“X’e güven olmaz. Sen de bir X’sin o halde sana da güvenemem.”
Freud’un gözünde, tutkular aynadırlar; X’e aşık olduğumuzu, X’in bedeni ya da ruhuna aşık olduğumuza inanırız, ama gerçekte X’te, Y’nin imgesine âşığızdır.
Alıntı
Reklam
Bugün hayatımıza giren hemen hemen tüm plastikler, yani tekrar tekrar kullanılan pet şişelerden suyunuza sızan, konserve kutuların içini kaplayan, kasa fişlerindeki kaplamadan elinize, oradan da ağzı-nıza bulaşan BPA (bisfenol-A), buzdolabına "streçe" sarıp koyduğunuz peynirlerinizin içine süzülen vinil, marketten balık alırken balıklarınızı yerleştirdikleri strafor köpük tepsilerden balığa geçen polistren, sözün kısası özellikle hayvansal gıdaların yağlarında biriken "organoklor" zehirlerin tümü adıyla sanıyla birer "xe-noestrojen" yani Türkçesi ile "yabancı estrojen'dir. Bu plastikler, hücrede estrojenin bağlandığı reseptörlere (anahtar yuvasına) aynen estrojen gibi girebilirler. Bunların da estrojen "gibi" iş gördükleri şüphesiz. Fakat aynı işi gördüklerini söylemek mümkün değil. Evet kapıyı açıyorlar, ama ya yuvayı aşındırarak, ya kapıyı kırarak. Üstelik aynen zorlandığında yuva içinde kırılan bir anahtar gibi.
"Zihinlerimiz otomatik olarak 'X’e sahibim' kavramını, 'X’i hak ediyorum' ile eşitler. En temel ihtiyaçlardan yoksun olanlara gözümüz iliştiğinde hemen empati duyarız ve yeteri kadarına sahip olmadıkları için kızgınlık ifade ederiz ancak onların yoksulluğunun pekâlâ bizim zenginliğimize yol açan sürecin ürünü olabileceğini bir an bile düşünmeyiz. Varlık ve güç sahiplerini, ki genelde aynı kişilerdir, diğerleri çok daha azına sahipken kendilerinde fazlasının olmasının haklı, meşru ve gerekli olduğuna ikna eden işte bu psikolojik mekanizmadır.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Ne kadar sevimli, ne kadar sade xe en önemlisi ne kadar saf! Ben de kendimi daha iyi, daha temiz hissediyorum. Bir yüreğim olduğunu, içimde pek çok iyilik bulunduğunu hissediyorum. O sevimli, âşık gözler!
Sayfa 78 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 33. Basım·Kitabı okudu
Roman
“Bağlam değişmiş olabilir; bu evde yaşıyor, sevdiği ve iyi maaş aldığı bir işte çalışıyor olabilir, hatta ailesi ve arkadaşları da olabilir. Saygı görebilir mahkemede, korkulabilir bile ondan. Ama özünde tiksinme uyandıran, nefret edilecek bir insan sonuçta. X’in ne yaparsa yapsın, manastır kaç yıl geride kalırsa kalsın, Luke Birader’den ne kadar kaçarsa kaçsın, kaç para kazanırsa kazansın ve unutmak için ne kadar çabalarsa çabalasın daima x’e eşit olacağını idrak ediyor. x=x diyor içinden. x=x, x=x.”
Sayfa 396·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam