Okay tiryaki oğlunun denemeleri dahil bütün kitaplarını okumuş biri olaraktan tamam ama niye şimdi şeyh şamil diye düşünerek ama madem bütün kitaplarını okudun bunuda okuyacaksın ama bir nevi zoraki düsturuyla başladığım bu eserde aslında ne kadar yanıldığım ve bizim aslında sadece osmanlı ve içinde büyüttüğü kahramanları bildiğimizi ve çok acı bi elem ışığında farkına vardım. küçülürken ardımızda bıraktığımızı sandığımız ama aslında onların bizi hiç ama hiç bırakmadığı ve ne güzel insanlar varmış ve bizler ne az tanımışız. Çok güzel bi eser kesinlikle ama kesinlikle okunmalı
Vatanı ve milleti için ömrünü nice harap etmiş eşsiz komutan ve İslam’ın gerektirdiği yaşamış ve dahi yaşatmış olan Şeyh Şamil vatanı için verdiği mücadelelere adanmış bir ömür. Vatanının her bucağını ve direnişini tertiplemiş üstün yeteneklere sahip takva ehli bir komutan olarak çıkıyor karşımıza. Son nefesini Hac ile müşerreflendiren ve Medine eşrafında gömülen Kafkas Kartalı Şeyh Şamil Bahareyn. Yazarımızı tebrik ediyor , kaleminin işler olması dileğiyle…
Şeyh şamil oldugu zaman gassal derki; Vucudunda 125 kilic vs yarasi saydim. Bide bizim halimeze bakin .İslam dini icin vatani icin adanmis bi omur, mutlaka okuyun. Yazar şeyh Şamilin duygu dunyasinin kadar iyi anlatiyor ki sanki yaninda beraber savastilar...
Bizden torunlarımıza kalacak en büyük miras ; Hürriyet uğrunda savaşmak, Hakkı yayma uğrunda can vermek olacaktır.
Torunlarımız hürriyet ve istiklal uğruna yapılan savaşların kuyruğu değil, başı olmalıdır."
☘Herkese Merhaba
Hayatını inancı ve vatan sevgisi üzerine yaşayan Osmanlı Devleti'nin Dağıstan Serdar-ı Ekrem ünvanını verdiği "Kafkas Kartalı" Şeyh Şamil'i anlatan bir kitabı okudum .
Şeyh Şamil, aldığı dinî eğitimle imamlığa yükselmiş, güçlü hitabeti, kararlı tutumu, askerî ve siyasî dehasıyla 35 yıl boyunca Kafkasya'nın özgürlüğü için mücadele etmiştir. Özgürlük için verdiği mücadele, adalet anlayışı düşmanlarını bile hayran bırakmıştır.
Bu kitabı ve yazarın diğer kitaplarını tavsiye ediyorum çünkü tarihini bilmeyen geleceğini çizemez. Ayrıca tarihten alınacak dersler var,en zor koşullarda pes etmemeyi öğreneceksiniz.
Silahca veya sayıca üstün olanların değil Allah'a güvenip imanı sağlam olanların galip geldiği bir savaş
AH ŞEYH biz şahidiz Allah uğrunda verdiğin mücadeleye
Yazarın güzel ve akıcı anlatımıyla çok güzel Bi eser olmuş
Harika Kafkas kartalı iman gücünün neler yapabileceğini gösteren harika bir eser. 35 yıl ruslara direnen harika br komutan. Bu uğurda nelerden vazgeçilebilir... cihat yolunda dimdik duran bir komutan....
Mücahid mürşidlerin önde gelen isimlerinden #ŞeyhŞamil
İslam davasında tavizsiz mücadelesi, bu uğurda ömrünü ve ciğerparelerini feda edişi, Kafkas dağlarında moskoflara çeyrek asır kök söktürüşü, cihad yolunda geçen emsalsiz direnişlerin lideri...
kafkasKartalı nın DağlarınAslanı nın Kafkasyada başlayıp, Medine-î Münevvere'de tam da istediği yerde Peygamber-î zişanın huzurunda biten öyküsü...
Rabbim(c.c.) bizleri de bu yolda gidenlerden eylesin...
Vatanı ve milleti için savaşmış bir efsaneyi güzel anlatmış her eserini beğenerek okuduğum yazarın Şeyh Şamil de güzel anlatmış ve okurken onunla beraber savaşmış gibi hissettim
Yazarımızın daha önce de birçok kitabını okuduğumdan kendine has üslubuna vakıfım. Türk-İslam büyüklerini aslında mücahitlerin demek daha doğru mükemmel bir şekilde anlatıyor. İmam Şamil'in onca imkansızlıklar içinde halkı için dini için yaptıklarını görünce insan kendini sorguluyor."Biz ne yapıyoruz peki?.." Koca bir hiç.
İsmini ve kahramanlıklarını duyup bildiğim , geç okuduğuma pişman olduğum ve bundan sonra da hayatını , zamanını , imanını ve cihadını okumaya devam edeceğim bir şahsiyet kendileri. Her müminin bilmesi ve tanıması gereken mücadele !
Esere gelince soğukta titreyerek savaştığımız , yaralanıp cihad ettiğimiz ve sonları hüzün dolu , gözlerimiz dolarak ve diğer taraftan da gururlanarak bitirdiğim muazzam bir roman !
Yine herkesin kitaplığında olması gereken bir kişilik Şeyh Şamil !
Yazarın kalemine sağlık, var olsun.
1972 yılında Mersinde doğdu. Çocukluğu İstanbul - Erenköyde geçti. Annesinin armağan ettiği gizemli ve kara mizah yüklü öykü kitaplarıyla edebiyata dair ilk heyecanları uyanmaya başladı. Bilkent Üniversitesindeki eğitimini 1994 yılında yarıda bırakarak tamamen edebiyata yöneldi. Yurtdışında, uzak ve gizemli ülkelerde yaşamayı daima sevdi.
Edebiyat çalışmalarının roman alanındaki ilk ürünü olan Karanlığın Çağrısı isimli eseriyle Beyan Yayınları 2002/İlk Romanlar ödülünü kazandı. İkinci romanı Gölgeler 2004 yılında basıldı. Bunu 2005te üçüncü romanı Bin Yılların Gecesi takip etti. Asıl çıkışını 2009 yılında Kuşatma 1453 ile yaptı. Tarihi roman okurlarının büyük ilgisiyle karşılaşan Kuşatma 1453ü, Kanuni ve Yavuz başta olmak üzere diğer romanları izledi.