Söylemiştim size, efendimi elimde olmadan sevmeye başladığımı. Sevmekten vazgeçmek elimde değildi artık. İstediği kadar o benim varlığımı bile unutmuş olsun, saatler saati aynı odada bulunduğumuz halde bana bir kez bile bakmasın. İstediği kadar bana eteğinin ucuyla bile dokunmaktan kaçınan, beni şöyle bir görse pis bir şey görmüşçesine hemen başını çeviren anlı şanlı bir hanımefendiye kendini kaptırmış olsun... Onu sevmekten vazgeçmek elimde değildi.İstediğim kadar onun bu hanımefendiyle yakında evleneceğinden emin olayım; istediğim kadar bundan o hanımefendinin de her günü biraz daha emin olduğunu, iyice gururlandığını bileyim; istediğim kadar efendimin günün her saatinde bu kadına kur yaptığını göreyim...
Charlette Brontë-Jane Eyre
Zaten erkekler kendilerine söylenenleri çok nadir kabul ederler, hele ki kadınlar danışman olduğunda dünyanın efendileri kendilerini yapmak istedikleri şeyin tam olarak o olduğuna inandırana kadar tavsiyelere uymazlar. Sonra ona göre hareket ederler ve eğer yaptıkları başarılı olursa uydukları tavsiyeyi bu başarının en zayıf aracı olarak görürler. Başarısız olduklarındaysa bütün kabahati cömertçe tavsiyeye yüklerler.