Şu ‘’birini çok sevme’’ olayı. Benim de başıma geldi. Kötü bir deneyim. Çünkü bana bir yalanı yaşamayı öğretti. İçimden gelmezken gülmeyi, çalışmaya inanmazken çalışmayı, yaşamak için bir neden yokken yaşamayı öğretti. Onu unuttuğumda bile inanmadığım şeyleri yapma alışkanlığını, aldatmacasını sürdürürdüm. Ona rastladığımda hayatı yakaladığımı, ısırabileceğim bir şeyi elimde tuttuğumu sandım. Oysa hayatı bütünüyle elimden kaçırdım. Bağlanabileceğim bir şeye uzandım, ve hiç bir şey bulamadım. Yakalama çabasıyla, bağlanma çabasıyla ona uzandım ve sap gibi ortada kaldığım sırada aramadığım bir şeyi buldum ama.
Kendimi.
Kader ne büyük bir işkence! Kim bilebilir yarın ölmeyeceğimi! Kim söyleyebilir bugün ruhumun başına korkunç bir şey gelmeyeceğini! Bunlar aklıma gelince, kendime duyduğum şüphenin bile nelerle karşılaşacağını bilmezken bize hep daha ileriye gitmeye zorlayan Yüce zorbadan korkuyorum.