Ruhun Karanlık Girdabı: Ecinniler
Puan vermedi·904 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 11:29
Dostoyevski’nin Ecinniler romanı, sadece siyasi bir yergi ya da ideolojik bir çatışma metni değildir; benim gözümde o, insan ruhunun en karanlık dehlizlerinde, rehbersiz ve ışıksız kalmış bir kalbin feryadıdır. Bu kitabı bitirdiğimde hissettiğim o yoğun hüzün, karakterlerin trajedisinden ziyade, insanın kendi içindeki boşlukla imtihanının ne kadar yıkıcı olabileceğini görmekten kaynaklanıyordu. ​ ​ ​Romanı okurken sık sık nefesimin daraldığını hissettim. Dostoyevski, Tanrı’dan ve anlamdan kopan insanın nasıl bir canavara dönüşebileceğini anlatırken aslında hepimizin içindeki o kırılgan noktaya dokunuyor. Kitaptaki karakterler birer fikir değil, her biri ete kemiğe bürünmüş birer acı salkımı. ​Kitapta beni en çok sarsan figür Kirillov oldu. Onun intihar üzerinden özgürlüğü arayışı, mantığın bittiği yerdeki o soğuk yalnızlığı temsil ediyor. İnsan mutsuz olduğu için korkuyor ölümden; hayatı sevdiği için değil. ​Bu alıntı, kitabın ruhundaki o temel hüznü özetliyor. Kirillov, hayatı sevmediği için değil, hayata yükleyecek bir anlam bulamadığı için o karanlık sona yürüyor. Onun hüznü, inanmak isteyip de inanamayan modern insanın sessiz çığlığı gibi. ​ ​Nikolay Stavrogin... Edebiyat tarihinin en görkemli ama en boş karakterlerinden biri. Her şeye sahip olan ama hiçbir şeyi hissedemeyen bir adamın yarattığı yıkım, kitabın ana damarını oluşturuyor. ​Gücümün sınırsız olduğunu hissediyorum... Ama bu gücü nereye harcayacağımı bilmiyorum, çünkü hiçbir şey beni çekmiyor. ​Stavrogin’in bu itirafı, ruhsal bir felç halidir. Onun hüznü, bir kötülük yapmasından değil, yaptığı kötülüğün bile vicdanında bir karşılık bulmamasından doğar. Bu hissizlik, aslında acıların en büyüğüdür. Sevme yetisini kaybetmiş bir ruhun, çevresindeki her şeyi bir kara delik gibi yutuşunu
Edebiyat
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma
Puan vermedi·78 syf.··
2025 119. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2025 03:05
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Selim İleri'den "Ayışığı" adlı şiirleri oldu. Daha önce denemelerini okuduğum yazar şiirleri ile de yoğun bir anlatımı tercih etmiş. Duyguların derinine inen, şiirlerin pek çoğunun melankolik yönü ağır basıyor. Geçmişin izlerine daldıran, yer yer eleştirel üslupla ilerleyen zamanın dışına çıkan şiirler yer alıyor. #kitapalıntıları o ev gitgide siliniyor o ev o eski zaman evi kadife sokak o ev o yaz nedense o yaz akşamları hep körüklü radyo, o şarkı -o ağustos, o ürperiş- o evden dönerken bir burukluk kalırdı o ev, orası çardakta beylik hanımeli bahçede paslı kova bayram ziyaretlerinde menta yeşili nane likörü o ev dinmeyen orası
Edebiyat Şiir
AyışığıSelim İleri · Everest Yayınları · 201855 okunma
Reklam
10/10
·159 syf.··
2025 20. kitabı
bir gün Sezai Karakoç'u rüyamda gördüm, ben bir yazarım bana yazma amacı için ne tavsiye edebileceğini utana sıkıla soruyordum, bana koyu mavi kapaklı bir kitabı uzattı. başta onu tdk'nın sözlüğü sandım çünkü büyükçe bir kitaptı... uyanır uyanmaz yazarın kitaplarını araştırdım, Diriliş Neslinin Âmentüsü isimli eserinden yalnızca birkaç alıntı biliyordum daha önce ondan hiç kitap okumamıştım... google görsellerde o dönem Sezai Karakoç kitapları yazınca çıkan kitaplardan koyu mavi kapaklı olanı daha ismiyle bile epey anlamlıydı benim için: İnsanlığın Dirilişi. kitap yazılalı seneler olmuş ama paylaştığım alıntılara bakacak olursanız günümüzün sorunlarıyla hiçbir farkı yok kitapta anlatılanların. insanlık benim için epey mühim mesele. kendimi anlamak için de geleceği anlamak için de. kitabın bana çok yardımı dokundu, bazı şeyler daha da netleşti. sebep-sonuç ilişkisini kurmakta zorlandığım bazı konulara ışık tutuyordu. alıntıları bir kenara yazdım ki sürekli tekrarlayıp aklımda tutayım. yazılan incelemeler gayet iyi, bir de benim yazmama gerek yok diye düşünüyorum, sadece rüya kısmını paylaşmak istedim... saygılarımla. #alıntılar İslam, medeniye­ti, yine insanlığın doğduğu eski merkez yönüne götürdü. syf 7 Eski medeniyetler, bir kenara bırakılamaz. İnsan ruhunun tarihi gibidirler. İnsan başarısının sergileridir onlar. İnsan çilesinin vazgeçilmez anıtlarıdırlar. syf 10 medeniyetin başına gelen yeni olaya "varo­luş bunalımı" adını vermek gerekir. Çünkü: Artık gelişmelerden, büyümelerden, iniş ve çıkışlardan doğan ve yeni duruma ansızın uyamamak anlamına gelen sarsılış, korku ve titrelişler değil, doğru­dan doğruya varolma veya olamama söz konusudur. syf 15 Kökten değişimin veya çöküşün başladığı yerde bu oluşum en önce düşünürleri, şairleri et­kisi altına
İnsanlığın DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20248,1bin okunma
Puan vermedi·335 syf.··
2023 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2023 22:20
"İşte oradalar," dedi yüreğine, "gülüyorlar işte; beni anlamıyorlar, ben bu kulakların dinleyeceği ağız değilim." Anlaşılmayan filozof, çağının çok ötesinde olan bir düşünür, Nietzsche... Üstinsanı arayan, hayvandan sonra gelen insanın da yükselerek başka bir aşamaya geçip bir Üstinsanı oluşturacağına inanan ve bu yolda acılara dayanması gerektiğini, "Amor Fati" yani kaderini sevmesi gerektiğini söyleyen bir düşünce sistemi var. "İnsan bir iptir, hayvan ile Üstinsan arasında gerilmiş - bir ip ki uzanır bir uçurumun üzerinde. Tehlikeli bir öteye-geçiş, tehlikeli bir yolda-oluş, tehlikeli bir geriye-bakış, tehlikeli bir ürperiş ve duraklayış. İnsanı büyük yapan onun bir amaç değil, bir köprü olmasıdır: insanın sevilebilecek yanı bir öteye-geçiş ve bir batış olmasıdır." O bunları söylediği tarihte kimse onu anlayacak yetkinlikte değildi. Onu anlayacak kulaklar belki yüz yıl sonra belki iki yüz yıl sonra gelecekti. Belki de henüz gelmedi. Bu yüzden o da yalnızlığı seçti. Dağ başında inzivaya çekilen ve daha sonra insanların arasına inen Zerdüşt'ün insanlara öğütler vermesini okuyoruz. Her bir bölümde Erdem üzerine, Hazlar ve Tutkular üzerine, Okumak ve Yazmak üzerine, Ayaktakımı üzerine, Bilginler üzerine, daha bir çok konuda "Böyle Söyledi Zerdüşt" sözüyle biten görüşlerini ve düşüncelerini sıralıyor. Okuması çok bir kitap, okurken bırakmayı dahi düşündüm fakat birkaç yorum okuyup bitirmeye karar verdim. Her sayfası, her cümlesi, üzerinde durulup konuşulması gereken bir kitap bence. Çoğu cümle beynimde kendine yer bulmaya çalışırken beynimin iflas ettiğini hissettim. Bazı cümleler saçma geldi, bazı cümleler hayran bıraktı kendine. Yalom'un Nietzsche Ağladığında kitabı belki de Nietzsche'yi anlamak için en güzel kitaplardan biridir. Ama Böyle Söyledi Zerdüşt bana
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
Neden Böyle Bilgeyim? Neden Böyle Akıllıyım?
Puan vermedi·120 syf.·
2021 117. kitabı
Friedrich Nietzsche, Ecce Homo'un önsözüde okuyucusuna şöyle hitap ediyor: " Bu yakında insanlığın karşısına, şimdiye dek ona yöneltilmiş en çetin istekle çıkacağımı göz önüne alarak, önce kim olduğumu söylemeyi gerekli buluyorum. Aslında bilinmeliydi bu: “Kimliğimi saklamış” değilim çünkü. Ama ödevimin büyüklüğü ile çağdaşlarımın küçüklüğü arasındaki oransızlık şuradan belli ki, beni işitmediler, görmediler bile. Ben kendime açtığım krediyle yaşıyorum; belki yaşadığım da bir önyargı yalnızca?... Bu koşullar altında, alışkanlıklarımı, içgüdülerimin gururunu aslında ayaklandıran bir ödev düşüyor bana, şunu söylemek düşüyor: "Dinleyin! Ben falancayım. Başkasıyla karıştırmayın beni herşeyden önce!" Bu giriş cümlelerinde anlaşılacağı üzere bu eser için otobiyografik bir yapıt diyebiliriz. Friedrich Nietzsche'den ilk okuduğum Ecce Homo. Kitabın içeriğinde neler var? Kendine övgüler var başta.. En büyük eseri ve gurur kaynağı olan "Zerdüşt'üm " dediği eserinden alıntılar var. Bunun dışında; Neden Böyle Bilgeyim Neden Böyle Akıllıyım Neden Böyle İyi Kitaplar Yazıyorum Tragedya’nın Doğuşu Çağdışı Yazılar İnsanca, Pek İnsanca Tan Kızıllığı Şen Bilim Zerdüşt Böyle Dedi İyi ve Kötünün Ötesinde Töre’nin Soykütüğü Putların Batışı Wagner Olayı Neden Bir Yazgıyım Ben
Ecce HomoFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201512,3bin okunma
Puan vermedi·436 syf.··
2021 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2021 17:28
Ahmet Ümit'i tebrik etmek istiyorum böyle bir kitaba imza attığı için. Kitabın konusu o kadar hassas ki, bu konunun bu kadar korkusuz ve açık yazılması beni fena etkiledi. Bu kitapta çocuk tacizcinin nedenlerinden tutun da psikolojisi, tacize uğrayanların anlattıkları, yaşadıkları, hayâl kırıklıkları ve daha fazlası ile karşılaşacaksınız. Okurken çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim. Kırlangıç Çığlığı dolambaçlı kurgusu ve yüksek temposuyla tipik bir Ahmet Ümit romanı olsa da toplumsal sorunlara karşı gösterdiği hassasiyet ve tepkiselliğiyle yazarın eserleri arasında özel bir yer edinmeyi başarıyor. Kırlangıç Çığlığı, ışık hızıyla değişen gündeme direniyor; fark etmemiz ve değiştirmek için eyleme geçmemiz gereken, kanayan yaralarımızı haykırıyor. Kitabın okunması, sadece bir polisiye gerilim olarak bakılmaması taraftarıyım. Çünkü ne yazık ki hepsi gerçek... Tavsiyedir.
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201939,8bin okunma
Reklam
Reklam