İnsanlar hayatlarının değerinin farkında değiller. Doğan güneşi görür , aydınlığın o mucizevi renklerle yükselişini değil, günlük sıkıntılarını düşünürler. Sevdikleriyle uzun vakitler geçirmekten sıkılır , yemek yer , su içer ama o bir tas suyun ne kadar muhteşem olduğuna dikkat bile etmezler..
Osmanlıca sadece Türkçenin Arap harfleriyle yazılmasıdır.Bunun ayrı bir dil olamayacağı çok açıktır. Osmanlıca denen dil aslında bir dil değildir, bir bürokrat jargonudur.
İnsanın tek gerçek özgürlüğü yalnızlığıdır. Ve yalnızlığı küçük düşürense bağımlılıklarıdır. Aşklar,nikotin,ahlaki değerler,uyuşturucular... Hepsi de birer pranga olabilir her an ,insanın ayağına, zevk veren prangalar. Ortak özellikleri varlıklarının verdikleri zevkin uzun bir süre sonra hissedilememesi,yoklukların ise derhal kalpte bir ağrı yaratmasıdır...
Ölüm bizim için bir teselli vesilesi, özlediğimiz
Bir dostumuz ve yanında olmak istediğimiz bir
Yakınımız gibi olsun...! Gönüllü olarak göçmeyi
Nasip eyle , eli kelepçeli olarak değil... Amin