10/10
·249 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2025 00:00
Tomas More(1478-1535): Yaradıclığı boyunca dürüstlüyü və salehliyi ilə seçilən və Sokrat kimi buna görə ölümə məhkum edilən XVI əsr yazıçısıdır. Yaradıcılığının zirvəsi isə “Utopiya” hesab olunur. Təxminən beş yüz il əvvəl yazılan və nəşr olunan Utopiyada “yerüzü cənnəti” təsvir olunur. Bu, günümüzdəki “ictimai xoşbəxtlik” anlayışı ilə üst-üstə düşür. Bir çoxlarına görə More Utopiya adası dedikdə məhz Britaniyanı nəzərdə tutur, onun bir gün “yerüzü cənnəti-Utopiya” olacağına ümid bəsləyirdi. Utopiya 2 hissədən; 1-ci bölüm və 2-ci bölümdən ibarətdir. Birinci hissə bir vaxtlar Morun yaxın dostu olan, amma eyni zamanda ölüm hökmünü verən İngiltərə Kralı VIII Henrynin tərifi ilə başlayır. Hadisələr More və Rapiel adlı səyyah arasındakı dialoqlardan ibarətdir. Burda Rapiel Utopiya adasının varlığından danışır, artıq ikinci hissədə isə Utopiyanın qanunları, vətəndaşları və idarəetmə sistemi haqqında ətraflı məlumat verilir. Utopiya ictimai əmək bölgüsünün, ictimai rifahın olduğu, hamının bərabər heç kimin birbirindən üstün olmadığı sosial dövlətdir. More-un sosialist düşüncələrini ən açıq şəkildə oxuduğumuz əsər məhz Utopiyadır. Beş yüz il əvvəl yazılmasına baxmayaraq Utopiya hələdə öz aktuallığını saxlayır. Tomas More özündən sonra gələn digər yazıçılara işıq tutmuş, müxtəlif məzmunlu utopiya və distopiyaların yazılmasına tövhə vermişdi. Məsələn, Francis Bacon-Yeni Atlantis, Samuel Hartlib- A Description of the Famous Kingdom of Macaria, James Harrington-The Commonwelth of Oceana və s.
Tarih
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,7bin okunma
Doğru tektir.
9/10
·249 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
100 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 22:53
Thomas döneminde aziz sayılabilecek kadar erdemli bir adamdı. Hayat hikâyesinden ve kendisinden bahsedilenlerle birlikte bu yapıtı, bunun kanıtıdır. Ülkesini yani İngiltere’yi ve Avrupa’yı eleştirmenin en zekice yolunu bir ülkeyi gerçekten görmüş ziyaret etmiş gibi yazmakta bulur. Bu dönemde Katolik ve Protestanların sürtüşmeleri hızla büyümekteydi. 100 yıl savaşları ile Güller Savaşı da More’un yaşamında bir parça olmuştu. Tüm bu yöneticilerin zalimliği, halkların sefaleti ve değerlerin düşüşü onu inanılmaz rahatsız ettiği için Platon’dan ilham alarak ideal devlet ve toplum düzenini kaleme aldı. Kitabı okurken Utopia topraklarında gezinirken buluyorsunuz kendinizi. Bu ülkede paranın hiçbir değeri yok. Herkes eşit ve hür. Bilgi en değerli hazine. Platon’daki gibi toplum sınıflandırması yok. Ve kitabı kendi çağının zorbalıklarından ötürü yazmış olsa bile şu an günümüzle birebir örtüşmesi insanı gerçekten sessizce düşündürüyor. O zamandan bu yana tarihin tekerrür ettiğini görüyoruz. Her zaman ezilen bir tabaka ve bir üst sınıf olmakla beraber yöneticiler yalnızca kendi menfaatlerine yaşayan insanlar. Genel olarak dünya düzeni o zaman da böyleymiş şimdi de. Yine de kendi doğruları uğruna canını yitiren bu adam insanın içinde bir şeyleri harekete geçiriyor. Kitap gerçekten çok anlamlı, donanımlı ve keyifliydi. Özellikle Utopia’daki yurttaşların parayı önemsememesi ve farklı dinlere inanıyor olsalar da bir arada bütün olmayı başarmaları çok anlamlıydı.
1000Kitap
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 01:04
Kadınlar Ülkesi Thomes More'un 1516'da yayımlanan Utopia adlı yapıtından neredeyse 400 yıl sonra tefrika edilmiş. Kitap olarak yayımlanması ise C.P. Gılman'ın müthiş kalemiyle 1979 yılını buldu. Kitaptaki üç erkek karakterin ( Terry, Jeff, Van) tesadüfen öğrendikleri Kadınlar Ülkesi'ne yaptıkları keşif ile olaylar başlıyor. Bu üç hırbo kadınların erkeksiz yaşamasının mümkün olmadığını düşündükleri için ilk izlenimleri bir erkeğe ya da erkek izine rastlayacaklarını düşünmek oldu. Terry'e göre yeryüzünde sadece güzel ve çirkin kadın vardır ve o güzel kadınlar da fethedilmeli. Tamamen ataerkil bir kafa yapısına sahip olup kitabın sonuna kadar değişmeyen tek hırbo Terry. Fakat kafalarındaki o ataerkil düşüncesi gördükleri manzara karşısında sarsılır ve orada geçirdikleri zaman zarfında da o yüce(!) eril kalıpları yıkılır, Terry hariç. "Küçük hesaplar peşinde koşan kadınlar göreceğimizi sanıyorduk ama öyle bir toplumsal bilinçlilik bulmuştuk ki bunun yanında bizim milletlerimiz didişip duran şapşal ço­cuklar gibi kalırdı. Kıskançlık bulacağımızı sanıyorduk ama uçsuz bucaksız bir kız kardeş sevgisi ve tarafsız, önyargısız bir zekayla kar­şılaşmıştık ki bizde bir benzerini bulamazdınız. Histeriyle karşılaşacağımızı sanıyorduk; sağlıklı ve zinde insanlarla, sakin, soğukkanlı bir mizaçla karşılaşmıştık, öyle ki sözgelimi küfürbazlığın bir alışkanlık olduğunu, ne kadar denesek de açıklamayı başaramamıştık." Kitabı okurken gerçekten bir Kadınlar Ülkesi olsaydı böyle mi olurdu diye düşünmeden edemedim. Yaşam biçimleri o kadar huzurlu geldi ki gözüme öyle bir ülkede sonsuza kadar yaşayabilirdim. Eleştireceğim tek yer anneliğe addettikleri o kutsallık. Yani Kadınlar Ülkesi'nde en yüce, en erdemli, en önemli yegane şey annelik. Herkes anne olamıyor tabi. Buna uygun görmedikleri
İnceleme
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202119,9bin okunma
10/10
·241 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 10:28
Bu kitap beni gerçekten etkiledi. Thomas More’un yaşadığı yüzyıl ile günümüz arasında büyük bir zaman farkı olmasına rağmen, Utopia’da ortaya koyduğu düşüncelerin hâlâ geçerliliğini koruması beni düşündürdü. Kitapta ele alınan toplumsal sorunların ve bu sorunlara getirilen çözümlerin bugün de büyük ölçüde karşılık buluyor olması oldukça dikkat çekici. Utopia, toplum ile devlet arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamama yardımcı oldu. Servet eşitsizliği, özel mülkiyetin toplum üzerindeki etkisi, devlet yönetimi ve adalet anlayışı, çalışma düzeni ve ahlaki yozlaşma gibi konulara farklı bir açıdan bakmamı sağladı. Bu meseleleri düşünürken, aradan yüzyıllar geçmiş olsa da insanlığın bazı temel sorunlarda çok da büyük bir ilerleme kaydedemediğini fark ettim. Kitabın sonunda Mina Urgan ’ın yaptığı değerlendirme de bu düşünceyi destekliyor. Urgan, Thomas More’un yaşadığı dönemde insanların daha iyi bir dünya hayali kuran ütopyalar yazdığını; ancak günümüzde daha çok distopyaların, yani kötüye giden toplumları anlatan kurguların öne çıktığını söylüyor. Bu da insanlığın geleceğe dair umutlarının giderek azaldığını düşündürüyor. Belki de asıl soru şudur: Ütopyalar kurmayı bıraktığımız için mi distopyalar çoğaldı, yoksa distopyalar çoğaldığı için mi artık ütopyalara inanmıyoruz?
İnceleme
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,7bin okunma
UTOPIA- Thomas More
Puan vermedi
Kitap sert bir dille başlıyor ve kitap boyunca aynı netlikte devam ediyor. Kitap, insanlığın çıkarını nasıl elde edebildiğini anlatarak “Zafere giden her yol mübahtır.” diyerek başlıyor. Acı gerçeklerle başlıyor. Ağır bir konuyla başlıyoruz ütopyamıza, ölüm cezası… Yasa koyanın aklının yanılmaz olmadığını bu yüzden buyruk dinlemeyenin kılıcı hak etmediğini söylüyor. Ara ara tanrı bilincinden bahsedilmiş ve kitaptaki ahlaki değerlerin burdan kaynaklandığını düşünüyorum. Kötülüğü azaltmanın yolunu da doğru söylemek kadar güzel üslupla da ilgili olduğunu söylüyor. Buralarda ne yalan söyleyeyim kitabın gerçekten derinliğini ve ciddiyetini hissettim. Şimdi gelelim toplum, şehir yapısına… Kitapta takıldığım ilk şey eşitlik. Evet gerekli ama fazla büyütülmüş bence. Her şeyin -ama her şeyin- herkesin olmasını istiyor. Özel bir şey yok. Her şeyi kendi deyimiyle “ortaklık ilkesine” bağlıyor. Böyle olunca dedim ki daha iyisi için mücadele etmek anlamsız ya da biri daha fazla çabalıyorsa emeğine göre mükafatlandırılması gerekmez mi? Eşitlik güzel ama adaletli gelmedi. Aidiyetlikte tehdit altında olmaz mı? Ve daha da şaşırdığım bir yer geldi. Ütopyalıları yaşayışları ve karşılıklı ilişkileri kısmında diyor ki eğer on üç, on dört yaşında çocuğu fazla sayıda olan bir aile iseniz aynı yaşta çocukları daha az sayıda olan bir aile çocuğunuzu vereceksiniz. İşte eşitlik burada kulağa güzel gelmiyor değil mi? Gerçekten enteresan geldi. Ayrıca kitapta hatrı sayılır tezatlıklar mevcuttu. Yine de iyiki okumuşum dediğim kitaplar arasındaydı.
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,7bin okunma
7/10
·136 syf.·
2026 56. kitabı
Ütopya Thomas More Ütopya, Thomas More’un Rönesans ve Hümanizm hareketlerinin etkisiyle kaleme aldığı, özel mülkiyetin, şiddetin ve dinî dayatmaların bulunmadığı bir ada üzerinden ideal topluma dair ipuçları sunan bir eserdir. More, insanların refah ve uyum içinde yaşadığı bir düzen tasvir ederken aslında dönemin yönetim anlayışını, insanı suça iten ekonomik ve toplumsal sistemi eleştirir. Ütopya, yalnızca hayalî bir ülke tasavvuru değil, içinde bulunduğu çağa tutulmuş bir ayna işlevi görür, "Ütopya" mevcut düzene karşı düşünsel bir alternatif arayışıdır. Eser, Batı toplumlarının üzerinde yükseldiği ekonomik sisteme yönelik kapsamlı ve açık bir eleştiri getirir. 500 yılı geride bırakmasına rağmen her çağın insanına hitap edebilmesinin nedeni de budur diye düşünüyorum. Ütopya’da en geniş anlamıyla hümanizm hâkimdir, yani insanlık sevgisi, insan onuruna saygı ve eşitlik fikri merkezdedir. Mülkiyetin ve paranın önem görmediği, kimsenin bir diğerinden üstün olmadığı, gelecek kaygısının ortadan kalktığı bir toplum düzeni ve hayali söz konusudur. Bu ideal düzen yalnızca devlet yönetimine değil, toplumun tüm yaşam pratiklerine yansır. Bu yaklaşım, More’un insanın değerine ve barışa olan inancından beslenir. More’un klasik Yunan düşüncesine, özellikle de Platon’un fikirlerine hâkimiyeti eserde hissedilir. Ütopya, kralların ve soyluların egemenliğine dayalı mevcut toplumsal yapıya karşı eleştiri ve alternatif bir model sunuyor. Ütopya kimilerine göre bir "Hayaller Ülkesi", kimilerine göre ise bir "Kâbuslar Ülkesi" ancak More daha yaşanabilir, daha insancıl ve daha adil bir toplumun mümkün olabileceği düşüncesini insanlığın ortak aklına yerleştirmiştir. Bazı yönleri tartışmaya açık olsa da, Ütopya’nın 500 yıl
Felsefe
ÜtopyaThomas More · Can Yayınları · 202024,7bin okunma