Öncelikle kitabı okuduktan hemen sonra Emrah hocamın videosuyla harmanlayarak bir inceleme çıkartacağımı belirtmek isterim, başlattığı okuma ardına yorumlama serisiyle birçoğumuza örnek oluyor, sayenizde birçok öncüyle tanıştım ve tanışıyoruz hocam, ekibiniz ve size öncelikle bir teşekkür etmek gerekir.
Dipnot olarak vurgulamak isterim ki 300 sayfalık kitapta işaretlediğim bölümlerin hemen hepsine değindiniz videonuzda, hep bahsettiğiniz okuma anlama serüveninin bir süre sonra otomasyon şeklinde bir zincirlemeye dönüştüğüne şahit oluyorum ve özellikle kitapta bahsi geçen yaratılacak Türk burjuvazisinin sırtını devlete dayadıktan sonra paraları kürekleme riskini bugünle kıyaslayıp doğrularken zevkten dört köşe oldunuz, çaresizlik içinde içine düştüğümüz girdabın dünden görülüp de elden bir şey gelmeden gerçekleşmesi bizde bunu yarattı hocam acı acı. Sözgelimi 2026'nın milli ekonomiye de eğitime de hiçbir şey vadetmeyeceğini adımız gibi bilmemize rağmen buna mâni olamıyor ve artık neredeyse bizi doğrulayıp da sistemin içinde sorumsuzluğa düşen ya da onlardan birine dönüşen her bir arkadaşımız, akrabamız için içimizde buruk bir kabullenmeyle bu çirkin zevki yaşıyoruz.
Kitabın benim de en çok altını çizdiğim pasajları sorumluluk almadan yaşayan Emin Bey gibi orta yolcuların gün gelip de hesaplaşma vakti çattığında bunu yaşayabilip sancılı bir gelişim gösterdiği ve bunun gibi evrelere daha çok Kara Kemal'de rastladığımız iç çatışma anlarıydı. Çünkü bugün noksanlığını yaşadığımız hayati üç beş şey varsa yerinde saymaya dair; biri şüphesiz ki budur, bu sefer Anadolu köylüsü ya da kitabın öngördüğü / ve artık çoktan oluşmuş / sermaye burjuvazisi fark etmeden, düzen sorgulayıcısı değiştirici, herhangi bir tavra veya tutuma dair içlerinde hiçbir şeyin gark etmemesi