Batı buhranını derinlemesine inceleyen İngiliz tarihçi Arnold Toynbee‘nin tesbiti: “İstikbâl İslâm'ındır. Denenmemiş bir o kaldı!”
Bu sözün ışığında, Salih Mirzabeyoğlu‘nun 1983 tarihli eseri: “İstikbâl İslâmındır – Denenmemiş Tek Nizâm“… Bu söz, açıkça, Müslüman olan Batılıları ve onların hayattan beklentilerini çağrıştırıyor, eser de zaten bu konuyu ele alıyor.
Eserin hikâyesi, 1983 yılında Üstad Necib Fazıl‘ın Salih Mirzabeyoğlu‘ndan böyle bir eser istemesiyle başlıyor. Üstad o yıl Tercüman gazetesinde Ramazan sayfasını hazırlayacak… Tabiî, bugünküler gibi uyduruk kaydırık bir sayfa olmayacak. Fikir dolu, mesele dolu bir sayfa… İslâm denince, sadece basit insanın anladığı bazı dinî meseleleri anlar insanlar. O da vardır ama, İslâm “Çağlarüstü Mutlak Fikir“; o, en basit insan ile en derin insanı bir arada tutan, bütün insanlara hitab eden tek nizâm…
Felsefe bunu yapamamıştır. O sadece yarım entellektüele hitab edebilmiş, büyük yığınları kucaklayamamıştır. Büyük yığınları harekete getiren ideolojiler de, hayatı kısmî gerçeklerde özetlemiş, onu bütünüyle anlamlandıramamıştır. Bugün görüyoruz, bazı kısmî gerçekler etrafında dolanan, bütün bir hayatı kuşatıcı olmayan, sadece belli bir dönemi veya belli bir alanı açıklamaya yarayan, bütünlükten haber vermeyen bir takım sistemler veya sistem girişimleri…