Galli, halis ingilizin karşısında kendisini lüzumundan fazla geveze, tahlilci ve nazariyeci buluyordu. Bununla beraber gerçeğin içinde bulunan kendisiydi. Yapılan yanlışları birer birer aramak, bulmak ve onlardan lazım gelen neticeleri çıkarmak, ancak onun keskin zekâsına nasip olabiliyordu ve bütün bu gerçekler karşısında İngiliz, halis İngiliz tıpkı üzerinde yaşadığı ada gibi sislerle çevrili, hareketsiz, dönük ve sarsılmaz duruyordu. Captain Marlow bu Kati, bu sarsılmaz maddeniz yanında kendisini bir su gibi akıcı ve oynak hissediyordu. İçinden:"Bütün kabahat, işte, bunların bu katılığında, bu donukluğunda!" dedi ve gene ilk defa olarak Galli ruhunun içinde bir ikiliğin mücadelesini sezer gibi oldu.