7/10
·222 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:24
Genç bir yazar adayının beklenmedik bir kişiye olan aşkının, yazar adayının arkadaşı olan bir öğretmen tarafından anlatılmasını konu alıyor. Farklı konumlarda geçmesi sebebi, her zamanki akıcı Murakami tarzı ve heyecanlı bölümleri sayesinde aslında çok da kolay okunup akıp gidiyor ama maalesef arkası dolu olmayan Türkiye kötülemeleri Murakami hayranı olan beni biraz şaşırttı ve oldukça da üzdü .
1000Kitap
Sputnik SevgilimHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20257,2bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 20. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:00
Bakırköylük bir deli beklentim fazlaydı ve farklıydı bir ruh hastası manyağı okumak beni üzdü hadi erkeleri öldürmesi neyse de o kediye köpeğe yaptıkları beni derinden sarsttı ruh hastasısın bari git erkeleri öldür sadece değil mi mal selma senin ben babanı
Selma ve GölgesiPeyami Safa · Alkım Basım Yayın · 20173,396 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 16:11
Gustave Flaubert ile tanışma kitabım oldu Madam Bovary . Yazarın dili gayet akıcı, sade, anlaşılır.Kitabı sevdim,en çok kitap düşkünlüğünü sevdim Emma'nın. Emma ahh üzdü bizi... Hem yaşadıkları, hem yaşayamadıkları,hem kitabın ve kendi sonu üzücüydü. Emma bir yandan elindekilerin kıymetini bilmeyen maymun iştahlı bir profil çizerken diğer yandan yaşadığı taşra hayatına sığamayan, okuduğu kitaplardan öğrendiği aşka inanan, hayalleriyle gerçekler arasında sıkışmış, sürekli yaşayamadığı bir hayata özlem duyan ve yaşayamadığı hayatın yasını tutan bir kadın hissi veriyor. Bu yüzden Emma'ya tam anlamıyla kızamadım, yaptıklarını onaylamasam da içindeki boşluğu görebildim. Kitapta en çok dikkatimi çeken konulardan birisi bu Leon ve Rodolphe abiler nerdeler acaba? Kadınla o kadar şey yaşadılar, Emma bütün benliğini ortaya koyarak yaşadı ilişkilerini ama cenazesinde bile yoktular. Aslında Emma yanlış şeyleri arayan değil, doğru şeyleri yanlış yerlerde arayan bir kadındı. Yani sonuç olarak Emma'nın yaşam tarzı yaptıkları toplum tarafından hoş görülür şeyler değil tamam da peki karşı taraflar, yani Emma'nın bu aşk çılgınlıklarını yaşadıkları adamlara ne diyeceğiz? Kadın düşmüş kadın, erkek ise hayatın tadını çıkaran adam... Aynı davranış farklı ölçülerle değerlendiriliyor.
Madam BovaryGustave Flaubert · Can Yayınları · 202440,9bin okunma
Cerrah
Puan vermedi·376 syf.··
2026 3. kitabı
Merhabalar kitapseverler, Eğitimim nedeniyle istemeden de olsa kitap okumaya uzun bir ara vermiştim. Yeniden okumaya ve yazmaya dönmek, benim için adeta bir hayale yeniden kavuşmak gibi... İşte Cerrah, bu uzun aranın ardından bir solukta okuyup bitirdiğim kitaplardan biri oldu. Tess Gerritsen’in bu serideki ilk kitabı olan Cerrah’ta ana karakterlerimiz Dedektif Thomas Moore ve ortağı Jane Rizzoli. Açıkçası ben Moore karakterini çok sevmiş ve benimsemiştim; zaten bu kitapta da odak noktası büyük oranda onun üzerindeydi. Lakin öğrendiğim kadarıyla okuyucular Rizzoli karakterini o kadar çok sevmişler ki, yazar daha sonra öldürmeyi planladığı Rizzoli’yi bir anda serinin ana karakteri yapıyor. Moore ise ne yazık ki sonraki kitaplarda yavaş yavaş silinip gidiyor; hatta televizyon uyarlamasında (Rizzoli & Isles) adı geçiyor Rizzoli’ye daha sonra adli tıp uzmanı Dr. Maura Isles eşlik etmeye başlıyor. Bir polisiye yazarı olarak, bir yazarın kendi yarattığı ana karakterden bu kadar çabuk ve keskin bir şekilde vazgeçmiş olmasını hâlâ tam olarak anlayamıyorum. Bu durum beni bir okur ve yazar olarak biraz üzdü, çünkü Rizzoli’ye de pek ısınamamıştım zaten. Kitaba dair ikinci olumsuz eleştirim ise tıbbi terimlerin yoğunluğuyla ilgili. Bunun temel sebebi muhtemelen yazarın asıl mesleğinin hekimlik olması. Yine de bir polisiye kurguda, okuyucuyu yormamak adına bu terimlerin biraz daha az tutulmasını tercih ederdim. Hikayenin konusuna burada uzun uzadıya değinmeye gerek görmüyorum; zaten tanıtım bültenlerinde ve diğer yorumlarda yeterince var. Ben daha çok kendi penceremden bir değerlendirme paylaşmak istedim. Kitapta dikkatimi çeken bir kusur daha vardı ama onu da anlatırsam yazı buraya sığmayacak gibi... Sonuç olarak; bahsedilen bu iki detay dışında, sürükleyici bir polisiye-gerilim
Edebiyat
CerrahTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201817,2bin okunma
Kesinlikle bir şans vermelisiniz..
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 23:28
Çok çok akıcı bir seriydi, yazarın kalemini çok beğendim. Ara sıra mantığıma uymayan veya beni sinirlendiren detaylar olsa da genele bakıldığında gayet başarılıydı. İşlenmek istenen tema çok güzel aktarılmıştı. Betül ile Ömer'in sevgisini, Betül'ün İslam'ı tanıma sürecini, Fatma ve Hatice teyzelerin samimiyetini okumak çok huzurlu hissettirdi. 3 kitaplık bir seri olduğu için genel bir değerlendirme yapmak istedim. İslami ögeler barındıran bir seri. İlk kitabı keyifle okudum. Ömer'in inancını tam anlamıyla yaşaması ve ne olursa olsun Betül ile arasındaki mesafeyi koruması çok ince ve tatlı bir detaydı. İkinci kitapta ise yer yer eleştirdiğim noktalar oldu. Örneğin Betül'ün yerli yersiz inatlaşmaları bir süre sonra sıkıcı hal almaya başladı. Son olayların ardından Ömer'in Betül'e sürekli sesini yükseltmesi de keyif kaçırıcıydı. Üçüncü kitapta da Ömer'in bu öfkeli tavrı ve ses yükseltmeleri ne yazık ki devam etti. Her ne kadar sevdiklerini düşündüğü için böyle davransa da bence buna gerek yoktu. Karakter genel olarak fazla sinirli yansıtılmıştı, böylesine güzel yazılmış bir karaktere bu öfke problemini yakıştıramadım aslında. Bu kitap beni gerçekten sonlara doğru çok üzdü. "Buna gerek var mıydı?" diye sorup durdum. Ama belki de bi noktada bazı şeyleri fark etmemiz için gerekliydi.. Ama güzel bitti..Buna emin olabilirsiniz..Hâlâ tarifsiz hislerle doluyum...Ömer ve Betül hep aklımın bir köşesinde olacaklar.. Kesinlikle bir şans vermelisiniz.. :)
Ruhunu Haramdan SakınMerve Özcan · Portakal Kitap · 20171,594 okunma
10/10
·420 syf.·
2026 11. kitabı
Aşk kitabına başlarken içimde pek okuma isteği yoktu, biraz mesafeliydim. ama sayfaları çevirdikçe kitap beni içine çekti hatta o satırları okurken "aşka inanmadığını söyleyen ben bile çok aşık olmak istedim" aşkın o dönüştürücü gücünü ben de hissetmek istedim. ama kitabın sonlarına doğru hikaye beni hem üzdü hem de sinir etti. Özellikle Şemsin, Kimyaya yaşattıkları, o yüksek maneviyatın arkasındaki bencil ve sert tutumu içimi acıttı. Diğer yandan Mevlananın eşi Kerraya karşı olan mesafeli davranışı da beni çok sarstı ve sinirlendirdi. Mevlana tıpkı öğrencilerine yaptığı gibi karısına da bir şeyler öğretebilir, onunla da o derin konuları konuşup sohbet edebilirdi. Kitabı okurken Kerranın o dışlanmışlığına ve yalnızlığına çok hak verdim ve onun adına gerçekten çok üzüldüm. Önyargıyla başlayıp elimden düşüremediğim, insanı aşka özendiren ama bir yandan da Şems ve Mevlananın kadınlara karşı tavrıyla buruk ve öfkeli bir tat bırakan, çok farklı bir deneyimdi. (eleştirilerim ve yorumlarım kitapta anlatılan, Elif Şafak'ın kurguladığı Şems ve Mevlana karakterleri için geçerli; tarihteki gerçek kişilikleri için değil.)
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 200976,7bin okunma