Puan vermedi·160 syf.··
2026 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 11:30
Kitap, iki yaşındaki Gabrielle’in kardeşi doğduktan sonra yaşadığı kabuslar üzerinden yürütülen seansları ele alıyor. Ama ben burada özellikle “kardeş kıskançlığı” konusuna değinmek istiyorum. Yakın yaşta doğan kardeşlerde bu konu gerçekten ilginç dinamikler yaratıyor. Kıskançlık çoğu zaman normal bir tepki. Ama çocuk kendini görülmediğini veya ihmal edildiğini hissedebilir. Toplumda sıkça duyduğumuz “ard arda çocuk yapalım, birlikte büyüsünler” düşüncesi iyi niyetli olsa da, bazen risk yaratabiliyor. Ebeveyn desteği sınırlıysa, küçük çocuk kendini ihmal edilmiş hissedebilir. Araştırmalar tek çocukların bilişsel olarak bazı avantajlara sahip olabileceğini gösteriyor. Ama kardeşler, arkadaş ve bağlanma açısından da çok değerli. Önemli olan, her çocuğun duygularının fark edilmesi ve kendini değerli hissetmesi. Kıskançlık göz ardı edilirse etkileri artabilir. Özellikle ard arda doğan kardeşlerde yaş farkı çok azsa, rekabet ve kıskançlık daha yoğun yaşanabilir. Bu yüzden ebeveynlerin çocukların duygusal ihtiyaçlarını görmesi ve desteklemesi kritik. Kitap genel anlamıyla güzeldi; yalın ve anlaşılırdı.
Psikoloji
PiggleDonald W. Winnicott · Yapı Kredi Yayınları · 2019212 okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 23:28
Son Kuşlar, birbirinden bağımsız kısa hikâyelerden oluşmaktadır. Kitabı okurken beni en çok şaşırtan şey, Sait Faik’te alışık olmadığım bir deniz tonuna rastlamam oldu. Yer yer, Yaşar Kemal ’in Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana ve Deniz Küstü sünde hissettiğim, kaderle örülü deniz algısı kendini hissettirdi. Ancak deniz burada güçlü bir özne olmaktan çok bir fon olarak kullanılmış; anlatının odağında daha çok insanın kendisiyle ve çevresindeki insanlarla kuramadığı uyumsuz uyum yer alıyor. Son Kuşlar’da ne olaylara tam olarak vakıf olabiliyor ne de kişilerle sahici bir bağ kurabiliyorsun. Mekânlar ve insanlar, sanki bir arabanın içinden yanlarından hızla geçip gitmişsin hissi bırakıyor; kitap bittiğinde geriye net bir hikâye değil, dağınık görüntüler kalıyor. Yazar, okurla konuşmaktan çok kendi kendine konuşuyor gibiydi. Belirgin bir iç çatışma hâli var ama bu çatışma bana geçmedi. Bu yüzden bu denemeyi sevmedim. Okurken, sanki benimle küs olan biriyle zorla hasbihal ediyormuşum hissi oluştu. Kitaptaki dağınıklık ve okurla kurulamayan bağ için eleştiri getirirken, acaba haksızlık mı yapıyorum diye düşünürken, yazarın şu sözlerinde bunun neredeyse açık bir itiraf olduğunu hissettim. Sait Faik Abasıyanık şöyle diyor: “Ne yapayım, benim zanaatım da bu; yazı yazmak. Yazı yazıp ekmek yemek. Yazmak demek aklıma ne gelirse kâğıda geçirmek değil elbet. Ama ben aklıma ne eserse yazan cinsindenim; ne yapayım?” Okurla değil, kendi iç sesiyle konuşan bu metinlerde ben de aynı doyumsuzluğu hissettim. Belki bu yüzden Son Kuşlar, benimle barışamayan bir yazarla yapılan zoraki bir sohbet gibi kaldı. Son Kuşlar, yazının bile yazarı doyurmadığı bir yerde, okurun da doyamadığı bir kitap olarak kaldı.
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·96 syf.··
2026 2. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 02:31
Akif Bey, Namık Kemal’in hem vatan sevgisi gibi toplumsal bir meseleyi hem de aşk acısı gibi bireysel bir meseleyi birlikte ele aldığı tiyatro türündeki eseridir. Eserin başkahramanı Akif Bey bir deniz subayıdır. Dilrüba adında bir kadına aşık olur- deliler gibi aşık olur-. Bu sırada savaş başlar ve eşini bırakarak savaşa gider. Ama vatanını çok sevse de karısından ayrılmanın acısı da ona çok ağır gelir. Buradan itibaren Namık Kemal’in romantik anlayışı eserde açıkça görülür. Duygular yoğun, çatışmalar keskindir. Kırım Savaşı'na giden Akif Bey'in savaşta şehit olduğu haberi gelir. Eserin can alıcı olayları da buradan sonra başlar. Akif Bey Allah'ın bir lütfu olarak sağ kalır ama geri döndüğünde karşılaştığı manzara onu sağ kaldığına pişman eder. Eşinin ihanetiyle derin bir hayal kırıklığı yaşar ve hayata karşı büyük bir kırgınlık duyar. Bu durum onun iç dünyasında ciddi bir sarsıntıya yol açar. Artık tüm güçlü duygularının yerini intikam duygusu almıştır. Akif Bey Dilrüba'dan vazgeçebilecek mi? Tamamen kader kurbanı olan Esat bey Dilrüba uğruna neler çekecek? Okuyup görmenizi tavsiye ederim. Çok derinlikli olmayan, bir çırpıda okunabilecek bir Türk Klasiği. Ayrıca Akif Bey, Türk edebiyatında deniz temasını konu edinen ilk esermiş. Fakat bence deniz, tam manasıyla bir tema gibi değil, bir fon sanki. Yoğun bir deniz anlatımı olmasa da karakterimiz ve babası denizcidir ve deniz savaşlarına da değiniliyor bu yüzden.
Akif BeyNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,180 okunma
İyileşmek üzerine
Puan vermedi·144 syf.··
2025 45. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2025 21:47
Psikanalist Adam Phillips’in “İyileşmek Üzerine” adlı kitabını okudunuz mu? Yazar bu kitapta “iyileşme” tanımlarımızın farklılığını, iyileşme ile neyi kastettiğimizin kişiden kişiye değişebilen anlamları olabileceğini anlatıyor öncelikle. Daha sonra Freud, Winnicott gibi psikanalistlerin iyileşme ile ilgili makalelerinden alıntılar yapıyor. Her bir kavram psikanalitik açıdan inceleniyor. Kitabın adı “İyileşmek Üzerine” olunca okur pek tabii genel bir iyileşme anlatısı bekliyor. Psikanaliz merkezli tek yönlü bir anlatı olması bence metni sadece psikoloji alanından okurlara yönelik kılıyor. İlk başladığımda ben mi anlayamıyorum acaba diye düşündüm. Fakat bitirdikten sonra rahatlıkla söyleyebilirim ki ben bu kitabı sevemedim. Belki sevdiğim birkaç alıntı olabilir. Ama üzülerek söylüyorum ki, “bu kitaptan şunları öğrendim, hayatımın kalanında bana eşlik edecek şu öğretileri heybeme attım” diyebileceğim hiçbir şey olmadı.
İyileşmek ÜzerineAdam Phillips · Ayrıntı Yayınları · 2023204 okunma
10/10
·219 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2025 00:00
Halikarnas Balıkçısı'ndan bitmesini istemediğim Ege masalları dinledim. Her masalda bir başka insan hikayesi. Çoğu hüzünlü ama mavi... Kitabın şiirsel dilinden ben de etkilenmiş olabilirim yorum yaparken. Neşeli hikayeler de var. Hayat gibi... Hatta hüzünlü olanlara bile gülümseyerek bakıyorsunuz çünkü onlar da hayat gibi. Olan, olabilecek insan başına gelebilecek türden. Hepsinin merkezinde deniz var güneş var. Yani tam bir Halikarnas ( Bodrum) hikayesi. Zevkle okudum. Bitmesine üzüldüm.
Ege'den Denize Bırakılmış Bir ÇiçekHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2019176 okunma
7/10
·208 syf.··
2025 53. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2025 19:44
Bu psikanaliz literatüründe önemli bir yere sahip. Çocuk gelişimi, yaratıcılık ve insanın kendilik duygusunu kazanma süreçleri üzerine yoğunlaşan bu eser, özellikle “geçiş nesnesi” ve “ara alan” kavramlarıyla öne çıkıyor. Winnicott, oyunun yalnızca bir çocuk etkinliği değil, insanın tüm yaşamı boyunca gerçeklik ile içsel dünya arasında kurduğu köprünün anahtar noktası olduğunu savunur. İçerik ve Temalar - Oyun: Çocuğun hem içsel hem dışsal dünyayla bağlantı kurmasının yolu. - Geçiş nesnesi: Battaniye, oyuncak gibi nesnelerin çocuğun bağımsızlaşma sürecindeki işlevi. - Ara alan: Hayal ile gerçek arasındaki özel psikolojik alan. - Yaratıcılık: Sağlıklı gelişimin temel bileşeni. - Kültür: Sanat, din, edebiyat gibi insan etkinliklerinin kökeninde “oyun”un rolü. Güçlü Yanlar - Psikanalize katkısı: Geçiş nesnesi ve ara alan kavramları bugün hâlâ temel referans noktaları. - Çocuk gelişimi ve yaratıcılığa dair özgün bakış: Hem terapistler hem de eğitimciler için yol gösterici. - Derinlik: Psikanalitik teoriyi kültür, sanat ve yaratıcılıkla ilişkilendirmesi kitabı klasik hale getiriyor. Zayıf Yanlar - Zorlayıcı dil: Akademik ve psikanalitik terminoloji yoğun, akıcı bir okuma sunmuyor. - Tekrar hissi: Bazı kavramlar farklı bölümlerde benzer biçimde işleniyor. - Uygulama örneklerinin sınırlılığı: Teorik çerçeve güçlü olsa da günlük hayattan somut örnekler az. Neden 10 vermedim? Çünkü teorik açıdan çok değerli vir kitap olsa da akıcılık ve örnekler bakımından eksikti. Sonuç olarak, insan gelişimini anlamak için psikanaliz literatüründe vazgeçilmez bir kaynak. Ancak dili ve yoğunluğu nedeniyle herkes için kolay okunur bir kitap değil. Benim için düşünsel açıdan ufuk açıcı olsa da, akademik yoğunluğu nedeniyle okuma sürecinde yer yer zorlayıcı oldu.
Psikoloji
Oyun ve GerçeklikDonald W. Winnicott · Metis Yayınları · 2025277 okunma