“O günlerde, o uzak günlerde, O gecelerde, o uzak gecelerde, O yıllarda, o uzak yıllarda, Eski zamanlarda… Sümer ve Akad’ın oğullarını gördün mü?   Ben gördüm.   Ne haldeler? Bir katliam yerinden su içiyorlar.” Tablet XII, Gılgamış Destanı
XII. Sen öyle varsın ki Ben yok gibiyim.
Sayfa 36
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
xıı
Yorgundum, çok, ama çok sıkılmıştım ve her şeyden geri çekilmek, herkesten uzaklaşmak istiyordum.
Sayfa 154
Alıntı
Fedakârlık üzerine İncil'den alıntı: Yuhanna XII,24.
"Size gerçek, gerçeğin ta kendisi olarak diyorum ki: Toprağa düşen bir buğday tanesi yok olmazsa, yalnızca bir buğday tanesi olarak kalır; ama yok olursa o zaman bereketli ürün doğurur."
Sayfa 413 - İş Bankasl·Kitabı okuyor
XII.Kanto/95
Ey gökyüzüne uçmak için yaratılan insan, Niçin düşüyorsun en ufak bir rüzgârda!
Sayfa 445 - Oğlak Yayıncılık·Kitabı okuyor
Edebiyat
5. Büyük Türk Muhacereti ve Selçuk Hakimiyeti (182. sayfa vd)
Orta Asya’dan aşan nüfus akımları devam ediyordu. Selçuk Devleti’nin kuruluşundan birkaç yıl sonra m.1048 (h.438), senesinde “Tibet tarafından sayısız bir Türk Halkı” Karahanlılar hududuna gelmiştir ki bu hareketle Şark Türkleri’nin ve Kıtayların baskısı ile vuku buluyordu. Nitekim XII asır ortalarında, Kara-hitaylılar, Yedi-su bölgesini işgal edecek Karluk ve Yağma Türkleri ile birlikte Maveraünnehre doğru ilerliyordu. Şamani Türk ve Moğol istilalarına karşı, Karahanlılar Türk-İslam Dünyası’nın büyük muhacerete katılarak İslam Ülkesi’ne geliyorlardı. Selçukluların etrafında toplanan Müslüman Oğuzlar önce kendi Şamani Yabguları ile sonra da Karahanlı ve Gazneliler arasında yurt aramakla ve onlarla mücadele etmekle uğraşıyor; muhaceret ceryanı da onları gittikçe İslam ülkelerine doğru itiyordu. Müslüman Oğuz göçlerinin iltihakı ile de bu muhaceret artık bir sel halini alıyor ve onları durmak mümkün olamıyordu. 1040 yılında kurulan Selçuklu İmparatorluğu’nda Büyük Oğuz Kavmi’nin tamamiyle göçmesi sayesinde İslam Dünyası’nda kudret ve hakimiyet kazanmıştı. Esasen bu devletin kuruluşunda Türkmenleri teşvik ediyor ve insan dalgaları ardı kesilmeyen bir akın halini alıyordu.
Sayfa 182 - Ötüken Yayınları, 2008, İstanbul·Kitabı okuyor
Tarih