Durursam dünya yıkılır sanıyordum, oysa hala dönüyor.
Sayfa 26
Edebiyat
Rivayet şöyleydi: Bartleby Washington'daki Sahipsiz Mektuplar Bürosu'nda küçük bir memurmuş. Yönetimde değişiklik olunca birdenbire işten çıkarılmış. Bu söylentiyi düşündüğümde içimi kaplayan hissiyatı ifade etmem zor. Sahipsiz mektuplar! Kulağı "ölü insanlar" gibi gelmiyor mu? Tabiatının ve talihsizliğinin sonucu olarak kasvet yüklü bir umutsuzluğa meyletmiş bir adam tasavvuf edin. Durumunu daha beter hale getirmek için sahipsiz mektuplarla uğraşmaktan ve onları yakılmak üzere tasnif etmekten daha uygun bir iş var mıdır? Her yıl bu mektuplardan araba dolusu yakılır. Solgun çehreli kâtip bazen katlanmış kağıtların arasında bir yüzük bulur ama onu takacak parmak belki mezarda çürümektedir ya da Hızır bir yetişsin diye gönderilmiş bir banknot ama ihtiyacını karşılayacak kimse artık ne yemek yiyordur ne de acıkıyordur. Yeis içinde ölenlere teselli; umutsuzluk içinde ölenlere umut; dermansız dertlerin pençesinde ölenler iyi havadisler dolu mektuplar... Hayatın hengâmesi içinde bu mektuplar, aceleyle ölüme koşarlar. Ah Bartleby! Ah insanlık!
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Kendini sadece başkaları için var olabileceğini sandığı bir karanlığın içine yuvarlanırken buldu ve o karanlığa giderek daha fazla gömüldü.”
Sayfa 88
ilkbahar gene de ilkbahardı ♡
Tolstoy’un Diriliş romanının ilk cümlesi: “Yüzbinlerce insan üzerine doluştukları toprak parçasını çirkinleştirmek için vargüçleriyle uğraşsalar da; orada hiçbir şey yeşermesin diye her yana beton döküp, filizlenen her bitkiyi kökünden koparmış, havayı kömür ve petrol yakarak alabildiğine kirletmiş, çevredeki tüm ağaçları kesmiş, tüm dört-ayaklıları, kuşları kovmuş olsalar da, ilkbahar gene de ilkbahardı.”
Sayfa 55, 1. Paragraf.. Bir İdam Mahkumun Son Günü
İnsan içinde bulunduğu umutsuz koşullarda bazen bir zinciri, bir saç teliyle koparabileceğini sanır.
Hayat umuda doğru koşmak, yakalamak, kaybetmek ve yine umut etmekle geçen bir devinimdi. Kapılar kapanır, kapılar açılırdı.
Sayfa 305·Kitabı okudu
Alıntı