Münih temiz bir şehir. Sokakları süpürüp tozları çeken arabalar gördüm. Bazı Almanlar bana Kuzey Almanya veya Hollanda'ya gidersem Münih'i pis bulacağımı söy-lediler. İstanbul'u düşündüm. Kendi kendime bir takım kararlar verdim. Fakat bu kararlar antidemokratik olduğu için açıklamaktan vazgeçtim. Demokrasi olsun da pislik devam etsin. Münih'te bir belediye var. Nizamları uyguluyor. İstanbul'da yok mu diyeceksiniz. Bilmiyorum. Belki var-dır. Münih'te 40 metre karelik boş yer bulununca hemen apartmanlar yükselmiyor. Şehrin plânı var. Bir santim şaşılmıyor. İstanbul'da 100 metrelik doğru bir sokak bulamazsınız. Allah doğruluk fikrini kaldırmıştır. Hay-darpaşa'dan Pendik'e kadar trenle bir gidiniz. Yüz mil-yarlarca lira harcanarak şeddadî yapılar, güzel köşkler falan yapılmıştır. Fakat ne mimarlık üslûbu vardır, ne de belediye tüzükleri uygulanmıştır. Hani banliyödeki bina-ların arası en az altı metre olacaktı? Neden hepsi dört, üç metre ara ile dizilmiştir? Neden bazıları bitişik nizamda-dır? Bunlara kim izin varmiştir? Bütün kanunsuzluklar yapanın yanında kâr mı kalacak? İktidara geçtiğimiz zaman bütün bunların hesabını soracak ve Anayasaya bir madde daha koyacağız. Türkiye'de en dar cadde 50 metre genişliğinde olacak ve nadir durumlar dışında apartmana izin verilmeyerek herkes bahçeli bir evde oturacaktır. Türkiye'nin toprakları buna yetmezse Boğazları kapaya-rak Marmara'yı kurutur ve parselleyerek devlet hesabına halka satarız!..
Sayfa 221 - Ötüken, 1969 Sayı 12·Kitabı okuyor
Bana saldırırken kendi yarasını okşadı, benim onda açtığım yarayı, o güzel kızıllık... Sahiciliğimi sorgularken, kendi sahiciliğini, yeryüzünün sahiciliğini ağlayarak sordu: var mı? Deli önerdi, öneriyordu, önerecek: geğirerek yazıyorum şimdi, "gel, sıkıyorsa gidelim ve bir kumda oynayalım, netlik ben buna derim!"
Sayfa 111
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Suçu olmayan insan var mı? Düşünmekten yoruldum.
Sayfa 51
Duygu ve Düşünce
Ve yine de döngü dönerken döndürüyor -ağlatıyor, güldürüyor çark-ı felek. Pek mi kaderci oluyorum? Geniş alınlarımız var geniş tutulmuş yazılar için, bazen yağmurda yazılar akıyor gözlerimize doluyor, eğer bir de bir duvar oluştururlarsa gözlerin önünde ya da demir parmaklıklar, körlük yeğlenir, insan yedim içtim yuttum alın yazımı, kör oldum oturdum der. Lakin bakmak bizim sorumluluğumuz, otura dura bakmak ve bakakalmak...
Sayfa 85
Alıntı
ÖTEKI
Bakamam, korkarım güzelliğinize; Gözüm değmesin olgunluğunuza! Ah, ey güzelliğin seçkin örneği, Bilmez miyim anlamınızı? Böyle özlemle yok olur mu gönül? Bulamaz mı bir yol kavuşmanıza? Bir zamanlar dinlemiştim O baldan tatlı konuşmanızı; O zamanlar ne oldu... Cevap var mı? Yok mu izin durumunuzu anlatmanıza?! Ey iltifatıyla canımı şenlendiren, Hazırdır gönlüm sorularınıza!
Unutmak diye bir şey var mı?.. Var sanıyordun dün geceye kadar. Yok, sanmıyordun, kandırıyordun kendini. Hep kandırdın.