Daha faziletli olan kıyam mıdır secde mi?
“Namazın en fazîletli yönü kıyamda uzun süre durup Kur’an okumaktır.” * Çünkü kıyâmın zikri Kur’an okumak; secdenin zikri ise sübhânallâh demektir. Kur’an okumak, tesbîhten daha fazîletlidir. Buna göre Kur’ân-ı Kerîm’in uzun uzun okunduğu yer daha fazîletlidir. (Bazı âlimler ise, “Kulun Rabbine en yakın olduğu hâl, secde hâlidir.”** hadis-i şerifini delil göstererek secdenin daha fazîletli olduğunu söylemişlerdir.)
*Müslim, Musafirin, 164, 165; ** Müslim, Salat, 215
40) İyi Arkadaşlık (Suhbetu't-tayyibe) İnsan bu menzilde iyi arkadaşlığın ne olduğunu öğrenir. Daha önceki tecrübelerinden arkadaşlık yapması gerektiğini ve yapması gereken arkadaşlığın temiz, iyi arkadaşlık olduğunu anlamıştır. Hz. Peygamber (sav) şöyle der: "Kişi dostunun dini üzerine haşredilir. Herkes kiminle dost olduğuna dikkat etsin!" Sûfîlerden biri şöyle demiştir: Arkadaşlık için yeğle itaatkâr insanı Unutma ki çeker bir tabiat diğer tabiatı Bir sûfî şöyle demiştir: "Allah'a yemin olsun ki, kurtulan kişi kurtulmuş olanla arkadaşlık edenlerdir. Hüsrana uğrayanlar da hüsrana uğrayanlara arkadaşlık edenlerdir." Başka bir sûfî şöyle demiştir: "Arkadaş insanı sürükler götürür." Bu menzilde kişi yükseliş yolunda iyi arkadaşlıkla karşılaşır. Bu hal insana yerleştiğinde onu iyi davranışlara ulaştırır ve bir adımda yirmi dört makam kateder. Bu yükseliş esnasında yoksullara merhamet, latif ses, keder, dimağ ve güzel ahlak menzillerine uğrar. Bunun yanı sıra iyi davranışlar menziline yerleşir. Bu menzil mürşid-i kâmil makamının üzerindedir ve onunla mürşid-i kâmilin makamı arasında zatî itikat makamı bulunur. Burası onları ayıran perdedir. Mürşid-i kâmil onu görür ve kemallerle nitelenmiş olduğu için kendisini sever. Bir adımda bekâbillâh makamına kendisini ulaştırmak için kendisine yönelmesini ister. Ancak bu kul ona lisan-ı hâl veya lisan-ı kâl ile âdeta şöyle der: "Ben senden iki makam üstteyim. Yakin'e ulaştıktan sonra artık sana nasıl inebilirim ki? Ben senden daha büyüklerle arkadaşlık ettiğim halde kendi üzerimde gördüğüm kemalleri senin üzerinde görmüyorum." Bu sözler üzerine mürşid-i kâmil, makamının kendisine kazandırdığı bilgiyle onu mazur görür. Bunun yanı sıra mürşid-i kâmil Allah'ın "Yetkin
Sayfa 70 - ¹Kamer, 54/5. ²Kasas, 28/56. ³Mâide, 5/99. ⁴Bakara, 2/265
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Acı ve ıztırap bir fırtına, bir kıya-met zelzelesi gibi sana doğru gelirken de telâş etme sakın? Şaşkınlık seni senden esirger. Sabırlı ol ki, büyük hikmet gerçekleşsin. Düşman zafer teraneleri ile senin kulaklarını sağır ederken bırak dostlar kalbini incitsin. Bırak, biraz sonra üzerinde halka teşhir edileceğin sehpan sana gösterilirken evlâdın sana âsi olsun. Bırak ki vücudun gibi kalbin de lime lime doğranacak olsun. Bunca saadet sana yetmiyor mu? Yaşadığın şu anda yeryüzünde senin kadar kendine sahip bir insan tanıyor musun? Şu halinde Hakk'a en yakın varlık olduğunu görmen gerekir. Yaşadığın yer vefasız bir menzil değil mi? Menzilden, duraktan sana ne? Sen ondan pek çabuk ayrılacaksın. Yolcu istasyonda uyur mu?
Sayfa 133·Kitabı okudu
İbni Mes'ûd radryallahu anh'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Cehenneme kimin girmeyeceğini veya cehennemin kimi yakmayacağını size haber vereyim mi? Cana yakın olan, herkesle iyi geçinen, yumuşak başlı olup insanlara kolaylık gösteren kimseleri cehennem yakmaz."
Mesele, Tesniyeci tarihçinin, sadece, Yoşiya ile ilgili bir kehaneti öykünün başına ve {bu kehanetin} gerçekleşmesini de sonuna yakın bir yere koymasından ibaret değildir. Tarihçi hem Yahuda hem de İsrail'in Yoşiya'dan önceki bütün krallarını tarih boyunca değerlendirmekte ve her bir kralı iyi veya kötü olarak sınıflandırmaktadır. Kralların çoğu kötüdür; iyiler de mükemmel değildir. Davut bile Bat-Şeva'yla zina yaptığı ve Bat-Şeva'yı kendisine alabilmek için kocasının ölümüne sebep olduğu için eleştirilir. Hizkiya da peygamber Yeşaya tarafından eleştirilir. Tesniyeci tarihin yazarı Yoşiya'yı değerlendirirken yalnızca onun tam anlamıyla iyi bir kral olduğunu belirtir ve açıkça şunu söyler: Ve ondan önce Musa'nın tora'sına uygun olarak onun gibi tüm yüreği, tüm canı ve tüm gücüyle Yahve'ye dönen hiçbir kral çıkmamıştı ve ondan sonra da onun gibisi çıkmadı.
Sayfa 144
1000Kitap
Ayakkabının bütün giyim kuşam eşyası gibi, sahibinin karakteri ile yakın alakası vardır. Renginden, biçiminden, süsünden onları taşıyan ayaklara hükmeden kafanın hüviyeti hakikate yakın anlaşılabilir."
Reşat Ekrem Koçu/ İstanbul Ansiklopedisi/ Ayakkabı·Kitabı okuyor