10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Osmanlı hukuk geleneğinde fetva müessesesi, şer‘î hükümlerin toplumsal hayata tatbiki noktasında en kritik mekanizmalardan birini teşkil etmiştir. Bu müessesenin işleyişini, sınırlarını ve müftînin taşıması gereken ahlaki ve ilmi nitelikleri belirleyen "Edebü’l-Müftî" türündeki eserler, Osmanlı hukuk metodolojisinin (usûl-i fıkh) önemli bir parçasıdır. Bu bağlamda, Mehmet Fikhî el-Aynî’ye atfedilen Risâle fî Edeb’il-Müftî, müftülük makamının sorumluluklarını ve bir müftünün fetva verirken riayet etmesi gereken temel prensipleri ele alan kıymetli bir metindir. Eserde öne çıkan başlıca temalar şunlardır: Müftünün Nitelikleri: Fetva makamında oturan kişinin sahip olması gereken ilmi birikim (içtihat derecesi veya fetvada ehliyet), takva, feraset ve adalet gibi hususlar detaylandırılır. Fetva Verme Adabı: Bir soruna cevap verilirken dikkat edilmesi gereken usul; kaynaklara müracaat biçimi, meselenin vaka ile uyumu ve müftünün kendi görüşü ile nakil arasındaki denge. Sosyal ve Siyasi Sorumluluk: Fetvanın toplum düzeni üzerindeki etkisi ve müftünün, devrin yöneticileri ile halk arasındaki nezih duruşunu korumasına dair ahlaki tavsiyeler. Fetva Kaynaklarının Hiyerarşisi: Hanefi mezhebi içerisinde hangi eserlerin (zâhiru'r-rivâye vb.) fetvaya esas teşkil edeceği ve ihtilaflı meselelerde nasıl bir yol izleneceğine dair teknik bilgiler. Mehmet Fikhî el-Aynî, eserini kaleme alırken yalnızca teorik bir fıkıh kitabı yazmakla yetinmemiş, aynı zamanda dönemin fetva bürokrasisinin ihtiyaç duyduğu pratik bir kılavuz oluşturmayı amaçlamıştır. Risale, şu açılardan büyük önem taşır: Dili ve Üslubu: Müellif, teknik fıkıh terimlerini kullanırken Osmanlı ilmiye sınıfının kullandığı veciz ve ağırbaşlı üslubu başarıyla yansıtır. Uygulamaya Yöneliklik: Eser, sadece "fetva nedir"
Risale Fi Edebil-MüftiEbū’l-Feyż Meḥmed Fıḳhī el-ʿAynī el-Ḥanefî · İsam Yayınları · 20181 okunma
İMÂM ŞÂFİÎ ve USÛL-Ü FIKIH...
9/10
·392 syf.·
Beğendi
·
2026 33. kitabı
İmâm Şâfiî'nin Er Risâle -İslâm Hukukunun Kaynakları- alt başlığıyla yayınlanmış bu eser, fakihler tarafından hüküm çıkarılırken göz önünde tutulması gereken metod ve kâideleri ihtiva ediyor... İmâm Şâfiî İsticvâb şeklinde, fevkalâde cedelci bir üslûbla, teferruata inerek usul meselelerini ele almış, kendi görüşüne uyanları müdafaa etmiş, muarız olduğu düşünce ve telâkkileri çürütmeye çalışmış... İmâm Şâfiî'den evvel de fıkıh usûlüne âit kâideler dağınık da olsa mevcut olmakla beraber, İmâm Şâfiî, bunları tenkid, tahlîl ve terkib süzgecinden geçirmiş ve kendi görüşlerini de katarak katarak Fıkıh Usûlü ilminde bir ilk olarak tedvin etmiş... Edille-i Şeriyye olarak Ehl-i Sünnetin 4 esas kabulüne nisbetle (Kur'ân, Sünnet, İcma-ı Ümmet ve Kıyas-ı Fukaha) ele aldığı meselelere, (Kur'ân'ın hususiyetlerinden tutunda, Sünnetin değeri, nasih-mensuh kavramlarını izâh edişi, Zekât, Hac, Kadınların iddetleri, Yenilmesi haram olan yiyecek ve içeceklerden, Allah'ın kitabında Peygamberinin Sünnetine uymayı farz kılışına kadar) el atmış; ayrıca haber-i vahid, İcma', Kıyas, İçtihad, İstihsan, İhtilâf, Mirasla ilgili ihtilâf, Sahabîlerin görüşleri ve icma' ve kıyasın yeri ve rolü konusunda teferratlı malûmat vermiş... Kıldan ice kılıçtan keskin Şeriat'ın hukuk anlayışını böylesine mükemmel bir şekilde izâh ve ispat tabiî ki İmâm Şâfiîye (rahmetullahi aleyh) yakışır... İslâm hukuku meraklılarına hararetle tavsiye olunur... Vakur Çayseven
İslam Hukuku
Er-Risâleİmam Şafii · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2012102 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·144 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 11:11
Esselamualeyküm ve rahmetullah. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salât ve selâm Efendimize, âline ve ashabına olsun. Adnan Demircan tarafından ele alınan bu eser, cahiliye döneminin genel yapısını anlatmakla birlikte; kabile yapısı, putperestlik, sosyal ilişkiler, siyaset, ekonomi ve günlük yaşam gibi konulara değinmektedir. Kanaatimce yazar bu konuları çok detaylıya boğmadan, öz bir şekilde ele almıştır. Özellikle kabile yapısının birey ve toplum üzerindeki etkisi dikkatli bir şekilde açıklanmıştır. Bunun yanında putperestliğin birey ve aile hayatındaki yeri de sade bir dille anlatılmaktadır. Eserin güzel yanlarından biri, akademik bir çalışma olmasına rağmen dilinin sade ve anlaşılır olmasıdır. Diğer önemli bir yönü ise konuları gereksiz ayrıntıya girmeden, okuyucuya fayda sağlayacak şekilde sunmasıdır. Bu sayede kitabı bitiren bir kişi, Arapların o dönemdeki yaşam biçimini ve değerlerini genel hatlarıyla zihninde canlandırabilir. Siyer ilmine merakı olan, yeni başlayacak olanlar veya Kur’an ilmine ilgi duyan fakat daha önce usûl okumamış kişiler için, kabataslak bir bilgi edinmek adına bu kitabı tavsiye edebilirim Allah’ın izniyle. Esselamualeyküm ve rahmetullah
Din
Cahiliye AraplarıAdnan Demircan · Beyan Yayıncılık · 201971 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2023 6. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2023 23:35
Türk müziğini merak eden, ilgi duyan herkesin hem edebi doyum yaşayacağı hem de çok şey öğreneceği bir kitap. Kitabımız ses ve müzik tanımı, medeniyetimizde müziğin yeri, perdeler ve makâmların açıklanması, kaç makâm olduğu ve nasıl ayırt edileceği, makâmların psikolojik etkisi, şarkı ve türkü tanımları, beste usûl ve ölçü tanımı konularıyla üst başlıkta belirtildiği gibi müziğimizin temellerini konuyla ilgili fazla bilgisi olmayana bile anlaşılır bir şekilde anlatarak başlıyor. Daha sonra seçilen kırk makâmın hangi duyguyu ifade ettiği ve kelime anlamları açıklanıyor. O makâmda bestelenmiş eserlerden birkaç örnek veriliyor. Açıklamanın sonuna makâmlar hakkında söylenen sözler de ekleniyor bazen. Kitabın başında belirtilen çok önemli bir husus var: Makâmları incelerken örnek verilen eseri dinleyerek okumamız tavsiye ediliyor. Böylece hem Türk müziğimizi keşfediyoruz hem de ruhumuz besleniyor adeta. TRT’de zamanında Gönül Makamı diye bir program da çekilmiş kitapla paralellik gösteriyor. Eserleri icra eden kıymetli sanatçılar çok başarılılar ve programı sunan da kitabımızın yazarı Savaş Ş. Barkçin Konuya ilgi duyuyorsanız o programı izlemenizi de tavsiye ederim. Ruh halinize göre arada açıp okuyup bir yandan da o makâmdaki eserleri dinlemek gerçekten de ruha ilaç gibi geliyor.
40 Makâm 40 AnlamSavaş Ş. Barkçin · Ketebe Yayınları · 2019128 okunma
Bu kadarına da pes doğrusu..
1/10
·328 syf.··
2026 8. kitabı
Neresinden tutsanız elinizde kalan bir eser olmuş. Bu kitabı okumaktaki amacım Nebhânî’nin ve sufilerin ileri sürdüğü görüşleri eleştirel bir şekilde incelemek ve özellikle tevessül, istigâse ile kabirden yardım talebi konularında ileri sürdüğü delillerin ne olduğunu öğrenmek ve değerlendirmekti. Eser, muhalifleri ve sahabe uygulamasını göz ardı eden çıkarımlar içerdiği için bir sorumluluk bilinciyle, Kur’ân, sahih hadis ve sahabe pratiği ışığında hatalarını ve dayanıksız noktalarını ortaya koymayı hedefliyordum. Okuma sürecim meraktan veya heyecandan değil, akideyi koruma ve ilmi doğruluğu ortaya çikarmaktan kaynaklanmakta. Kitap dua, tevessül, istigase ve Resûlullah ﷺ’in kabir hayatına dair meselelerde belirli bir tasavvurun müdafaasını hedeflemiş bir eser. Ancak eser, hem delil kullanımı hem de muhalif görüşleri ele alış tarzı bakımından ciddi usuli problemler barındırmakta. Bu durum da ortaya konulan sonuçların ilmi bağlayıcılığını yok etmekte. Her şeyden önce ehli sünnetin tüm âlimlerinin icmasına göre akidevi bir meselede belirleyici olan şey, zanni çıkarımlar, rüyalar, menkıbeler değil, MUHKEM NASSlardır. Kuranı Kerim, dua ve istigâsenin yalnızca Allah’a tahsis edilmesi gerektiğini açık ve tekrarlı bir biçimde ortaya koyar: "Mescidler Allah’ındır; o hâlde Allah ile beraber kimseye dua etmeyin" (Cin 18), "Allah sana bir zarar dokundurursa, onu O’ndan başka giderecek yoktur" (En‘âm 17), “O’ndan başka dua ettikleriniz size ne zarar ne de fayda verebilir” (Yûnus 106), “Darda kalana dua ettiğinde icabet eden kimdir?” (Neml 62). Bu ayetlerde geçen dua, yalnızca bir hitap değil; Resûlullah ﷺ’in ifadesiyle “ibadetin ta kendisi”dir (Tirmizî). İbadet olan bir fiil, Allah’tan başkasına yöneltildiğinde bu hâl, Kuranın çizdiği tevhid
Vehhabilere CevaplarYusuf Nabhanî · Fazilet Neşriyat · 201217 okunma
Puan vermedi·105 syf.··
2026 28. kitabı
MEHMET SEYMEN-ALLAHA ADANMAK "Allah'a Adanmak'. klasik anlamda bir roman/öykü gibi olay örgüsü kurup karakterler üzerinden ilerleyen bir metin değil; dini-ilmî bir inceleme. Mehmet Seymen, Ebû Dâvûd'un Sünen'indeki Cihâd bölümünü merkeze alıp. bu bölümde yer alan toplam hadis savısını ve bâb başlıklarını çerçeveleyerek; günümüzde en çok tartışılan, yanlış anlaşılan ve sık sorulan konulara temas eden 23 hadisi seçip onların mânâ ve yorumları üzerinden bir "doğru anlama" hattı kurmaya çalışıyor. Niyet, kitabın daha ilk sayfalarında net: cihâd kavramının özellikle gavrimüslimlerce "kılıç zoruyla din davatması/ ayrım gözetmeden öldürme" gibi bir imaja indirgenmesini, hem tarihî bağlamı hem de hadislerin sınır çizici diliyle tashih etmek. Kitabın verdiği ana mesaj, tek bir cümleye indirgenecekse şu cizgide toplanıyor: "Cihâd" rastgele şiddet değil; şartları, maksadı, ahlâkı ve hukukî sınırları olan; bazen savaș alanıyla, çoğu zaman da kişinin dili, malı, iradesi ve sorumluluğuyla ilgili bir kulluk mücadelesidir. Seymen, kavramın mezheplerce yapılan tariflerine ve Kur'an-hadis bütünlüğüne yaslanarak cihâdın fikıh literatüründeki yerini ve "hangi şartlarda/ kimlere" yöneldiğini tartışıyor; böylece okurun zihnindeki genel slogan"' algısını, "sartlara bağlı dinî sorumluluk' okumasına dönüştürmek istiyor. Bu yaklaşım içinde metin, okura iki şey katıyor: Birincisi cihâdın konuşulduğu her yerde asıl belirleyenin niyet hedef ve yöntem olduğunu; bir hükme varırken parçacı alıntıların değil, hadislerin yer aldığı bütün bağlamın hatta nâsih-mensûh ilişkisi gibi usûl boyutlarının hesaba katılması gerektiğini hatırlatıyor. Seymen'in "tek kaynağa yaslanmama, hadis diye aktarırken hadis âlimlerinin değerlendirmelerini dikkate alma, ahkâm çıkarırken geniş tahriç ve iliski bilgisi olmadan
Allah’a AdanmakMehmet Seymen · İkinci Adam Yayınları · 20253 okunma