#JeanJacquesRousseau
#Toplumözleşmesi
#İşBankasıYayınları
Merhaba sevgili dostlarım 🪽
Sizlere ; Boynumuzdaki görünmez zincirlerin ve kaybettiğimiz özgürlüğün izini süren bir başkaldırı rehberi olan TOPLUM SÖZLEŞMESİ ile geldim sizlere, Jean-Jacques Rousseau'un derin olduğu kadar , katmanlı kalemiyle..
"İnsan özgür doğar; oysa her yerde zincire vurulmuştur." diyor daha en başından
Rousseau, söze en doğal birim olan aile ile başlar; fakat asıl mercek altına aldığı, bu doğal bağdan çıkıp nasıl "uygar" fakat "köleleşmiş" birer bireye / vatandaşa dönüştüğümüzdür .
İşte bende kitabın ana gövdesini oluşturan, üzerinde oturup düşünülecek, zihin yoracak, aldığım notlardan bazı temel düşünceler ..
Özgürlük Bir Tercih Değil, İnsan Olmanın Özüdür:
Kitabın en çok altını çizdiğim yeri, özgürlüğün devredilip satılamaz oluşuyla ilgili kısımdı.
Rousseau, "Neden bir ulus kralın buyruğuna girmesin?" diye soranlara sert bir yanıt verir: İnsan olmanın özü özgürlüktür. Özgürlüğünden vazgeçen kişi, aslında insanlığından, haklarından ve hatta ahlaki sorumluluklarından vazgeçmiş demektir. diyor.. ve ekliyor;
Bir lidere, bir güce ya da bir sisteme körü körüne boyun eğen kitlelerin bir "ulus" değil, olsa olsa bir "köleler sürüsüdür" Ki bu söylem günümüz dünyası için de devasa bir ayna tutucu oluyor..
Güç, Hak Yaratmaz
Çoğu zaman "güçlü olan haklıdır" yanılgısına düşüyoruz malesef.. Oysa yazar, kaba kuvvetin adaleti temsil edemeyeceğini savunur.
ona göre ; "Bir kralın sadece güçlü olduğu için yönetmesi, adaleti değil zorbalığı temsil eder."
Rousseau’ya göre meşru bir yönetim, ancak insanların bir araya gelip kendi iradeleriyle imzaladıkları bir "Toplum Sözleşmesi" ile mümkündür.
Eğer yasalar halkın yararına değil de birilerinin keyfine hizmet ediyorsa, orada bir devletten