Hepimiz büyüme çağındaydık.Kaç yaşında olursa olsun, herkes.Bütün dünya.Döne döne geçiyorduk büyüme çağından.Başımız döne döne.
Bu yüzden yiyorduk ve yemeliydik.
Birbirimizi ve her şeyi. İhtiyacımız vardı.
Bir an önce büyümek için.
Bir an önce büyüyüp de gebermek ve yerimizi başkalarına bırakmak için.
Yeni bir çağ başlasın diye.
Mümkünse bu çağa benzemeyen.
Çünkü bizden bir bok olmayacağını anlamıştık.
O kadar da aptal değildik. O kadar da değil...
İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum.
Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu.
Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa.
Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki.
Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü.
Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım.
Onlardan uzak olmak istiyordum.
Gidecek yerim yoktu ama. İntihar?
Tanrım, çaba gerektiriyordu.
Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi.
Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden,
kendimi bulamıyorum,
dönüp gelip kendime yerleşemiyorum,
kendime bir yer edinemiyorum, kendime bir yer... Kafatasımın içini, bir küçük huzur adına aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan,
o tuhaf sır içinden!
Paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben. Oyuncağı panik olan sayrı yalnızlık
kendi kendine nasıl da eğlenir.