5/10
·152 syf.··
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:42
Yahya Kemal'in daldan dala attığı kimi zaman Osmanlı kimi zaman Avrupa tarihi üzerine mülahazalarının yer aldığı kitabın dili de sade olmamakla birlikte, ortaya sunduğu kimi görüşler de fazlasıyla tartışmaya açık cinsten. Akıntılarını okusanız kâfi diye düşünüyorum. Herkese bol istifadeli okumalar dilerim.
Tarih
Tarih MusâhabeleriYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları · 202481 okunma
10/10
·353 syf.··
2026 165. kitabı
İçerik: Mîna Urgan’ın 1998 yılında yayımlanan bu anı kitabı, yalnızca bir yaşam öyküsü değil; aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihine açılan samimi bir penceredir. Urgan, kendisini “dinozor” olarak tanımlar; çünkü Cumhuriyet’in ilk kuşak aydınlarının değerlerine bağlı kaldığını ve değişen dünyada biraz eski kafalı sayıldığını düşünür. Kitapta Mîna Urgan çocukluğundan başlayarak ailesini, eğitim hayatını, dostluklarını, akademik kariyerini ve tanıdığı birçok ünlü ismi anlatır. Okur; Halide Edip Adıvar, Sait Faik Abasıyanık, Yahya Kemal Beyatlı, Abidin Dino ve daha birçok önemli isim hakkında ilginç anılarla karşılaşır. Bir Dinozorun Anıları Mina Urgan
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir Şiir Kitabından Fazlası: Alınyazısı Saati
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 09:22
Sezai Karakoç, büyük şair, üstad… Üstad derken ben, sadece Necip Fazıl Kısakürek derdim. Yanılmışım. Bu ülkede şair ustaları bir tane olur mu hiç? Olmaz tabi… Sezai Karakoç * Yunus Emre * Mevlânâ Celâleddîn Rûmî * Fuzûlî * Nâbî * Nâzım Hikmet * Necip Fazıl Kısakürek * Yahya Kemal Beyatlı * Cahit Sıtkı Tarancı * Orhan Veli Kanık Ve * Sezai Karakoç Sadece bazıları, daha niceleri… Kitaba gelince ; Alınyazısı Saati - Şiirler IX Sezai Karakoç, şiirlerinde karanlık ve yıkımı anlatıyor, müslümanlara yapılan eziyetleri anlatıyor. Fakat hiç bir zaman umudunu kaybetmiyor . Çözümünü sunuyor bizlere… Birlik, beraberlik , dayanışma … Çöküş varsa yeniden diriliş de var… Yine şiddetle tavsiye edilir . Tavsiye edip başkasının faydalanmasını sağlayan herkese teşekkür edilir efendim :)
1000Kitap
Alınyazısı Saati - Şiirler IXSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20181,170 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 18:05
Kitaptaki Ezansız Semtler pasajı bir harikaydı. Kitabı tamamen okumayacak olanlar sadece bu birkaç sayfayı okusalar dahi yeter. Ayrıca kitabı okurken Kendi Gök Kubbemiz'i baştan sona gözden geçirmek istedim. İstanbul'u görmeden önce okuduğum satırlar gördükten sonraki bana nasıl tesir edecek merak ediyorum. Yahya Kemal Beyatlı
Edebiyat
Aziz İstanbulYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları · 2025916 okunma
“Dokunmadan” Üzerine
10/10
·352 syf.··
2026 7. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 13:26
Dokunmadan: Hayatın Kıyısında Bir Vicdan Yolculuğu (Spoiler İçerir!) Bazı kitaplar olay örgüsüyle, bazıları karakterleriyle, bazılarıysa diliyle hafızamızda yer eder. Yazarla tanışma kitabım olan “Dokunmadan” benim için üçüncü gruba giriyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda en çok kalan şey ne Adalet’in yolculuğu ne de romanın sürprizleri oldu; zihnimde en çok yer eden şey, yazarın kelimelerle kurduğu dünyaydı. Kahramanımız Adalet, henüz yirmi dokuz yaşında olmasına rağmen ölüm döşeğinde karşımıza çıkıyor. Hastane odasında ölümü beklerken hayatını sorguluyor ve kendine çok temel bir soru soruyor: “İlk gerçek günahım neydi?” Bu soru onu çocukluğuna, vicdanının en karanlık köşelerine ve yıllardır taşıdığı suçluluk duygusuna götürüyor. Adalet’in en belirgin özelliği, hayatı boyunca yakasını bırakmayan suçluluk hissi. Yaptıkları için, yapmadıkları için, düşündükleri için hatta bazen yalnızca var olduğu için suçluluk duyuyor. Bu nedenle roman sadece bir geçmişe dönüş hikâyesi değil; aynı zamanda vicdanın insan hayatını nasıl şekillendirebildiğinin de hikâyesi. Kitabın en etkileyici bölümlerinden biri hiç şüphesiz ölümle yüzleştiği ilk sayfalar. Adalet şöyle diyor: “Ölecektim. Öyle yaşlanıp elden ayaktan kesilince değil üstelik, bugün yarın. Belki yeni bir mevsim göremeden, tek bir yeşil erik daha yiyemeden, kıymetli defterimin sonuna gelemeden… Her an kapımı çalmasından çekindiğim arsız bir misafiri bekler gibi hazır olacaktım ölüm hazretlerinin teşrifine. İçimden bir ses, ‘Buraya kadarmış Adalet,’ diye fısılyordu. Ürperiyordum.” (syf: 8) Bu satırlarda beni etkileyen şey ölüm korkusundan çok, insanın yaşayamayacaklarını düşünmesi oldu. Yeni bir mevsim görememek… Bir daha erik yiyememek… Kıymetini çoğu zaman fark etmediğimiz sıradan güzelliklerin ölüm karşısında
Roman
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,6bin okunma
3/10
·88 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 18:13
Eski Şiirin Rüzgârıyle, Yahya Kemal’in klasik tarzda yazdığı şiirlerinden oluşur. Eser, 6 bölümden meydana gelir. Birinci bölüm “Selimname”dir. Terkib-i bend şeklindeki manzume Yavuz Sultan Selim’i anlatır. İkinci bölüm “Gazeller”dir ve geleneğe bağlı olarak gazeller kafiye harfine göre sıralanmıştır. Üçüncü bölüm “Musammatlar”dır. Dördüncü bölümde “Şarkılar” bulunmaktadır. Şairimiz için otobiyografik özellik taşıyan “İthaf” şiirine, “Hasan Rıza’ya Sesleniş” de eklenerek müstakil bir bölüm ayrılmıştır. Son bölüm “Kıt’alar-Beyitler”dir. Yahya Kemal, bir anlamda geçmiş yüzyılların diliyle geçmişi günümüze taşırken bir anlamda da bizim geçmişi içimizde yaşatabileceğimizi göstermiştir. Unutmamak gerekir ki bu şiirlerinde şair, klasik şiirin şekil özelliklerini korumakla beraber muhteva, mazmunlar vb. bakımlardan eski şiiri tekrarlamaz. Onun gazellerinde eski dönem şairlerimizin gazellerindeki pek çok unsur artık yoktur. Yeni unsurlar, yeni anlayışlar vardır. Meselâ Lâle Devri gazellerinde anlattığı güzel/kadın, klasik şairin anlattığı güzelden bir hayli farklıdır. Ahmet Hamdi Tanpınar’a göre “O, sadece yeni dili bulmamış, eski dili de ayıklamış, basit hayallerin zaruriyetiyle nesre kaçan unsurlarını ve Türkçenin bünyesine uymayan, asırlık yürüyüşünde dil zevkinin kabul etmediği lügat ve deyişleri atmış, sadece zevkiyle, hatta bir çeşit dokunma, yani derinden gelen hisle eski Türkçeyi temizlemiştir.”
Eski Şiirin RüzgârıyleYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları · 2022602 okunma