Puan vermedi·88 syf.··
2026 13. kitabı
Gelelim harikulade bir öykü kitabına. Kitap 12 öyküden oluşuyor. Acıyı, kaygıyı, haksızlığı, savaşı, yoksulluğu; tüm bunlara rağmen insanın hayat yolculuğunda ihtiyacı olan anlayışı, sevgiyi, birlik/beraberlik ve de olmazsa olmaz aşkı ele alan hikayeler. Okurunu sorgulatan satırları var. Günümüz yaşamından uzak değil, aksine içimizden geçen konular. Bunun yanı sıra dillere ve edebiyata pelesenk olmuş, okumaktan yorulduğumuz, birbirinin tekrarı olan öyküler gibi değil. Anlıyorum ki yazarımız biraz durmuş, düşünmüş; hikayelerinin kurgusunu çok güzel örmüş. En son Stefan Zweig’ın Korku kitabında böyle hissetmiştim. Zweig, korku kitabında heyecan ve aldatma hikayesinin psikolojik gerilimini öyle güzel vermiş ki, bırakın magazini, çevremizden dahi duyabileceğimiz bir aldatma hikayesini tansiyonu yüksek bir şekilde okuyucusuna sunuyor. Okuyucu da kah endişe ediyor, kah kızıyor; bazen de üzülerek hikayeye eşlik ediyor. Bu kitapta da yazarımız, atalarımızdan, komşularımızdan duyabileceğimiz savaş sonrası yaşam, kaygı, yoksulluk, umut, aşk gibi konuları işlemiş ama bir başka bakmamızı sağlamış. Bazı öykülerde içiniz sıkışırken bazı öykülerde hüzünlü bir kahkaha atabiliyorsunuz. Derdi ve hissi yoğun olan ama okuyucusunu da yormayan harika öyküler var bu kitapta. Biraz hüzünle, biraz kederle ve azıcık da tebessümle okudum hikayeleri. Öykü severlerin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyor, yazarımızın emeğini, yüreğini kutluyorum. Güneş bazen görünür, bazen kaybolur ama ilham perilerine zeval gelmesin dilerim sevgili zabel_ylmz
Edebiyat
Güneşsiz Diyarlar MakamıZabel Yılmaz · Vacilando Kitap · 20266 okunma
Puan vermedi·105 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:00
Balou sıradağlarında aşırı sıcaklardan dolayı kuraklık dönemi başlar. Bu da beraberinde kıtlık sorununu getirir. Küçük bir köyde bir arada yaşayan bu insanlar kıtlık sorunu ve susuzluk yüzünden yaşadıkları yeri terk etmeye ve hayatta kalabilmek için başka yerlere göç etmeye başlarlar. Geriye sadece yaşlı bir adam ve kör köpeği kalır. Adam yaşadığı yeri terk etse bile fazla bir ömrü kalmadığını bildiği için kör köpeğiyle hayata tutunma mücadelesi verir. Onların yaşam mücadelesi vermesinin sebebi de elinde kalan son mısır fidesidir. Bu mısırı yetiştirip köylülerin tekrar dönmesini sağlamak ve kıtlık sorununu gidermektir. Yaşlı adam bu amaç uğruna çok zorlu mücadele verir karşısına bir sürü olumsuzluk çıkar. Kitapta yaşlı adam ve köpeğin dostluğu çok güzel anlatılmıştı. Çaresizlik, mücadele, sadakat ve kederi yoğun bir şekilde hissedeceksiniz. 105 sayfadan oluşan kısa bir kitaptı. Keyifli okumalarr
Günler Aylar YıllarYan Lianke · Jaguar Kitap · 20206,9bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dolu Dolu Bir Yaşamın Anahtarı..
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 09:50
İlber Ortaylı'nın Bir Ömür Nasıl Yaşanır? adlı kitabını okurken kendimi yalnızca bir kitap okuyormuş gibi değil, hayat tecrübelerini paylaşan bilge bir insanı dinliyormuş gibi hissettim. Yazar, yaşamın farklı alanlarına dair görüşlerini sade ve samimi bir dille aktarırken okuyucuyu düşünmeye ve kendini geliştirmeye teşvik ediyor. Kitapta eğitim, yabancı dil öğrenimi, seyahat, tarih, kültür ve insan ilişkileri gibi birçok konu ele alınıyor. Özellikle gençlere yönelik tavsiyeler, geleceğe daha bilinçli bakabilmek açısından oldukça değerli. İlber Ortaylı, iyi bir hayatın ancak merak ederek, öğrenerek ve dünyayı tanıyarak yaşanabileceğini vurguluyor... Bu kitabı okurken en çok dikkatimi çeken nokta, yazarın okuyucuya hazır reçeteler sunmak yerine düşünme alışkanlığı kazandırmaya çalışması oldu. Her bölümde kendi hayatımı ve alışkanlıklarımı sorgulama fırsatı buldum. Eğer siz de hayata farklı bir pencereden bakmak, kültürel birikiminizi artırmak ve geleceğinizi daha bilinçli şekillendirmek istiyorsanız bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Bir Ömür Nasıl Yaşanır? yalnızca okunup bitirilecek bir eser değil, zaman zaman tekrar dönüp bakılabilecek değerli bir yaşam rehberidir.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,3bin okunma
Yalnızlık
Puan vermedi·75 syf.··
2026 40. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 09:44
Peter Handke'nin Mutsuzluğa Doyum'u, yalnızca bir annenin yaşam öyküsü değil; insanın fark edilmeden nasıl silinebileceğinin acı bir anlatısıdır. Çocuklukla başlayan, gençlikte daralan ve yetişkinlikte ev işleri, sorumluluklar ve toplumsal roller arasında sıkışan bir hayatın sessiz çığlığıdır bu. Kitap boyunca anne, bir insan olarak değil; sürekli çalışan, üreten ve katlanan bir makine gibi görülür. Oysa insan yalnızca nefes alıp vererek yaşamaz; anlaşılmaya, görülmeye, sevilmeye ve kendi varlığını hissedebilmeye ihtiyaç duyar. Günler birbirinin aynısına dönüşürken, yaşam da yavaş yavaş anlamını kaybeder. Herkes onun yaptıklarını görür, ama kimse içindeki yalnızlığı göremez. Kitaplar sayesinde ilk kez kendini keşfetmeye başlayan bu kadın, başkalarının hikâyelerinde kendi hayatını bulur. Ancak bu fark ediş aynı zamanda gecikmiş bir uyanıştır; çünkü karşısında artık yaşanmamış yılların ve kaçırılmış ihtimallerin ağırlığı vardır. Handke'nin anlattığı trajedi, bir insanın ölümü değil; ölmeden çok önce görünmez hâle gelişidir. İntihar ise ani bir karar değil, sevgisizliğin, anlaşılmamışlığın ve yıllarca taşınan görünmez yüklerin son noktasıdır. Bu yüzden kitap bittiğinde geriye bir ölüm hikâyesi değil, yaşayamamış bir hayatın derin hüznü kalır.
İnsan ve Duygular
Mutsuzluğa DoyumPeter Handke · Ada Yayınları · 1985435 okunma
Mahur Beste: Bir Medeniyetin Sessiz Vedası
5/10
·160 syf.··
2011 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2011 00:00
Yazarın doğum günü olması sebebiyle yıllar önceki incelememi buraya taşımak istedim. Bazı kitaplar bittiğinde geriye olaylar kalır, bazılarıysa yalnızca hisler bırakır. Mahur Beste benim için ikinci gruba giren romanlardan biri oldu. Sayfalarını çevirdikçe bir hikâyeyi takip etmekten çok, değişen bir dünyanın sessizce dağılışına tanıklık ettiğimi hissettim. Ahmet Hamdi Tanpınar bu romanda okuru büyük olayların peşinden sürüklemiyor; aksine zamanın, hatıraların ve değişimin insan ruhunda açtığı izleri göstermeyi tercih ediyor. Belki de bu yüzden Mahur Beste, ilk bakışta sakin görünen ama üzerine düşündükçe derinleşen romanlardan biri. Roman, Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'in ilk yıllarına uzanan bir zaman diliminde geçiyor. Ancak bu dönem, tarih kitaplarında alışık olduğumuz büyük olaylarla değil; insanların hayatındaki küçük kırılmalar, aile ilişkileri ve değişen yaşam biçimleri üzerinden anlatılıyor. Tanpınar, bir medeniyetin dönüşümünü meydanlarda değil, evlerin içinde, sohbetlerde ve insanların iç seslerinde görünür kılıyor. Romanın merkezindeki Behçet Bey, Tanpınar'ın en etkileyici karakterlerinden biri. İlk bakışta kararsız, içine kapanık ve hayata tutunmakta zorlanan bir insan gibi görünse de zamanla onun yalnızca bireysel bir karakter olmadığını fark ediyoruz. Behçet Bey, eski ile yeni arasında sıkışmış bir toplumun sembolü hâline geliyor. Geçmişe ait değerlerle yetişmiş ama geleceğin gerçekliğiyle yüzleşmek zorunda kalmış bir kuşağın sessiz temsilcisi gibi. Roman boyunca karşılaştığımız diğer karakterler de keskin çizgilerle çizilmiş kahramanlar değil. Hepsi kendi kırgınlıklarını, özlemlerini ve hayal kırıklıklarını taşıyan insanlar. Tanpınar'ın en güçlü yanlarından biri de burada ortaya çıkıyor. Karakterlerini yargılamıyor; onları bütün çelişkileriyle
Mahur BesteAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20198,3bin okunma
"Hadi Tina, eve dön artık..."
8/10
·150 syf.··
2026 77. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 09:36
"İnsan aşık olduğunu nasıl anlar ?..." “..Ben nasıl anladım söyleyeyim mi sana? Bir gün fark ettim ki her sabah gözümü açar açmaz aklıma gelen ilk şey Kaveh olmuş. Sabahları gözünü açınca birinin varlığına şükran duymak yaşam sevinci veriyormuşsa meğer..” "Allah hiç kimseleri boşuna denk düşürmez, koca dünyada iki insan rast gelip de bunca âşık olabiliyorsa birbirine, hele ki bambaşka diyarlardan iki kişi, mutlaka bir sözü vardır Rabbimin sana bana, duymasını, dinlemesini bilene..." 2020 DUYGU ASENA ROMAN ÖDÜLLÜ Irmak Zileli kaleminden Son Bakış kitabında genç bir kadının ölüme giderkenki son birkaç dakikasından hareketle, geriye doğru hayatlar ve kuşaklar boyunca aktarılan bakışların izini sürüyor. Aynı zamanda insanın hayata, geçmişe, kendi varlığına ya da yokluğuna yönelen bir bakış bu ... "Anahtarı soktuğumuz deliğin bir adının da yuva olması ne tuhaf. İnsan kendi yuvasına girebilmek için anahtarını yuvaya sokup yavaşça döndürebilmeli. Benim anahtarımın yuvası öyle uzakta ki. O yüzden meğer anahtar yuvaya uymadı deda..." (Gürcü dilinde: anne) Yabancılığın ve dilsizliğin nasıl bir şey olduğunu anlamanın ve anlatabilmenin yolunu arayan bir roman. Sevgilisini yitirmiş, Türkiye’ye kaçak yollardan girmiş genç bir kadın göçmenin son bakışına kilitlenirken satırlarda da kadının yürekleri sızlatan iç sesini okurken belki de haklı isyanına altı çizili satırlarla küçük küçük bizden notlarla eşlik ediyoruz. "...sevdiklerine bakarken hiçbir zaman unutma küçüğüm, bu son bakışın olabilir." Zaman o son bakıştan geriye doğru akıyor bu sefer. Nefesleri tutup kurtulmasını beklerken annesine ninesine seslenişleri etkiliyor bizleri... "...Giderken bu dünyadan yaşarken ki gibi yük hissetmemeli insan kendini. Yaşarken olur anlarım da belki, ölürken hiç değilse biraz rahat
1000Kitap
Son BakışIrmak Zileli · Everest Yayınları · 2026801 okunma