Ûs

Almanyda'da
Vladimir İlyiç, bakımsız bir odada bekâr hayatı yaşıyor ve yemeklerini, kendisine sıkı bir Mehlpeise rejimi uygulayan bir Alman kadınının lokantasında yiyordu. Sabah ve akşamları, titizlikle kendi elleriyle yıkadığı ve lavabonun yanındaki çiviye astığı, bir teneke kaptan çay içiyordu.
Odak Yayınevi - III. Bölüm - Münih (1901-1902)
Anı-Mektup-Günlük
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Lenin'in annesi.
Maria Alezandrovna'yı çok sevdim. Her zaman başkalarına karşı saygılı ve nazikti. Vladimir İlyiç annesini çok severdi. ‘Muazzam irade gücü vardır" demişti banabir keresinde; "ağabeyimin başına gelenler babamın sağlığında olsaydı, neler olurdu bilemiyorum.” Vladimir îlyiç, annesinin fikri dayanıklılığının yanısıra, onun insanlara karşı incelik ve kibarlığını da almıştı. Yurt dışında yaşadığımız sırada, kendini oğluna biraz olsun yakın hissedebilmesi için, mektuplarımda yaşantımızı becerebildiğin! en canlı şekilde ona anlatıyordum. 1897 yılında, Vladimir İlyiç Sibirya’da sürgündeyken, (ben henüz ona katılmamıştım) gazeteler Moskova’da ölen bir Maria Alexandrovna Ulyanova’nın ölüm ilânını yayınlamışlar. Engberg anlattı: "Vladimir İlyiç’i görmeye gittim, yüzü kâğıt gibi beyazdı. ’Annem öldü.’ dedi." Fakat ölüm ilânının, aynı adda başka bîr kadına ait olduğu anlaşıldı.
Odak Yayınevi - II. Bölüm - Sürgünde (1898-1901)
Anı-Mektup-Günlük
"Hem Vladimir İlyiç, hem de ağabeysi Alexander küçüklüklerinden beri tutkulu satranç oyuncusuydular. Babaları da satranç oynarmış. "Babam önceleri bizi yenerdi," diye anlatmıştı Vladimir İlyiç bir keresinde. “Ama sonradan ağabeyim ve ben elimize bir satranç kitabı geçirdik ve babamı yenmeye başladık. Bir gün babamla, bir elinde şamdan, bir elinde satranç kitabı, bizim üst kattaki odadan çıkarken karşılaştık. O da satranç kitabını okumuştu." Vladimir İlyiç Rusya'ya döndüğünde satrancı bıraktı. "Satranç çok zaman alıyor ve çalışmalarımızı engelliyor." Vladimir tlyiç, hiçbir işi yarım yamalak yapmayı beceremediği ve ne olursa olsun yaptığı işe kendini bütünüyle verdiği için, dinlendiği ya da yıırt dışında siyasi mülteci olarak yaşadığı yıllarda bile satranç tahtasının başına genellikle gönülsüz otururdu. Vladimir İlyiç'in ilk gençlik yıllarından beri çalışmasına sekte vuran herşeyi bir yana bırakabilme konusunda büyük bir ustalığı vardı. “Okul çağındayken buzda kaymayı severdim, ama beni yorup uykumu getirdiği için çalışmalarımı engelliyordu, bu nedenle bıraktım, demişti."
Odak Yayınevi - II. Bölüm - Sürgünde (1898-1901)
Anı-Mektup-Günlük
"Vladimir İlyiç akşamları genellikle felsefe kitapları, -Georg Wilhelm Friedrich Hegel, Immanuel Kant ya da Fransız maddecileri— çok yorulduğunda ise Aleksandr Puşkin, Mihail Yuryeviç Lermontov ya da N. A. Nekrasov'u okurdu. Vladimir İlyiç Petersburg’a ilk geldiğinde, onun hakkındaki bilgilerim kulaktan dolmaydı. Stepan Radçenko, onun yanlızca ciddi kitaplar okuduğunu ve ömründe bir kez bile roman okumadığım söylemişti. O zaman buna çok şaşırmıştım. Daha sonraları, onu daha iyi tanıdığımda, her nedense bu konu hiç ortaya çıkmadı ve ancak Sibirya'da anladım ki, bu bikâye düpedüz uydurma imiş. Vladimir İlyiç, yalnızca https://1000kitap.com/yazar/ivan-sergeyevic-turgenyev’i, Lev Tolstoy’u, Nikolay Gavriloviç Çernişevskiy'nin "Ne Yapmalı"sını okumakla kalmaz, bunları defalarca okurdu. İyi bildiği klasiklerden genellikle çok hoşlanırdı."
Odak Yayınevi - II. Bölüm - Sürgünde (1898-1901) - * Devlet Basım Evi —yayımcı.
Anı-Mektup-Günlük
"Şuşenkoye'de yaşam şaşılacak kadar ucuzdu. Vladimir İlyiç’in ayda sekiz ruble olan ödeneği, ona temiz bir oturacak yer, yemek, çamaşır ve giysilerinin onanını gibi olanaklar sağlıyordu. Doğrusu öğle ve akşam yemekleri oldukça sadeydi. Bir hafta, bir koyun kesiliyor ve Vladimir İlyiç koyun tükenene kadar hergün etle besleniyordu. Daha sonra et yine haftalık alınıyor, hizmetçi kız, sığırların yemini hazırlamak amacıyla kullanılan bahçedeki teknede, pirzolaları çıkarmak için eti doğruyordu. Vladimir İlyiç hafta boyunca bu pirzolaları yiyordu. Ne varki, hem kendisine hem de cins bir Gordon tazısı olan Zhenka adlı köpeğine yetecek süt ve kaymak bulunuyordu. İlyiç bu köpeğe, avı gözetlemeyi, vurulan hayvanı getirmeyi ve köpeklere özgü başka bir sürü oyunlar öğretmişti.'
Odak Yayınevi - II. Bölüm - Sürgünde (1898-1901)
Anı-Mektup-Günlük