Birden, derin bir yorgunluk duydu. Evet, yorgundu ama, uykusuz geçirdiği geceden, yaptığı yolculuktan, duyduğu heyecandan yordun değildi de, yaşamaktan korkunç biçimde yorgundu. Sıranın arkalığına sırtını dayayıp gözlerini kapadı, hemen o anda da ölümü andıran, derin bir uykuya daldı.
Nedendir bir türlü değişemeyişimiz? İnatla aynı kalmalarımız? Tekrarlarımız, hayatı sarmal bir halinde yaşamamız. Senebesene benzer öfkeleri, hasetleri, kırgınlıkları boynumuzda halka gibi taşımamız? Döne döne tıpatıp aynı hataları yapmamız, yanlış insanlara aşık olmamız?
Neden ?