Puan vermedi·224 syf.··
2026 23. kitabı
Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaptı diyerek başlamak istiyorum sözlerime. Öyle güzel bir kurgu ki tarihteki gerçek kişiler ve nesnelerle harmanlanmış, sürekli merak uyandıran, kitabı okumayı bıraktığında bile bir sonraki bölümü düşündüren bir eser olmuş. Tek kelimeyle bayıldım!! La casa de papel işine bak kardeşim Kitabı okurken Osmanlı döneminde yaşıyor, sarayın odalarında geziyor, kaşıkçı elmasını elinizde tutuyorsunuz. Evet bu bir soygun hikayesi, soygunu yapanın bile yaptıranı öğrendiğinde titrediği bir soygun.. Hikayenin dışında padişahın verdiği mücadele ve yalnızlığı beni üzdü. “Çatlamış bir toplum ve mutsuz insanlar zamanıydı.” “Toplumun çatladığı ve insanların padişahtan yana olanlar ve muhalif olanlar diye kutuplaştığı şöyle bi zamanda bu soygun ülkenin hayrına olmayacaktı.” “Alçaklık yalnızca dışardaki Yunanlarda değil anlaşılan, içimizdeki yunmayanlarda..” Sadakat, ihanet, merhamet,aşk, hırs hepsi hepsi var.
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,274 okunma
8/10
·392 syf.··
2026 172. kitabı
Mükemmel Çift #okudumbitti Mükemmel bir tatil, gözlerden uzak tropik bir ada, büyük bir ödül ve ilişkilerini kanıtlamaya çalışan beş çift… Kulağa eğlenceli bir reality şov gibi geliyor, değil mi? Fakat kameralar sustuğunda ve yardım ihtimali ortadan kalktığında, kimsenin rol yapacak gücü kalmıyor. Kariyerinde zor bir dönemden geçen Lyla, oyuncu olma hayalleri kuran sevgilisi Nico’nun ısrarıyla Mükemmel Çift adlı yarışmaya katılıyor. Lyla başından beri bu fikre pek sıcak bakmasa da birkaç haftalık ada tatilinin kötü olmayacağını düşünüyor. Ancak daha ilk görevden sonra yaşanan gerginlik ve ardından adayı vuran şiddetli fırtına, yarışmanın bütün kurallarını değiştiriyor. Yarışmacılar dış dünyayla bağlantısı kesilmiş bir adada, giderek azalan yiyecek ve suyla baş başa kalıyorlar. Artık kazanılması gereken bir ödül değil, korunması gereken hayatlar var. Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve Ruth Ware’in kalemini gerçekten çok sevdim. Başlangıçta karakterleri ve yarışmanın düzenini tanırken hikâye biraz sakin ilerliyor; fakat fırtınayla birlikte gerilim öyle bir yükseliyor ki sonrasında kitabı elimden bırakmakta zorlandım. Bölüm aralarına yerleştirilen yardım çağrıları da olacaklara dair küçük ipuçları vererek merakımı sürekli canlı tuttu. Kitabın en güçlü tarafı kesinlikle ada atmosferiydi. Bir yanda susuzluk, açlık ve doğayla mücadele, diğer yanda aynı adada mahsur kaldığınız insanlardan hangisine güvenebileceğinizi bilememek… Üstelik yarışmacılar birer birer eksilmeye başlayınca hikâye iyice tekinsiz bir hâl alıyor. Okurken ben de sürekli ihtimalleri düşünüp karakterlerin davranışlarının altında başka bir şey aradım. Lyla’yı özellikle sevdim. Zor koşullarda paniğe teslim olmadan gözlem yapması, mantığını kullanması ve kendisine anlatılanlarla yetinmemesi onu güçlü bir
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202622 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·416 syf.··
2026 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:46
Yaralı Şövalye, serinin ilk kitabı olan Çelik Kral’da kaldığımız yerden devam ediyor. İlk kitapta başlayan gizem bu romanda da sürüyor ve nihayet bir sonuca bağlanıyor. Teknik olarak bu kitap bağımsız olarak da okunabilir; çünkü ilk kitaptaki olaylar ilk birkaç bölümde hızlıca özetleniyor. Bununla birlikte, Çelik Kral seriye harika bir giriş niteliğinde olduğu için kitapları sırayla okumanızı tavsiye ederim. ​Genevieve ve Isaiah aslında birbirlerini hiç tanımıyorlar; ancak Genevieve'in annesinin cinayetiyle ilgili olaylar nedeniyle, birbirlerini korumak adına zorunlu bir evlilik yapıyorlar. Bu evlilik kurgusunu çok sevdim. Genevieve ve Isaiah kitabın hemen başında evleniyorlar, bu da ilişkilerinin gelişmesi için hikayede geniş bir alan bırakıyor. Evliliklerinin başlangıçtaki o mesafeli ve garip halinin zamanla nasıl arkadaşlığa, çekime ve ardından tutkulu bir aşka dönüştüğünü okumak çok keyifliydi. ​Kitaptaki hem romantizm hem de gizem unsurlarını çok beğendim. Genevieve ve Isaiah gerçekten bağ kurabildiğim karakterler oldu. İkisi de geçmişten yaralıydı ve birbirlerinin kollarında sevgiyi buldular. Kitapta duygusal açıdan sarsıcı pek çok an vardı; özellikle Isaiah duygularını dile getirmekte gerçekten zorlanıyordu. Kitaptaki beklenti hissi, endişe ve ilişkinin ilerleyişi gerçekten çok güzel işlenmişti. Hiç beklediğim bir olay herkes kadar beni de hem şok etti hem çok üzdü Bu kitapta herşey çözüldü ve suçlu asla tahmin etmediğim biri çıktı. Yazarın kalemini seviyorum. Serinin iki kitabıda merakla okuttu. Bonus bölümlerde çok güzeldi. Türü sevenlere kesinlikle tavsiyemdir.
Yaralı ŞövalyeDevney Perry · Ren Kitap · 20262 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 32. kitabı
1975 yılında sekiz kişilik aile Simca 1200 ile köye giriş yapar. Anneleri öğretmen oldugundan onlar alışıklar köyden köye taşınmalara. Baslarda babaları işi dolayısıyla Cuma günleri yanlarına gelip hafta sonu onlarla vakit geçiriyor ve tekrar şehre dönüyordu. Anneleri Mersedes her zamanki gibi kendini görevine okula cocuklara adamıştı. Onların payına da badem ağacını geçmeden büyümek düşmüştü. Yavaş yavaş köye alışmış arkadaslar edinmişlerdi ki babalarının haftasonu gelmeleri azalmıştı. Mersedes köydeki işitme engelli yalnız Emerita'yı çocukları bakması ve ev işlerine yardımcı olması icin yanına alır. Buradan itibaren kitap bir Emerita bir David'in tarafından ilerliyor. Özellikle Emerita'nın yazdıkları çok düşündürücü ve oldukça duygusaldı benim için. Emerita evi ve çocukları özellikle David 'i çok benimser aralarında görünmez bir bağ olusur ta ki aile köyden ayrılana kadar. Emerita bekler bekler... Kurgu çok guzeldi, 1970 ler de geçen yabancı bir film izliyormuşum gibi gözümde canlanarak okudum. Kurgunun hissettirdigi duygu sarmalı aldı götürdü,üzdü güldürdü en çok da Emerita'nın yazdığı bazı şeyler derin derin düşündürdü. Kitabın ismi Nankörler kitabın belli bir yerine kadar neden bu isim anlayamadım ama artık biliyorum. Bu arada sizce nankörlük nedir? Geride bıraktıgımız, unuttuğumuz her bağ için nankörüz... Ve galiba hepimiz biraz nankörüz. "Ebeveynler seni, sanki kendilerinin bi parçasıymış gibi alıp götürür. Sana her şeyin senin için olduğunu söylerler. Her yaptıklarının senin iyiligin için olduğunu. Sonra seni kökünden keserler, tıpkı bir bonsai gibi. Bu yüzden kötü büyürsün. Ve sonra her yanını böcek sarar." Reklam değil #okuduklarımıpaylaşıyorum #nankörler #pedrosimonbook #pedrosimon
NankörlerPedro Simón · İnkılâp Kitabevi · 202613 okunma
10/10
·321 syf.··
2026 110. kitabı
Dilek Nazlıoğlu Buluştur Beni Necla Okurken sizleri sorgulatan eserleri okumayı sever misiniz? Ben çok severim. Nejla,çoçukluğundan beri kim kiminle ne yaptığını merak ettiğinden üniversiteyi bitirir bitirmez büyük bir çöpçatan ofisi açar.Sağlam bir ekiple yola çıkan Nejla,şirketine “Buluştur Beni Necla”ismini verir.Burada birbirine denk olan adayları seçip bir araya getirerek evlenmelerini sağlar.Evlendiği tüm çiftlerden olumlu dönüşler alan Nejla ve ekibi mutludur.Hatta ekibinden Selma da şirket vesilesi evlenir,mutlu olur. Asıl mesleği Avukat olan Necla nın namını herkes duyar.Kimi kendi başvurur şirkete kiminin babası,kiminin annesi.Hatta bir çoğu birbirinden habersiz olarak bir araya getirilir.Tıpkı Sahra ile Tolga çifti,Aysel ile Feyyaz çifti,Tan Alp ile Bircan çifti gibi. Tabi bu arada Nejla ya diş bileyenlerde vardır.Evlendirdiği çiftlerden birinin cinayete kurban gitmesi Nejla nın başarılarını hazmedemeyenlerin ekmeğine yağ sürer.Bu cinayet Nejla yı ve ekibini çok üzer.İkinci baharını yaşamak isteyen çiftten birinin yalan dünyaya acı bir şekilde veda etmesi okurken beni de üzdü arkadaşlar Yazarımızın kalemini çok severek okuyan bir okuru olarak mizahi bir dille kaleme alınmış bu eserine bayıldım.Okurken sizi düşündüren,düşündürürken tebessüm ettiren eserleri seviyorsanız kesinlikle yazarımızın bu eserini okumalısınız. Tan ile Bircan,Sahra ile Tolga,Aysel ile Feyyaz çiftlerini daha uzun soluklu bir romanda okumak isterdim.Açıkcası ben okumaya doyamadım. Kalın sağlıcakla @yazardileknazlioglu Merve Atmaca #buluşturbeninecla #dreambookstoreileokuyoruz #okuyanterazi #okuyanteraziokuyor #reklamdeğiltavsiye @dorlionyayinlari
Buluştur Beni NeclaDilek Nazlıoğlu · Dorlion Yayınevi · 202529 okunma
Puan vermedi·304 syf.·
2026 17. kitabı
​Bu sene okumalarım pek ilerlemiyor; başlıyorum, bırakıyorum; başka bir kitaba başlıyor, yine bırakıyor, yine başlıyor ve yine... Bu durum, bir kez daha bana okumanın, hayatım için öğrenmekten çok daha öte bir anlam ifade ettiğini hatırlatıyor. Okumak beni sakinleştiren, hayatta tutan, yeni güne başlamaya cesaret veren, dostluk eden, haz veren ve nefes aldıran bir araç. Bunu sürdürmenin zor olduğu zamanlarda oldukça zorlanıyorum. Kitap incelemesine neden böyle başladım acaba? :) Yalom’un bu kitabındaki kendini açmalarından mı etkilendim? Muhtemelen... ​Yalom’un —şimdilik— son kitabı olan Kalp Saati, eşi Marilyn’i kaybettikten sonra ve hafıza sorunlarının oldukça ilerlediği bir dönemde kaleme alındı. Bir nevi "çift yas" süreci de diyebiliriz. Hafızası iyice zayıfladığından, yalnızca tek seferlik danışmanlıklar yapmaya karar veriyor ve "Burada ve Şimdi" ilkesiyle bu tek seferlik görüşmeleri yürütüyor. Kitap, bu danışmanlık sürecinden bazı seansları konu alıyor. Okurken içimdeki eleştirel ses hemen karşı çıktı: "Tek seanstan nasıl bir fayda umuyor?", "Bu tutum fayda sağlamaktan çok bencilce bir eylem gibi durmuyor mu?", "Kendi öznel durumumuza göre bir alanı şekillendirmek etik mi?" vs. İçimde her şeye dırdır eden bir yapı var, ben onun sesini duruma göre kısıp açıyorum, yoksa tüm ömrümü eleştiriyle, mızmızlıkla, huysuzlukla ve önyargıyla geçirirdim. İnsanın, kendine kulak vermemesi gerektiği zamanları bilmesi şart. ​Her neyse, kitabımıza dönersek... Bu tek seanslık görüşmelerin etkili olabileceği konusuna şüpheyle yaklaşmakla birlikte, kitabı okurken aslında görüşmelerin o seansta başlamadığını da görüyoruz. Yalom’un kitaplarını okumuş, eğitimlerine katılmış yahut eskiden tedavi sürecini yönetmiş kişileri danışan olarak kabul ettiği göz önüne alınırsa, bu ilişkinin
Kalp SaatiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 2025162 okunma