Konstantiniye, gece uyuyan bir devin gölgesi gibi Mehtap’ın altına uzanmıştı. Şehrin uykuda olduğu o anda bile, düşlerin görülüp kabusların gerçekleştiği, şehzadelerin boğdurulup rüşvetlerin hesaplandığı, gizli ittifakların imzalanıp Şerbetlere binbir çeşit zehrin katıldığı o anda bile, sarayda kutsal emanetlerin bulunduğu o odada yanık ses bir Hafız, kendisinden öncekilerin 160 yıldır aralıksız kıraat ettiği Kur’an ‘ ı, vecd için de gözlerini kapayarak kim bilir kaçıncı defa okuyordu.
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Çilesi çekilmemiş taklidlerle şahsiyet ve asliyet olamaz. Böyle toplumlarda aşksızlık vardır. İnsanlar birbirine tahammül edemezler, ahlâk kalmaz, hayatın manası kalmaz. Bir nefsânî istismardır, itişip kakışmadır, gider. Vecd yoktur, hakikat aşkı yoktur, samimiyet yoktur. Taklit başlayınca,çile, oluş ıstırabı sona erince, aksiyon da kendi kendine pörsür ve her hassasıyla beraber ruh ölür. Ortada bir günübirlik menfaat davasıdır, hüküm sürer, durur .
Sayfa 73
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tuncel Kurtiz Sözü Çok Yakışmış
Vecd ile sevgilinin omzuna koymuşlardır başlarını.Sunulan aşktan bir kere içen âdem nefsini bu iksirin hülyasından gayrı tutamaz.Kuşkusuz böyle bir mehtabın ve aşkın etkisi Züleyha'yı da sarmıştır.Onun manzarası,şarabı,aşkı da Yusuf'tadır.Meftun olan sadece Hüsrev değildir,Ferhat da uğruna dağları delmiştir. Çöle düşmek için Sahra'da olmak gerekmez. Evet,evet herkes bir gün öldürür sevdiğini...
Alıntı
...kendinden geçecek kadar coşma hali,insanın en hayat dolu olduğu ve yaşadığını tamamen unuttuğu anda gelir. Bu vecd, bu yaşadığını unutma hali sanatçıyı etkisine aldığında aşk oduyla içini dışarı taşırır...
Sayfa 35
"İslam, iman ruhunun, bitmez tükenmez, durmaz, dinlenmez aksiyonundan ibarettir. Müslümanlığın vecd ve heyecan anlayışını muhafaza eden, onun en küçük emrine en ulvî mâna gözüyle bakan, sonra da o emrin gerektirdiği mücadele ruhuna bürünen her fert, İslâm'ın, ebedî bir cehd, bir aksiyon dâvası olduğunu takdir eder. Yoksa bakkallardaki boş konserve kutuları -hani, kutu boşalır da içine başka eşya koyarlar! -sade marka müslümanı kalacak olursak, ibadetlerimizi yerine getirdikten sonra vazifelerimizin bittiğini sanırsak, iman iddiasından utanmamız icap eder."
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Hayat mı dediniz? Tabiata bakıp da durmadan dinlenmeden katlanılan ızdırabı ve hiç değişmeyen arzuyu düşününce insan tüylerini diken diken eden karanlık düşüncelere saplanmaktan kendini alamaz ama o sonsuz oluşun belli zaman sınırları içindeki bir parçasına bakınca, saygı ve vecd ile hayretten de kendini alamaz.