Olmadı bir çay demler,
biraz kitap okuruz.
içimizdeki sessizlikler dinene kadar konuşmayız kimseyle.
eski bir türkü çalsın radyoda ve gökyüzünde birkaç parça bulut gezinsin taşınalım buralardan.
yüreğimizi de alıp gidelim bizi anlayanların yanına.
"Markos, biliyor musun, insanların bu kadar geç anlaması çok tuhaf. İstedikleri şeylere göre yaşadıklarını düşünüyorlar. Yaşamlarına isteklerine göre yön verdiklerini. Oysa işin aslı, onları yönlendirenler, korktukları şeyler . İstemedikleri şeyler."