"Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen. Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen."
Türkçe açıklamasını da koymuş. "Hoşça bak kendine ki kâi-natın özüsün sen," diyor. "Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen," diyor. Ah ne çok alçaltıyoruz oysa, ne çok değersizleştiriyoruz kendi gözümüzde kendimizi ve diğerlerini, ne kadar acımasızca bihaberiz kim olduğumuzdan. Zaten sade iki gün bu şiirle kafayı yedim. Sanki bana yazmış zat, sanki gelmiş odamın kapısından bana sesleniyor.
Ey gönül, ey gönül! Neden bu makamda gam dolusun sen? Gerçi virane isen de tılsımlı bir definesin sen.
Kalk diyor, ayağa kalk, kendini bil. İşte buraya kadar tamam da, bu noktada fenalaşıyorum.
Aşk gelince cümle eksikler biter
Gül gülistan olur virâne
Samanlık seyran kabul.
Halü keyfiyet bu merkezdeyken
Sevmek bu dünyayı çerden çöpten
Sevmek bir zerresin ziyan etmeden
Sevmek durup dinlenmeden sevmek
Mümkün müdür ey dost mümkün müdür?
1 Yürise ol güzel iy dil şeh-i letâfet olur
O serv-i kadd-ile durdukça bir kıyâmet olur
2 Güzafin anlama kâr-ı mahabbeti sûfî
Mecazun âhiri mutlak-dur [ur] hakîkat olur
3 Nasîhat ister-isen benden iy gönül fehm it
Güzelleri kucup öpmek 'aceb zarâfet olur
4 Râkîbe mihr ü vefâ âşıka cefâ itmek
Be hey güzel göre[sin] sen de çirkin 'âdet olur
5 Yıkarsa hâne-i dili Sıyâmî gam yime sen
Vîrâne olsa-y-idi bir yir ol imâret olur
Aptalca ve ahmakça sürünmeyi ve ölmeyi marifet sayan bir toplum ile bunları övünç kaynağıymışçasına ağıtlaştıran bir toplum. Bu türden toplumların yaşadığı virane kentler anlayışından kurtulmak gerek
Sayfa 51 - Gelin Tanış Olalım - Kentler Belleğiyle Vardır·Kitabı okuyor