Feraset gözüyle müşahede edilen hakikatler insanın gönül dünyasındaki süfli ayak bağlarını çözer ve şüpheleri ortadan kaldırır. Böylece kalp uyanır, incelir ve sâfileşir, daha önce hiç tatmadığı manevi hazları tatmaya, en üst düzeyde hakka karşı bir ünsiyet duymaya başlar. Muhakkik bilginlerce "vecd" olarak isimlendirilen bu manevi hal kalbi temizleyici fonksiyonları sebebiyle karakter inşasında önemli bir yer tutar.
“Yakin, ilimlerin en şereflisi ve en kıymetlisidir.” Diyen Ebu Tallb el-Mekki (rah) bunun izahını şöyle yapmıştır:
__“Önce şunu bil: Pek çok ilim vardır ki, bir münâfık veya bid’atçı veyahut
"Okumak kimilerine yazmayı öğretir, banaysa yazmamayı öğretti. Edebiyat ve ibadet dahil, bir tür vecd hâli yaratan bütün faaliyetlerin nihai amacı o faaliyeti yapmamayı öğretmek olmalı. Üstelik, edebiyatçıların, özellikle de şairlerin, güzellikle ilişkilerinin sorunlu olduğunu düşünüyorum. Ya ona itaat etmek ya da hükmetmek istiyorlar. Güzellikle birlikte uslu uslu yaşayamıyorlar vesaire vesaire."