Peygamberimiz (s.a.v) şöyle dua ederdi; “Allah’ım! Bana senin korkun ile ağlayan iki göz bağışla.” Gözyaşı dökmek konusunda şu beyit ne kadar düşündürücüdür; “Ey gözlerim, günahıma ağlar mısınız? Ömrüm ellerimden uçtu gitti de farkında olmadım.” Peygamberimizin (s.a.v) şöyle buyurduğu bildiriliyor; “Hiçbir mümin düşünülemez ki, Allah korkusu ile gözünden sinek başı kadar yaş çıksın ve elmacık kemiğine kadar insin de o kula cehennem ateşi değsin.”
Sayfa 18 - Çelik Yayınevi
Din (İslam) , Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar
Hidâyet senden olmazsa dirayet neylesin Ya Rab! Arapça bilse de bû Cehl'e âyet neylesin Ya Rab! Hidayetin tamamen Allah'tan olduğunu belirten ve Ebu Cehil bedbahtına telmih yapan ne güzel bi beyit.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Peygamberimiz (s.a.v) şöyle dua ederdi; "Allah'ım! Bana senin korkun ile ağlayan iki göz bağışla." Gözyaşı dökmek konusunda şu beyit ne kadar düşündürücüdür; "Ey gözlerim, günahıma ağlar mısınız? Ömrüm ellerimden uçtu gitti de farkında olmadım."
Mesnevî'deki bazı hikayeler sansürlenmeli mi?
Benim beytim beyit değil bir mana iklimidir (diyarıdır) Benim hezlim (şakam) şaka değil bir talimdir (derstir)¹ Herkes ne makam ve meşrepte ise herkesi de kendisi gibi görür...² __________________ ¹ Mesnevî-i Şerif, Manzum Süleymân Nahifi Osmanlıca Tercümesi, Âmil Çelebioğlu, Cilt V ² a.g.e. Cilt I
Sayfa 198 - Albaraka Yayınları, 1. Baskı, Kasım 2022, İstanbul·Kitabı okudu
Sayısız harf
Mevlâna, Divan-ı Kebir'inde, çoğu vecd halinde iken söylediği ve çevresindekiler tarafından kaydedilen şiirlerinde, vezin ve kafiye tahdidinden müştekî görünür. Bu, hâl gelince sözün sınır koyucu olduğunu fark etmesindendir. Bu yüzden olacak kimi şiirlerinde, hi-lâf-ı âde nazım tasarruflarıyla karşılaşmak mümkündür. Sözün güzelliğinden bahsettiği nice beyit bir yana, Mevlâna, susmanın güzelliğinden neredeyse ısrarla "söz" eder. Divan'ındaki pek çok şiirin son beyti susmanın güzelliğine tahsis edilmiştir. Ona göre susmanın daima sözden derin bir yanı vardır: Çünkü söz susmanın ulaşabildiği derinliklere ulaşamaz: "Anlam şu kullanıla gelmiş sözlere sığmıyor", V/430. "Gönül ezel şarabıyla kendisin-den geçmiş de güzel güzel bu gazeli söylemede; fakat bir an soluğunu tutar susarsa bundan da güzel söz söylemiş olur", I/75. Çünkü söz sınırlı, "sayılı harf". Susmak sınırsız, "sayısız harf." Öyleyse sayılı harfi neyleyeceğiz sayısız harf dururken? Sayılı harfi bırak, sayısız harf geldi. Anlatışın kapısının sıra susmaya gelir: Anlatış kapısı kapalı, artık de ki susmak bizce daha iyi, daha yerinde", 1/16. Bu susmalar bilmenin susmalarıdır, bilmemenin değil, sözün yetmediği yerdeki bilmenin. Bitişin değil başlangıcın, tükenişin değil hazinenin. Susarak söylemek bu işte: "Cana can katan sözü susarak söylemek daha iyidir", V/3. Nasıl? Sözün ihanetine uğramadan, Üzerinden sözcük geçmeden "söyleme"nin, üzerine bir sözcük değmeden. Susma üzerindeki ısrarın bir diğer nedeni sözün "hâl"e perde olmasından. "Kal" ile hâli kıyaslar Mevlâna, söz ile aşkı. Hâl ki kaynağı kalptir, elbetti ki lisanı, gündelik sözden daha kabiliyetli olacaktır: "Gönlün sözlerini duyunca bu sözlerden utanıyorum ben", 1/298. Bir hâl olarak aşk sözden daima üstündür: "Sus, bir yere aşk geldi mi söz nedir ki
Sayfa 198
Peygamberimiz (s.a.v) şöyle dua ederdi; "Allah'ım! Bana senin korkun ile ağlayan iki göz bağışla." Gözyaşı dökmek konusunda şu beyit ne kadar düşündürücüdür; "Ey gözlerim, günahıma ağlar mısınız? Ömrüm ellerimden uçtu gitti de farkında olmadım." Peygamberimizin (s.a.v) şöyle buyurduğu bildiriliyor; "Hiçbir mümin düşünülemez ki, Allah korkusu ile gözünden sinek başı kadar yaş çıksın ve elmacık kemiğine kadar insin de o kula cehennem ateşi değsin."
Sayfa 14 - Çelik yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap