faydaya dönüştürebilmektedir. Biri kök ise, diğeri daldır; biri olmadan diğeri mutlaka kurur. İfrat ve tefrite karşı dengenin
İyi pazarlar.
Özgürlük gerçekten istediğimiz şey mi, yoksa adını koymadığımız bir korku mu? Osmanlı’dan bugüne uzanan üç katmanlı bir hesaplaşma. "Zincirlerine Alışmış Toplum" başlıklı yeni yazım yayında. haberton.com/zincirlerine-al... Peyami
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
MUHAMMED’İN HİZMETLİSİ ENES B. MALİK Muhammed’e 10 yıl hizmet eden, ev işlerini yapan, sürekli yanında yaşayan Enes b. Malik, üstatlarını geride bırakmıştır. Özellikle çok kadınla evlilik ve çocuk sayısı konusunda. Kendisi, Sahih-i Buhari’de (Vasiyetler bölümü, hadis 25) anlatıyor: Halife Haccac Basra’ya gelene kadar (H. 75), 120 küsur çocuğunu toprağa gömdüğünü söylüyor. Taberani gibi bazı alimler Enes’in:” Ben şu iki elimle 100 öz evladımı gömdüm. Bu sayıya düşük olan çocuklarım ve torunlarım dahil değildir” sözüne yer vermiş. Bu çocukların çoğu, hicri 69’da Basra’da meydana gelen ’Carif’ taununda can vermiş. Tabii ki bir kısmı da ganimet amaçlı katıldıkları savaşlarda öldürülmüşlerdir. Üç gün devam eden bu salgında 200 bin civarında insan ölmüştür. O sırada Enes b. Malik ve ailesi de Basra’da yaşadıkları için bu felaketten onlar da nasibini almışlardır. Bu rakamlar, İslam’ın klasik uygulamasında çok eşliliğin ve “bol üreme” kültürünün nereye vardığını çarpıcı biçimde gösteriyor. Muhammed’in yaveri Enes’in durumu ‘’saldım çayıra mevlam kayıra’ atasözüne denk düşüyor. Bir adam, onlarca kadınla evleniyor, sürekli çocuk yapıyor; ama çoğu çocuk erken yaşta ölüyor, salgınlarda, savaşlarda, yüksek bebek ölüm oranlarında eriyip gidiyor. İslam ahlakı adına savunulan bu model, bugün insan hakları, kadın eşitliği ve çocuk refahı açısından açık bir skandaldır. Bir sistem, erkeklere sınırsız (veya çok geniş) cinsel ve üreme imkânı sunarken kadınları ve doğan çocukları bu kadar yüksek risk ve acıya maruz bırakıyorsa, o sistemin “ahlaki üstünlük” iddiası ciddi sorgulamayı hak eder.
Kürtlerin İlim Hazinesi, tavsiye edilen temel kitaplar
Xezîneya Ilmê Kurdan: Ji Medreseyê heta Zanîngehê* *Kürtlerin İlim Hazinesi: Medreseden Üniversiteye* _Ev lîste ji bo wan kesan e ku dixwazin bi zimanê xwe bixwînin, bifikirin û mezin bibin. Ji Şerefnameyê dest pê bike, heta Felsefe û Jiyanê bimeşe._ _Bu liste, kendi diliyle okumak, düşünmek ve büyümek isteyenler içindir. Şerefname ile başla, Felsefe ve Jiyan’a kadar yürü._ *1. Dîrok û Siyaset / Tarih & Siyaset* Pirtûk / Kitap Nivîskar / Yazar Mijar / Konu Şerefname Şerefhanê Bedlîsî 1597. Kürt tarihinin temel kaynağı. Beylikler, aşiretler. Dîroka Kurd û Kurdistanê M. Emîn Zekî Beg Modern Kürt tarihi. 1930’lar. Klasik eser. Kürtler ve Kürdistan Tarihi M. Xurşîd Efendî Osmanlı dönemi Kürt tarihi. Bîranînên Min Celadet Alî Bedirxan Sürgün, siyaset, Bedirhan ailesi hatıratı. *2. Wêje û Helbest / Edebiyat & Şiir* Pirtûk / Kitap Nivîskar / Yazar Mijar / Konu Mem û Zîn Ehmedê Xanî 1692. Aşk, tasavvuf, felsefe. Kürt edebiyatının şaheseri. Dîwana Melayê Cizîrî Melayê Cizîrî 17. yy. Klasik tasavvuf şiirleri. Dîwana Cegerxwîn Cegerxwîn 20. yy. Vatan, özgürlük, modern Kürt şiiri. Leyla Fîgaro Hesenê Metê Modern roman. Diaspora, kimlik. *3. Dîn, Îslam û Qur’an / Din, İslam & Kur’an* Pirtûk / Kitap Nivîskar / Yazar Mijar / Konu Tefsîra Qur’ana Pîroz Mela Mihyedînê Muksî Tam Kürtçe Kur’an tefsiri. En yaygın. Mewlûda Kurmancî Mela Ehmedê Batê 18. yy. Peygamber’in hayatı. Mevlid geleneği. Nehc-ul Enam Ehmedê Xanî İtikad, fıkıh, ahlak. Medrese temel kitabı. Eqîda Îmanê Mela Seîdê Şemdînî Akaid. İmanın şartları. Rêya Heq Mela Ebdullahê Tîmûkî Fıkıh ve ibadet rehberi. *4. Zanist bo Zarokan / Çocuklar İçin Bilim* Pirtûk / Kitap Nivîskar / Yazar Mijar / Konu **Pirtûka Zanistê Bo
Kurdî
“Hayatta öğrendiğim her şeyi üç kelimeyle özetleyebilirim: Hayat devam ediyor." Robert Frost
Bir Seri Nasıl Yanlış Ellerde Heba Edilir...
Akılçelen Yayınları aradan geçen yılların sonunda Fırtınaışığı Arşivi serisinin 5.kitabının baskıya girdiğini paylaştı (2025 yılında çıkartacağız demişlerdi). Malesef Brandon Sanderson gibi popüler ve iyi kitaplar yazan bir yazarın kitapları bu yayınevinin elinde heba oldu. Her kitabı çıktığı zaman satın aldım ve 5 kitabın nerdeyse hepsi yayınevinin kararsızlığı, tutarsızlığı yüzünden 2.resimdeki gibi gözüküyor. Evet anlaşılmasalar da 2.resimdeki kitapların hepsi aynı seriye ait. İlk iki kitabı büyük ansiklopedi gibi basmışlardı. Çok ağırlardı doğru ama serinin diğer kitaplarını o kadar kötü bastılar ki, aralarından favorim ilk iki kitabın baskıları. 3.kitap Oathbringer' ın çevrilmesi yıllar aldı. Öyle ki en sonunda kitabı 1 değil 2 değil tam olarak 7 kişi çevirdi! Bir yayınevi düşünün ki 7 çevirmene çevirtiyor kitabı. 3.kitanın baskı kalitesine gelirsek, yayınevinevi boyutu küçülttü, kağıt gramajını azalttı ve puntoları ufak karınca yazısı gibi bastı. Çıktığı dönemde bu kitabı büyüteçle okuyun diye dalgasını çok geçtik. Aradan zaman geçti ve yayınevi yine karar değiştirip 3.kitabı ikiye bölerek 3.kitap cilt 1, 3.kitap cit 2 olarak satmaya karar verdi. Hatta kapakları da değişti. Bir önceki (bende olan resimdeki baskı) baskının rezaletini düzeltmek için iade kabul edip yeni baskıyla değiştirebiliriz kitaplarınızı dediler. 4.kitap Savaş Ritmi' ne gelirsek. Resimdeki gibi ilk günden yine kapakları değiştirilerek (ilk üç kitabın ilk baskısından farklı, 3.kitabın yeni baskıları ile aynı stilde yeni kapaklar ile) bastılar. Yayınevi hem daha fazla para kazanmak istediği hem de uzun kitaplarla başa çıkamadığından olsa gerek 4.kitabı da 2 cilde bölerek sattı. Daha sonra 2 ve 3.kitabı da yeni baskıda değiştirip bu şekilde 2 cilde böldüler ve kapakları berbat gözükse de
Duygu ve Düşünce