Olmuş o kadar halk-ı cihan mekirde üstad Kim sabıka-i şöhret-i şeytan unutulmuş Nabi İnsanlar hile ve üçkâğıtçılıkta o kadar ustalaşmışlar ki şeytanın bu konudaki şöhreti unutulup gitmiş.
Sayfa 302 - Kapı Yayınları
Ecdâdın bize bıraktığı miras, biz fânilerçün teçhiz olmağa iktifa eder. Bağrında mesud ve mesrûr olduğumuz vatan gürbüzleşmeğe iktifa eder. Muktezâsı odur ki bu mirasa sadakat, millete ve vatana minnet hissetmek, devletin imkânlarına tevessül etmemek ve devletin istibdatına boyun eğmeyip her daim müdânâsız olmakdır.
Sayfa 43·Kitabı okuyor
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Üstad Necip Fazıl gibi kapında aşkla yanmayı nasip eyle yarabbi
Sana imansız akılla sokulmak isteyenler, daha kapının eşiğine ayak atmadan yanarlar. Hep yandılar!... Sadece aşk ve iman rivayet ederek, yine akıldan başka bir vasıta bulamayanlar da, kabalaşırlar. Hep kabalaştılar... Mevzuundaki kudsiyet ve nâmütenahi incelige lâyık olmanın çilesini çekmeyenler de çirkinleşirler. Hep çirkinleştiler!.. Bense, kapında aşkla yanmış ve daha çok yanmaktan gayrı muradı kalmamış, senin inceliğin ve güzelliğin karşısında, kendi kabalığımı ve çirkinliğimi görmüş, azad kabûl etmez esirinim!.. Hamdolsun, öbür türlü çirkinleşmek ve kabalaşmak ihtimaline, senden gelen ve her şeyi temizleyen bu aşk ateşi sayesinde uzağım!.. Bu kadar...
Sayfa 17 - Büyük Doğu Yayınları·Kitabı okuyor
Din
Ey tıfıl, bitecrübe delikanlılar, erkeğin vakarı biraz da kadının zarafetine mebnidir. El-hâk, kadının zarafeti de erkeğin asabiyye-i dinîyyesine mebnidir.
Sayfa 38·Kitabı okuyor
Edebiyat
Canı sıkılmış olduğu zamanlarda birkaç kere kendisiyle sinemaya gitmiştik. Filmi sonuna kadar seyretmeye asla tahammül edemez, daha başından itibaren rejisörü ve artistleri tenkid eder ve filmin sonunun neye bağlanacağını derhal tahmin edip söylerdi. Denilebilir ki; bu keskin zekâ hem kendisini ve hem de etrafını rahatsız eden, O'nu müşkülpesent kılan bir seviyedeydi.
Sayfa 80·Kitabı okuyor
Herkesi kendisi gibi görmek isteyen Üstâd'ın en tahammül edemediği şey aptallıktı. Böyle birine rastladığında onu en pespâye kelimelerle haşlardı. Hele bu O'na bağlı bir gençse...
Sayfa 80·Kitabı okuyor