İlme olan düşkünlüğü onu Hz. Peygamber'in katında ayrıcalıklı kılıyor, iltifatın en kıymetlisiyle taçlandırıyordu. "Senden önce bana kimse bu soruyu sormamıştı!" diyen Hz. Peygamber'in yüzü aydınlanıyor, kıyamet günü şefaatine nail olacak en mutlu kişileri açıklıyordu: "Bütün kalbiyle ve benliğiyle 'La ilahe illallah' diyenler"*
Zeyd b. Sabit'in anlattığına göre bir gün Hz. Peygamber mescitte bazı sahabilerinin yanına gelmiş, "Her biriniz Allah'tan bir dilekte bulunsun!" buyurmuştu. Zeyd b. Sabit ve bir başka sahabi dua etmiş, Hz. Peygamber de "Amin" demişti. Sıra Ebu Hureyre'ye gelince, "Allah'ım senden iki arkadaşımın istediklerini, ayrıca unutulmayan bir ilim dilerim" demiş, Hz. Peygamber de bu duaya "Amin" demişti. Bunun üzerine Zeyd ve diğer arkadaşı "Ey Allah'ın Rasulü! Biz de Allah'tan unutulmayan bir ilim isteriz," demişler, Hz. Peygamber gülümseyerek şu cevabı vermişti onlara: "Devsli genç sizden önce davrandı!"**
Bir başka rivayete göre "Kediciğin Babası", Hz. Peygamber'in, "Kim cübbesini yere serer de ben sözümü bitirdikten sonra toplarsa benden duyduğunu bir daha unutmaz!" sözünü duyar duymaz cübbesini yere sermiş, o günden sonra Hz. Peygamber’den duyduğu her şeyi aklında tutmuş, unutmamıştı.***
Sayfa 172 - * Buhari, 99.hadis; ** Müstedrek, 6158/1756.hadis; ***Buhari, 7354.hadis