“Ayrılmak bir solucanın ikiye bölünmesi gibidir,” dedi, “ bölündükten sonra tanımaz birbirini parçalar.”
“Bence gidenin, kalanın kucağında bir kucak kor bırakmasıdır,” dedim.
“Siz çok yanmışsınız,” dedi.
Diyemedim ki: isterdim, kucağında bir kucak korla kaln ben olayım.
Kendime zorum var. Bu yüzden sık sık yüksekten düşerim rüyamda, düşerim, düşerim, bir türlü yere ulaşıp parçalanamam. Ya da yazdığım anlamsız bir kelimeyi bitiremediğim çok olur. Harfler harflere eklenir. Kelimeyi yazdığım kağıt uzar. Yazarken bu kelimenin ne anlama geldiğini bulmaya çalışırım, rüya görme anında, bulamam
Ekmel bey insanın gözlerinin içine bakıyor. Ben karşımdakinin gözlerine dosdoğru bakamam. Buz gibi olurum fazla göz göze kalırsam. İnsan göz göze konuşurken gözlerde başka bir konuşma yürüyor sanki.