9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
Bir insan kendi hikâyesinin kahramanı olduğunu ne zaman fark eder? Sıradan bir otobüs yolculuğuyla başlayan hikâye, bizi 2000'li yıllardan alıp 1890'ların İstanbul'una götürüyor. Galata'nın, Beyoğlu'nun ve Üsküdar'ın sokaklarında dolaşırken yalnızca geçmişin izlerini değil, karakterlerin iç dünyalarındaki kırılmaları da keşfediyoruz. Bu kitapta en çok dikkatimi çeken şey, insanın zamanla kendine bile yabancılaşabilmesi oldu. Bazen yıllarca taşıdığımız yüklerin farkına varmıyoruz. Bazen de geride bıraktığımızı sandığımız geçmiş, hiç beklemediğimiz bir anda yeniden karşımıza çıkıyor. İstanbul ise bu hikâyede sadece bir şehir değil; her sokağıyla yaşayan, nefes alan ve anlatıya eşlik eden bir karakter gibi... Benim için olaylardan çok hislerin ve sorgulamaların ön planda olduğu bir kitaptı. Yer yer yavaş ilerlese de geçmiş ve bugünü iç içe geçiren atmosferiyle beni hikâyenin içinde tutmayı başardı. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan soru şuydu: "İnsan gerçekten geçmişinden kaçabilir mi?" Sizce insanın en zor yüzleşmesi geçmişiyle mi, yoksa kendisiyle mi olur?
Son AldanışSevda Poyraz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202416 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2026 42. kitabı
True crime podcastlerinde keşfettiğim ve sektirmeden dinlediğim Ankara'da Bir Ev kitap oldu. Cumhuriyet tarihinin suç vakalarından seçilmiş bazı olayları hem dinleyip hem okumuş oldum böylece. Podcast yayınından bazı dikkat çeken olaylar fotoğraf ve belgelerle kitap da yerini almış. Muazzez Öğretmen 'in kaybı,Kayıp Çocuk Sadi,Üsküdar Vapuru Faciası gibi yaşandıkları dönemde gündemi çok meşgul eden,kamuoyunun dikkatini çeken olaylar da kitapta yer almış. Bence bu kitapta Ankara Cinayeti davası da yer almalıymış. Ağzım açık dinlediğim olaylardan biriydi. Yine kaybolup bulunamayan çocuklar,çözülemeyen cinayet davaları da kitapta yer almış. Yaşananların tümü üzücü ama hepsi de gerçek. Gerçek suç öyküleri okumaya meraklı okuyuculara kesinlikle öneririm.
Ankara'da Bir EvMünevver Elif · Sel Yayıncılık · 202523 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·120 syf.··
2026 92. kitabı
Yalnızlık Kime Benzer- Semih Gümüş Yalnızlığın resmini yapacak olsam...resme kabiliyetim yok ama düşsel resimlerini yapabilirdim sanırım... Üsküdar sahilinden Eminönü'ne dalıp giden bir gölge adam çizerdim mesela...elinde sönmeye yakın bir sigara..acelesiz...ayakta bir yalnızlık... Yürürken...eski bir mezarlığın yanından geçerken...eskimiş isimler, kurumuş kemikler, derviş ridasıyla serviler... sessizliğin örttüğü yaşanmışlıklar...şu eski mezar taşında heceleyerek okuduğum eski harfler...bir silik isim...kimsenin umrunda olmayan aşkları, hayal kırıklıkları...ne aidiyet ne illiyet...sadece yan yatmış bir mezar taşı...yanından geçip gidiyorum işte...yürürken yalnızlık... Kitaba gelemedim hala...kitaptaki...aşkta yalnızlık...evin önündeki bir çift ayakkabı bile yalnızlık işareti aslında... İkinci bir çiftin olmayışı....dokunduğunda çekilen bir ten...azap...tekil bir yalnızlık...yanındakine ulaşamamak...gözlerine bakarken bir aynada kaybolmak... Nietzsche'nin dediği gibi. Uzun süre bir uçuruma bakarsan uçurum da senin içine bakar...ama kitaptaki...yazar düşmek istedikçe kaçan bir uçurum... Yalnızlık çoğaltılamaz...aslında tekrarlanamaz da olsa gerek... çünkü her defasında aynı yalnızlığı yaşamaz insan... Ve Lâl...o karşılıksız uçurum...ismi ne güzel seçmiş yazar...lâl û ebkem...konuşmayan bir mihrap sevgili...ve işte yalnızlığın hâtimesi...kime benzer yalnızlık? Kafka kadar yalnız!!! Gerçekten o kadar yalnız mısınız? Kısa bir gülüş... Franz Kafka kadar yalnız....
Yalnızlık Kime BenzerSemih Gümüş · Can Yayınları · 2017150 okunma
Jack London'un Ayak İzleri
6/10
·64 syf.··
2026 6. kitabı
Kitap üç kısa öyküden oluşuyor. Bunların ikisi "Ateş Yakmak (To Build a Fire)" ve bir tanesi de "Yaşama Azmi (The Love of Life)" isimli öyküler. Ateş Yakmak isimli öyküler bazı ufak farklılıklara sahip olsalar da temelde aynı hikayeyi anlatıyorlar denebilir. Ancak okurken haz veren şöyle bir farklılık var: Bu öykülerden ilki 1901'de yazılmış olup "To Build a Fire" başlığıyla çocuk/gençlik öyküsü olarak (2600 kelime uzunluğunda) The Youth Campanion adlı gençlik dergisinde yayımlandığında Jack London umut vadeden bir öykü yazarıydı. Ancak 1908'de yazılan ikinci öykü öncekinin yaklaşık 3 katı uzunluğunda (7100 kelime); karakter,mekan,final olarak farklı ve anlatım olarak da daha gelişmiş bir metindi. Bu öyküyü yazdığında Jack London Vahşetin Çağrısı, Beyaz Diş, Deniz Kurdu, Demir Ökçe gibi romanlarını yayımlamış,ünlü bir yazardı artık. Daha çok deneyime sahip ve anlatım olarak da daha olgun bir tarza sahipti. Konu aynı,yazar aynı fakat tecrübe farklı ve bu farkın öyküye olan etkisine şahit olmak bir hayli keyif veriyor. Yazarın gelişimine şahit olmamıza fırsat vermesi bu iki öyküyü özel kılıyor. Kitaptaki üçüncü öykü olan "Yaşama Azmi" de ilk iki öykü gibi soğuk ve vahşi bir coğrafya ile mücadele eden bir adamın hikayesini konu alıyor. Kitap zaten oldukça kısa. Sıkıcı bir günün kollarında iken bir kurtarıcı olarak veyahut benim yaptığım gibi güzel bir havada çayın yanına tatlı niyetine okunabilir :D Üsküdar Valide-i Atik Camii'nde okuduğum bu kitabın incelemesini de burdan yazıyor,selam ve sevgiyle noktayı koyuyorum. Görüşmek üzere :))
Ateş YakmakJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202516,2bin okunma
İnatçı Keraban
8/10
·376 syf.··
2026 22. kitabı
Bir inat nasıl bir yola çıkarabilir sizi? Keraban Ağa bunu bize yaşatıyor.Tütün tüccarı olan Keraban Ağa yurtdışından gelen misafirlerini ağırlamak evinde misafir etmek ister.Lakin hükümetin yeni koyduğu boğazdan kayıklarla olan vergiyi ödemek istemez.Zabıt amiriyle girdiği tartışma sonucu Keraban Ağa Galatadan Üsküdar'a Karadeniz'i dolanarak gitmeye karar verir.Bu inadı uğruna bir sürü insanı peşinden sürekleyen Keraban Ağa ve ekibinin maceralarını izliyoruz bu hikayede.Jules Verne'nin az bilinen romanlarından olan bu hikaye seyahatname tadında geçiyor.Geçtiği yerlerdeki eserler , yemekler , insanlar. O dönemi yaşıyorsunuz adeta.En sevdiğim karakter Van Mitten oldu.Sabırlı , anlayışlı , yardımsever ve herşeyi göze alabilen bir insan.
İnatçı KerabanJules Verne · İthaki Yayınları · 2022570 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 2. kitabı
·
99 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:25
Mihrimah ismi "Güneş ve Ay" anlamına gelir.Efsaneye göre:Gece ve gündüzün eşitlendiği 21 Mart tarihinde (Mihrimah Sultan'ın doğum günü), Edirnekapı'daki caminin ardından güneş batarken,Aynı anda, Üsküdar'daki caminin ardından ay doğar.
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201314,3bin okunma