Diğer zamanlar kendimden ve kendi konularımdan yola çıkıyorum... sonunda bir çalışma ürünü, ve meta olarak sunup bırakıyorum, oysa bu kez betimleyenim ben yalnızca, betimlenenin rolünü de yüklenemediğimden yazdıklarıma mesafe kazanamıyorum. Yalnızca kendime mesafe kazanabiliyorum, sözkonusu kendim olmadığından, giderek canlanan, coşan ve coşturan bir sanat betisine dönüşemiyor annem. Yakalanıp bir yere yerleştirilemiyor, kavranamıyor, karanlık uçurumlara yuvarlanıp kayıyor tümceler, kâğıdın üzerine karmakarışık savruluyorlar... ‘Tanımlanamaz’ denir sık sık öykülerde, ‘betimlenemez’ ya da, kokuşmuş bahaneler sayarım ben bunları; oysa gerçekten isimlendirilemez bir yerlere gelip dayanıyor bu öykü, dilsiz ürkü anlarına...
Sayfa 34 - Ada Yayınları 1985 - PDF