Alın, okuyun ve okutturun
10/10
·847 syf.··
2026 5. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 03:30
Genel yorumum: Bugün, size George R. R. Martin'in yazdığı ve uzun yıllardır hâlen devam etmekte olan Buz ve Ateşin şarkısı serisinin ilk kitabını, yani Taht Oyunları'ndan bahsedeceğim. Dizisini bilmeyen yoktur diye düşünüyorum. Yaklaşık olarak final sezonuna kadar adından ve başarısından söz ettiren dizinin finali tartışmalı bir şekilde biten bu serinin aslı 1996 yılında çıkan orijinal ismiyle A Game of Thrones kitabıdır. Öncelikle bu kadar popüler bir seri olmasının hakkını sonuna kadar veriyor diyebilirim. İlk sayfasından son sayfasına kadar okuduğum ve uzun zamandır fantezi eserleri arasından beni bu kadar içine kaptıran bir kitap olmamıştı. Karakterleri, atmosferi, olayları falan okurken akıp gidiyor resmen satırlar arasında. Kitabın konusuna gelecek olursam eğer kitabımız; Bran isminde Stark hanedanlığına mensup bir çocuğun gözünden başlıyor. Kuzeyde yaşayan starklar onurlu, güvenilir insanlarıyla ve soğuk iklimleriyle bilinen insanlar. Kışyarında mutlu, mesut, herşeyin eğlencesinde doyasıya yaşayan starklar, birgün krallığın daha doğrusu direk kralın baş yardımcısı, kral eli Jon Aryn’ın ölümü haberiyle birlikte bizzat sarsılıyorlar. Bunun üzerine kral Robert Baratheon, çok yakın arkadaşı olan ve kışyarının lordu olan Eddard Stark’ı yeni kral eli olması için ziyarete geliyor ve olaylar bu noktada baş göstermeye başlıyor. Ve hikaye genel olarak olarak Stark, Baratheon, Lannister ve Targaryen gibi hanedanlıkları ele alıyor daha çok. Çok fazla konusundan da bahsetmek istemiyorum aslında, tavsiyem çok fazla bilgi edinmeden, spoiler yemeden okumanızdan yanadır. Stark ailesinin yanı sıra kitabın her bölümünde farklı bir karakteri okuyor, farklı bir hanedanın gözünden olayları değerlendirme fırsatı buluyoruz. Ayrıca hikayenin çeşitliği açısından da çok hoş bir yazım tarzı kullanılmış bence. Ve
Edebiyat
Taht OyunlarıGeorge R. R. Martin · Epsilon Yayınları · 201310,9bin okunma
In the Depth of Postmodernism
9/10
·272 syf.··
2026 4. kitabı
I've never read a book that was both so complex and so organized at the same time as this one. Metafiction, fragmented structure, questioning metanarratives, posthumanism, postcolonialism, and all the "post-" are combined in this book. The book's self-reflective nature and its direct conversation with the reader have made it one of my favorite books written from a second-person perspective. It has a style that leads the reader into paradoxes, confuses them, and definitely broadens their horizons. Especially the stories that follow each episode are like a narrative version of the main plot of that episode. For example, in the first chapter, we, as readers, embark on a journey. A reading journey. The title of the next chapter is "If on a winter's night a traveler". So it's about someone who's embarked on a journey, a traveler. But this episode is cut short, and our character's journey is interrupted. Just like we, the readers, are constantly interrupted by the narrator throughout this book. There's a mystery in this chapter. We don't know what that mystery is. We also encounter a mystery while reading this book; which book are we reading? Why is the book incomplete? Where is the rest? And in the next chapter, we, the readers, are on the hunt for the continuation of the previous story. We go to the bookstore and find another story that could be a sequel. But this story we found has been replaced by the main story. Just like the main plot of the story we are about to read. So throughout the book, we, the readers and narrators, speak first, taking on an active role. At the end of each chapter, we read a different story. And these stories are like continuations of the previous chapter's narrative. This rather confusing book achieves its purpose: it bores the reader. But
Felsefe
If On A Winter's Night A TravellerItalo Calvino · Vintage Classics · 19943,605 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 00:00
Dikkat spoiler içerir. Harry Hole, karısı Rakel onu terk ettikten sonra kendini alkole vermiş, Katrina Oslo Cinayet Şube başına geçtikten sonra onu geri işe almış ama genelde basit işler vermiştir. Bir akşam alkollüyken eski barında kavga çıkarır ve adli tıptan dostu, aynı zamanda Katrina'nın eşi Björn Holm onu eve getirir. Uyandığında üstü başı kan içindedir. Björn onu arar ve Rakel'in öldürüldüğünü söyler. Olay yerine gider ve orayı çok temiz bulur. Swine Kasse adlı katilden şüphelenir. Zor da olsa onu yakalar ama o da tecavüz suçlamaları geri çekilince yeni bir delil ile serbest kalır. Roar Bohr adlı eski Özel Kuvvetler askerinden şüphelenir. Kaja ile beraber araştırmaya başlarlar. Bir çavuşu öldürdüğünü öğrenirler. Ama onun da sebebi Afganistan'dayken Bohr'un tercümanına tecavüz etmesidir. Eski barının yeni sahibi Ringdal'dan şüphelenir. O da gençken birini öldürdüğünü arabanın ısısını yükseltip suçlamadan kurtulduğunu söyler. Thorn adlı avukat sayesinde serbest kalan Swine onun bir kadın avukatına kafayı takar. Katrine de Harry'ye yardım etmek ister. En sonunda Harry kendisinin katil olduğunu düşünüp arabayla intihar etmek ister ama sonra kurtulur. Şehre geldiğinde Kripos şefi Winter'ın onu katil ilan edip öldüğünü söylediğini öğrenir. Halbuki katil beklenmedik bir isimdir. Karısının Harry'den çocuğu olmasını hazmedemeyen Björn yapmıştır bu işi. O intihar eder ama adını temizlemek için Bohr, Thorn ve Harry iş birliği yapar. Swine katil olacaktır. Bohr onu öldürür ve Thorn ifade verir. Peki bundan sonra ne olacaktır? Harry üvey oğlu Oleg'e haber verecek midir? Yaşadığını diğerlerine söyleyecek midir? Keyifle okunan bir roman.
BıçakJo Nesbo · Doğan Kitap Yayınları · 2019550 okunma
Winter is coming
10/10
·832 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 02:40
George R. R. Martin’in Taht Oyunları'ı, epik fantastik türünün en güçlü örneklerinden biri. Westeros’ta geçen hikaye; Starklar, Lannisterlar, Targaryenler ve daha birçok hanedanın iktidar mücadelesi üzerinden ilerlerken, okuru entrika, ihanet ve savaşın ortasına bırakıyor. Romanın en çarpıcı yanı, kurduğu dünyanın gerçekçiliği. George R. R. Martin, klasik iyi-kötü ayrımını neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor. Her karakterin kendi motivasyonu, haklılığı ve karanlık tarafı var. Bu da hikayeyi tahmin edilemez kılıyor. Olay örgüsü inanılmaz derecede akıcı; her bölüm farklı bir karakterin gözünden ilerlediği için tempo hiç düşmüyor ve sürekli “bir bölüm daha” hissi yaratıyor. Kitapta siyaset, güç dengeleri ve insan doğası oldukça sert bir şekilde ele alınıyor. İhanetler, ani ölümler ve beklenmedik gelişmeler, hikayeye sürekli bir gerilim katıyor. Bu yönüyle Taht Oyunları, sadece bir fantastik roman değil; aynı zamanda insan doğasına dair oldukça gerçekçi bir anlatı. Epsilon Yayınevi’nin 20. yıla özel resimli ciltli baskısı ise deneyimi bambaşka bir noktaya taşıyor. Kitabın içinde yer alan illüstrasyonlar, zaten güçlü olan atmosferi görsel olarak da destekliyor. Karakterler, haritalar, mekanlar ve önemli sahneler, zihinde canlandırmayı kolaylaştıran detaylarla sunulmuş. Fiziksel olarak da oldukça özenli bir baskı; hem koleksiyonluk hem de okuma keyfini artıran bir edisyon. Taht Oyunları, hem kurduğu evren hem de karakter derinliğiyle okuru içine çeken, epik anlatımıyla uzun süre etkisinden çıkılamayan bir roman. Türünün zirve noktalarından biri ve kesinlikle unutulmaz bir okuma deneyimi.
Fantastik
Taht OyunlarıGeorge R. R. Martin · Epsilon Yayınevi · 201910,9bin okunma
İşte hikaye şimdi başlıyor
10/10
·487 syf.··
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 14:52
Kitap iyiydi artık kuzeye girdik hikaye açılmaya başladı kısım 1 den daha iyiydi bu kitap daha gidecek çok yolumuz var. Winter is coming ayrıca niye 150 karakter yazmak zorundayım, ben incelememi kısa yapmak istiyorum abi delirttiler
1000Kitap
Kralların Çarpışması - Kısım 2George R. R. Martin · Epsilon Yayınları · 20115,8bin okunma
- En İyi Steinbeck Eserlerinden Biri -
8/10
·321 syf.·
2026 14. kitabı
“Now is the winter of our discontent Made glorious summer by this sun of York.” “Kaygılarımızın Kışı şimdi Muhteşem bir yaza döndü Bu York güneşi sayesinde.” [ William Shakespeare / III. Richard ] ---------------------------------------- Kaygılarımızın Kışı, öncelikle ismiyle dikkatimi çeken bir Steinbeck eseri. Beğendiğim bir başka eser III. Richard’a yazarın atıfta bulunmasıyla (s.304) kullanım nedenini araştırdığımda, kendimce ustaca bir detay da keşfetmiş oldum. :) Kitap, küçük bir Amerikan kasabasında yaşayan Ethan Alley Hawley’nin yoksulluk içindeki yaşamına odaklanıyor. Bir zamanlar zengin ve saygın ailelerden biri olan Hawley’lerin, yıllar içinde değişen düzene onurlu, geleneksel tavırları ayak uyduramamış ve tüm mal varlıklarını kaybetmişler. Modernizm ve dönemin kapitalist düzeni zamanla bu küçük kasabayı yozlaştırmaya başlıyor. Savaştan dönen Ethan ise, şarküteri tezgahtarlığı yapmaya başladığı küçük bakkal dükkanında kendini bu yozlaşmanın içinde buluyor. Çok sevdiği karısı ve çocuklarına daha iyi bir yaşam sunabilmek, maddi refaha ulaşabilmek için, ailesinden miras kalan onurlu, saygın ve dürüst yaşamı bir anda bu kapitalist düzen içinde sınanmaya başlıyor. Hikaye, Steinbeck’in her eserinde olduğu gibi arka planda bir film platosu gibi kurduğu tarihi gerçekliğin içinde ilerliyor aslında. Küçük bir kasabada, küçük bir topluluğa odaklanarak asıl göstermek istediğini geniş planda yazıyor Steinbeck. Akıcı ve dinamik yapısı, samimi ve gerçek karakterler, bir o kadar gerçekçi diyaloglar yine göze çarpıyor. Özellikle Amerikan rüyasının bedellerini net şekilde karakter üzerinde gösterdiği vicdan sorgulamalarıyla hikayeyi derinleştiriyor. İnsanoğlu, taşıdığı değerleri kaybederse genellikle ilk bahanesi dış koşulları suçlamaktır. Yaşadığı ortam, koşullar, kişiler
Edebiyat
Kaygılarımızın KışıJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20251,313 okunma