Kitaptan altı çizili söz:
İnsanlar hayatlarının değerinin farkında değiller. Doğan güneşi görür, aydınlığını o muhteşem renklerle yükselişini değil, günlük sıkıntılarını düşünürler. Sevdikleriyle uzun vakitler geçirmekten sıkılır; yemek yer, su içer ama o bir tas suyun ne kadar muhteşem olduğuna dikkat bile etmezler.
Öncelikle, kesinlikle 10/10 bir kitaptı. Okay Tiryakioğlu' nun okuduğum ilk kitabıydı, kesinlikle son olmayacak. Yazarın kalemi çok güçlü, betimlemeler insanı sıkmıyor ve kitabın içine çekiliyorsunuz âdeta. Haftasonuna denk geldi ve zamanın nasıl geçtiğini kavrayamadan 2 günde bitirmişim. Gerçekten çok sürükleyiciydi. Kitap okumayı sevmeyenlerin bile sıkılacağını düşünmüyorum. Okunmasını şiddetle tavsiye ediyorum <3
!SPOİLER!
Kitabın sonu beni gerçekten çok üzdü. Sen tüm dünyayı dize getir, varoş bir çiftçinin kızı senin hayatını ellerinden alsın. Bu kadar şanlı bir savaşçının cenk meydanında şerefiyle, halkı için savaşırken şehit olmasını yeğlerdim. Ölürken İldiko' yu duyması da cabası.
Ya Attila, Rustichius'u dinleseydi, İldiko ile evlenmeseydi? (tabii ki sadece bir teori ama insan düşünmeden de edemiyor :( )
Ya Attila Sasanilere savaş açıp kazansaydı?
Yüce kağan Attila'nın ne kadar büyük bir lider olduğunu anlatan daha iyi bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Kesinikle okuyun ben gururla okudum sizde gururlanın .
Merhaba!
Öncelikle aşırı iyi bir kitaptı. Kitabın türü roman olduğu için ve ilgimi çeken bir konu olduğu için sıkılmadan okuyup bitirdim. Okuldaki hocam okumamızı istemişti ve iyi ki de istemiş.
Burada uzun uzun kitabın konusunu anlatmayacağım ama tarihi kitaplar okumayı seviyorsanız mutlaka okuyun.
Kitapta beni en çok etkileyen şey Attila'nin eşi Greka'ya olan aşkıydı. 57 yaşına kadar kalbinde bir tek eşi Greka'yı taşımıştı ve ikinci evliliğini 57 yaşında yapmıştı. Dile kolay 40 yıl boyunca sadece Greka'ya sadık kalan birisiydi Attila.
Kitabın her bölümünde Greka'ya olan aşkını görebiliriz. Her yalnız başına kaldığında aklına Greka'nın gelmesi beni gerçekten çok etkilemişti. Onun dışında Attila'ya duyulan sevgi ve kurtarıcı olduğuna dair umutların beslenmesi beni çok etkiledi. Bir Türk'ün böyle bir nâm salması beni gerçekten etkiledi ve gurur duydum şahsen.
Uzun lafın kısası kitaplığınızda olması gereken güzel bir kitap bence!
Çok fazla ismini duymuş olduğum bir yazardı ilk defa okuma fırsatı buldum açıkçası hem yazarım hemde ufak ufak tarihi kitaplara yönelmek adına bir tercihim vardı . İyikide Okay tiryakioğlu ile başlamışım .
Atila efsane bir kitap ben sıkıldığım yada zorlandığım herhangi bir nokta olmadı daha çok meraklandıran ve sonuca kolay ulaşabildiğim bir eserdi . Ancak kitabı bitirdikten sonra Atilla’ya karşı merak daha bir arttı araştıraması yapılması gereken bir komutan .
Kendi benliğinde yaşadığı onca sıkıntıya rağmen aşkının ızdırabıyla yanıp kavrulan bir yürek sergiledin Komutan. Roma’ya ansızım diz çöktüren lakin Roma halkının kalbimde ilahi görünen o tarihi şahsiyet. Ama kaderin cilvesi ki yine sevdiği kadına benzer biri tarafından zehirlenerek öldürülen o ki TÜRK milletinin adını yücelten ATİLLA KAĞAN. Tanrının Kırbacı olarak tanınan adeleti ve düşmanlarına olan merhametiyle düşman üzerinde akıllara durgunluk veren akıl oyuncu yüce KAĞAN… Okay Tiryakioğlu
Çok büyük heyecanlar içinde aldığım kitabı biraz zorlanarak bitirmek zorunda kaldım. Okay Tiryakioğlu adını çokça duyduğum bir yazar. Bayadır romanlarını okumak istiyordum. Hem tarihe aşırı olan merakımdan dolayı hem araştırmak istediğim bir hususu önce romandan okuyup hayal edip, sonra derinlemesine araştırmayı sevdiğim için.
Atilla. Yine adını pek sık duyduğum Romayı dize getiren büyük komutan. Anlatılan onun hazin ve haşin hikayesi. Onun ibret verici hayatına söyleyecek bir şeyim yok ancak ben kitabı biraz yavaş ilerliyor buldum. Oysa Hayatının her bir karesi aksiyon olan bir adamın hayatı bu. Yazarın hakkını yemeyelim. Bu okuduğum ilk kitabı. Belki benim beklentim yüksekti de bu yüzden böyle düşünüyor olabilirim. Belki yaşa itibariyle daha küçük olan gençler seveceklerdir. Okudum bitti. Şimdi Atilla hakkında daha derin araştırma yapma vakti. Çünkü bu çetin ceviz kırılmaz silahşör dikkatimi hala çekiyor.
Evet Attila kitabı da bitti bu hafta.
En başından son kelimeye kadar soluksuz okudum desem yeridir. İlk başta yaptıkları tatbikat savaşı sonrasında başarısızlığı sebebiyle Roma generalının oğluyla takas ediliyor. Elbet bir çıkar var bu takasta. Daha sonrasında Attilayı gören Romalılar onun, roma halkının sonunu getireceğine dair olan efsanelere inanmaya başlıyorlar. İmparator bunun üzerina Attilayı kolezyumda gladyatörlere yem etmek suretiyle ortadan kaldırmayı düşünüyor. Yanında yetiştiği generalin türlü nasihatleri sonucu Attila bu tutsak hayattan ve acımasız savaşlardan kurtulup kendi ülkesine doğru yanındaki gladyatörlerle burlikte ilerliyor. Attilanın namı ve şanı kendisinden daha hızlı ilerlediğinden yol üzerindeki köylerdeki insanlar evlerinden çıkmaya korkuyor. Attila gittiği yerlerde barışı ve merhameti getirerek tüm halkın sevgisini kazanıyor. Halka kötülük eden eşkıyaları bozguna uğratıyor. En nihayetinde büyük bir grupla yıllar sonra ülkesine dönüyor. Ama ne babası ne de o çok sevdiği karısı Grekayı bulamıyor. Hunlar arasında bir taht muharebesinin ve içten içe hesaplaşmalarının olacağını seziyor ve sabırla, tüm soruları içine atarak. Hiçbir şey olmamışçasına yaşamaya, yeni galibiyetler almaya devam ediyor... abisi Bledayı ihaneti sebebiyle cezalandırdıktan sonra tek söz sahibi olarak neredeyse dünyaya hükmediyor....
Yapılan savaşlarda, gittiği esir hayatında, dev gibi gladyatörlere geçit vermeyen... nice ölümlerin eşiğinden dönen Attila, sırf Grekaya çok benziyor diye evlendiği kız tarafından içeceğine zehir atarak öldürülüyor...
Bazı bilimkurgu yerler elbette var, ama kitabın betimlenmesi harika, sanki izliyor gibi hissetteriyor...
ATTİLA (Avrupa'yı Dize Getiren Türk) ~ Okay TİRYAKİOĞLU
.
Satır Çizgileri;
.
Uzaklara kar gibi yağıyor bilmediğim yıllar.
.
Hayat karşılaştığımız fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getirmediğimizle ilgilenir.
.
Kalbinde çözülmeden kalan her şey için sabırlı ol. Soruların kendisini sevmeye çalış, kilitli odalar ve yabancı lisanda yazılmış kitaplar gibi. Cevapları şimdi arama. Şu anda senin soruyu yaşaman gerekiyor. Belki günün birinde farkına bile varmadan kendini cevabını yaşarken bulacaksın.
.
İyiler daima sayıca fazladır ancak sesleri kötülerden kısık çıkar.
.
Yastık diye başını ateşe dayayan, yatak diye yılanların üzerine yatan bir adam, emniyet ettiği bir dostundan düşmanlık sezen adamdan daha rahat uyur.
.
Kitap Yorumu;
Okay TİRYAKİOĞLU kitaplarını okumuşluğum bir hayli var ve okumaya da devam edeceğim gerek üslubu gerek anlatımı ve gerek tarihi gerçek bilgilerle pekiştirmesi ve harmanlaması çok iyi ben enazından öyle düşünüyorum. ATTİLA bir Hun Türkü ve Roma'ya kök söktüren bir komutan ve kağan küçük yaşta Roma'ya gönderilir iki devletin çıkarları için ki hun devleti demek doğru olurmu bilemedim ama Roma'da bir üst düzey komutanın himayesin de ve evinde yaşar takip babası ölene kadar babası ölünce Herşey Allak bullak olur. Attila'yı o dönemin en önemli eglence unsurlarında kullanmaya başlarlar gladyatör olarak savaştırıp öldürülmesini beklerken ummadıkları şekilde bir ün sahibi olur ve ordan sonra hayatı değişir ve hayata bakış açısı ve hiç bir zaman barbar olmamıştır aman dileyene aman vermiştir Cengizhan gibi hiç olmamıştır. Ve o bildiğimiz Roma imparatorluğu'na kök söktürmüştür yaşamı boyunca okuyunca detayları göreceksiniz ben bir girizgah olarak belirtmek istedim. En önemlisi de tarihte tek ve ilk bir Papa'ya önünde diz çöktürmüş Türktür. Gerisini
Güzel bir esr daha okay tiryakioğlundan
Attila yı tanımak sonu büyük bir kahana yakışmayan bi son ile yüzleşeceğini bilerek okumak , işte bu yüzden tarihi kahramanları okumak hüzünlendiriyor
1972 yılında Mersinde doğdu. Çocukluğu İstanbul - Erenköyde geçti. Annesinin armağan ettiği gizemli ve kara mizah yüklü öykü kitaplarıyla edebiyata dair ilk heyecanları uyanmaya başladı. Bilkent Üniversitesindeki eğitimini 1994 yılında yarıda bırakarak tamamen edebiyata yöneldi. Yurtdışında, uzak ve gizemli ülkelerde yaşamayı daima sevdi.
Edebiyat çalışmalarının roman alanındaki ilk ürünü olan Karanlığın Çağrısı isimli eseriyle Beyan Yayınları 2002/İlk Romanlar ödülünü kazandı. İkinci romanı Gölgeler 2004 yılında basıldı. Bunu 2005te üçüncü romanı Bin Yılların Gecesi takip etti. Asıl çıkışını 2009 yılında Kuşatma 1453 ile yaptı. Tarihi roman okurlarının büyük ilgisiyle karşılaşan Kuşatma 1453ü, Kanuni ve Yavuz başta olmak üzere diğer romanları izledi.