Zahide Ebiloglu

Ağlamak bu muydu?
"Bir sağ gözünden Bir sol gözünden İşte biri çenesine kadar ulaştı Öbürü -yazık- yarı yolda kaldı. Ağlamak bu muydu?"
Sayfa 42 - DERGÂH YAYINLARI
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Abdülhamid'in kimseye itimadı yoktu. Baş başa verip kazan kaynatmasınlar, fesat çıkarmasınlar diye nazırlarını gözünün önünden ayırmaz, onları sadık birer bende haline getirmek isterdi. Abdülhamid her şeyi okurdu: Bütün mektupları, bütün jurnalleri, liberal Avrupa basınının aleyhinde döktürdüğü en zehirli hicivlere varıncaya kadar eline geçen her şeyi, hem de tek satır atlamadan okurdu. Vatanperverlerin yazlıkları da caba. Yüzde yüz inanmıştı ki, devlet ellerine tevdi edilen mukaddes bir emanettir. Başlıca vazifesi: emaneti olduğu gibi muhafaza etmek ve gelecek nesillere hesap vermektir.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Tarih
Her şeyin yokluğunu çekmeli insan; yokluk varlıktan daha görkemli ve daha anlamlıdır
Günaydın
Onu bulabilmek için, öncelikle kendimi bulmalıydım.
Sayfa 40 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Ama ya bir mezar taşı seçmem gerekirse ? Şunların yazılmasını isterdim: Halâ yaşarken öldü.