Aydın Boysan

Aydın Boysan

Yazar
7.8/10
145 Kişi
·
446
Okunma
·
54
Beğeni
·
7bin
Gösterim
Adı:
Aydın Boysan
Unvan:
Türk Mimar ve Gazeteci
Doğum:
İstanbul, 17 Haziran 1921
Ölüm:
İstanbul, 5 Ocak 2018
Aydın Boysan (d. 17 Haziran 1921, İstanbul), Türk mimar ve gazeteci.
Öğretmen Nevreste Hanım ile muhasebeci Esat Boysan'ın çocuğu olarak dünyaya geldi. 1939 yılında Pertevniyal Lisesi'ni, 1945'te İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitirdi. Mesleğini 1999'a kadar ara vermeden sürdürdü. Türkiye Mimarlar Odası'nın kurucuları arasında yer aldı; yönetim kurulu üyesi, ilk genel sekreteri ve İstanbul şube başkanı oldu. 1957-1972 yıllarında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde ders verdi. Ulusal ve uluslararası mimarlık yarışmalarında ödüller kazandı. Kendi kitaplarını basmak için Bas Yayınları'nı kurdu (1984-1993). Aralıksız olarak on yıl Hürriyet ve üç yıl Akşam gazetelerinde köşe yazıları yazdı.

Aydın Boysan, oyuncu Haldun Boysan'ın babasıdır.
Kitap insanlığın kağıt üzerindeki belleğidir.
Kitap sonsuza kadar ihanet etmeyen bir dosttur.
"Kitabı ilk kez okurken bir dost tanırsın. İkinci okuyuşunda eski bir dosta rastlarsın."
“Bir doğu ülkesi... O ülkenin bir vatandaşı, başkentinin havaalanında, polis kontrolünden geçiyor. Polis, önündeki bavulun sahibine soruyor:
-‘Bunun içinde ne var?
Adam:
-‘Demokratik yaşamımızın tarihi!’
Polis işkillenip bavulu açınca, hayretle bağırıyor:
-‘Bunun içi hıyar dolu!..’
Adam:
-‘Yalan mı söylemişim?..’”
“İngilizlerin ünlü başbakanlarından Churchill’e politikaya neden atıldığı sorulduğunda verdiği yanıt tek sözcüktür:

-Eşekliğimden!..

-Öyleyse şimdi neden çekilmiyorsunuz?

-Söyledim ya eşekliğimden diye... İnadımdan çekilmiyorum...”
“Siz dünyanın büyük piyanisti Paderewski, müzik sanatını terk ederek sıradan bir başbakan oldunuz demek!.. Ne düşüş bu Tanrım!..”
“Bir erkeğin ömründe üzüntü yaratan iki çok önemli olay vardır:
Birincisi, karısına sadık kalmak ister, beceremez. İkincisi daha ağırdır: Karısına sadık kalmak istemez, yine beceremez...”
192 syf.
·23 günde·6/10
Maksimum üçer sayfalık kısa denemelerden oluşan kitap, yazarın samimi konuşmaları ile renklenmiş.

Kitabın ilk sayfalarında yazar, konudan konuya atlayacağını belirtiyor. İlerleyen sayfalarda durumun söylediği gibi olduğunu farkediyorsunuz.



Düş'ün gücünün hayli zengin olduğunu düşündüğüm Aydın Boysan'ın sözlerinden sevdiklerim oldu fakat içten yorum yapmam gerekirse, yazarın düşünce zenginliğinin yansımalarını okumak, bazen bir hayli zordu.

Son olarak özetle: Onayladığım, severek okuduğum akıcı fıkraların, düşüncelerin  yanısıra birkaç tane onaylamadığım ve rahatsız edici bulduğum anlatılar da mevcuttu. :(( hatta yine üzülerek söylüyorum ki yazarına büyük saygım olmasa kitabı okumaya devam etmezdim.. Yine de karar sizin. Keyifli okumalar dileriim.
210 syf.
·12 günde·7/10
belki okuduğum son kitabıydı, belkide okuyacaklarımdan bir tanesi daha. Okurken sadece ondan cümleler değil bir çok farklı alanda birçok kişiden duyabileceğiniz sözlerle dolu. Okurken sözleri not aldım ve aklımın bir köşesinde sakladım.
296 syf.
·5 günde·9/10
Ne yazık ki geçen ocak aramızdan ayrılan Aydın Boysan'ın kitaplarını yeni alma fırsatım oldu ve Paldır Güldür okuduğum ilk kitabı. Bu kitabı seçme nedenim içinde mizahi söyleşileri olduğundan sıkılacağımı düşünmememdi ve bu konuda yanılmadım da. İçinde mizaha dair gerçekten çok yararlı ve güzel söyleşiler vardı.
675 syf.
·8/10
Aydın Boysan ömür boyu dünyadaki 5 kıtada çok sayıda şehir gezmiş, bu alanda kaliteli incelemelerde ve benzetmelerde bulunan kaliteli vizyon sahibi yazarlarımızdan. Acele Etme Çabuk Ol derken aslında tüm hayatını baştan başa anlatıyor ama anlatırken de toplumsal anlamda gerçeklikleri ayna görevinde yansıtıyor. Demokrasi bizim tarzımızda kaldıkça uygarlığın garantisi olamıyor. Insancıl gerçekler binlerce yıldır hiç değişmiyor. Örneğin :uçağa binen politikacının kafası, eşeğe binen politikacıdan daha hızlı çalışmıyor. Toplumu tehlikeye düşürecek en önemli şey gevşemelerin başında aydın kişilerin umursamazlığı gelir. Aklını rölantiye çıkarmayan bilge olamaz sonuçta. Anlatılanların hepsi sanki bir düşünce pazarı gibi!... Hepsini unutup kaçıp gitmeli mi?... Yoksa bir kere daha okuyup düşünmeli mi?
215 syf.
·4 günde·Beğendi
Türkiye'nin sahip olduğu ender, önemli ve sayılı gerçek aydınlarından biriydi Aydın Boysan.
MSÜ Yüksek Mimarlık bölümünden 1945'te mezun olan Boysan uzun yıllar serbest mimarlık, gazetelerde köşe yazarlığı, çok sayıda inceleme ve dünya gezileri izlenimlerini içeren dizi yazıları ve kitaplar yazdı. Çok yönlü ve renkli kişiliği ile bilinen Aydın Boysan'ı çoğu kişi rakı muhabbetleri ve mizahi yanıyla hatırlayacaktır mutlaka.

Neşeye Şarkı'yı okurken adeta Aydın Boysan'la bir masada muhabbet ediyormuş gibi hissediyorsunuz kendinizi. Kitapta pek çok başlık altında deneme ve anı türünde yazılar mevcut. Yazılar Boysan'ın mizahi diliyle yazılmış olmalarının yanı sıra , pek çok keyifli anekdot ve fıkrayla da desteklenerek oldukca keyifli bir okuma deneyimi sunuyor. Kitabın içinde Semih Poroy'a ait çok güzel çizimlerde mevcut.

"Mizah sevgisi ciddiyet eksikliği değildir. Aksine, mizahı ciddiye alan, hayatı ciddiye alıyor demektir." diyen Aydın Boysan mizah yoluyla toplumun sosyal eleştirisini yaparken hem güldürüyor, hem de düşündürüyor kitapta yer alan yazılarında.

5 Ocak 2018 yılında kaybettiğimiz Aydın Boysan'ı saygıyla anarken kitaptan bir fıkra ile neşelenelim biraz

Adamın biri, bütün ömrünce iyilik etmiş, bütün zamanlarını dua ile geçirmiş, tek ümidi de öbür dünyada melek olmakmış... O da ölmüş. Onu da Sen Piyer karşılamış. Defterini incelemiş ve aralarında şu konuşma geçmiş : "Oğlum, sen bir bardak bira da mı içmedin?"
" Bir damla içki almadım muhterem peder."
"Peki evladım, hiç ucuz bahsede mi tutuşmadın?"
"Hayır muhterem peder."
"Peki hani kadın falan?"
"Ömrümce yanlarına yaklaşmadım muhterem peder."
Bu konuşmadan sonra Sen Piyer, adama kanat takmaları emrini vermiş... Adam da ümitle sormuş:
"Melek mi oluyorum, muhterem peder?"
Sen Piyer:
"Hayır, kaz oluyorsun."


Sağlıklı günlerde keyifle okuyunuz.
239 syf.
·Beğendi·9/10
Bu kitabı da siteye ben ekletmiştim bari inceleme de yazayım. Aydın Boysan'ın gezi ve anılarını içeren, okuması keyifli ve bir çok güzel bilgi içeren sevdiğim bir kitap. Mutlaka tavsiye ediyorum.
675 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Toplam 225 sayfa. Pek aradığım gibi çıkmadı. Bir Hıfzı Topuz kitapları tadını bulmak zor. Her neyse Aydın Boysan ın da bir kitabını okumuş olduk. :))
210 syf.
·2784 günde·Puan vermedi
Ne keyifli özetler rahmetli Boysan: şakadan anlamak, akıllı olmanın işaretlerinden biridir. Şakadan anlamaz olduğu düşünülen birisi, aklını kullanmadığı için anlamamıştır... Ya da yok olduğu için kullanmamıştır.
332 syf.
·Beğendi·10/10
Öyle güzel akıyor ki kitap Aydın Boysan'la rakı masanındaymışsınız gibi. Bilim kurgunun en neşeli hali. Bir solukta okunuyor. Benim için tam bir sürpriz olmuştu bu kitap
194 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
"Yaşam oyunumu, uzun sayılabilir ömrüm boyunca hemşehrisi olduğum, İstanbul sahnesinde oynadım. Arada dünyanın başka şehirlerinde konuk oyuncu olmuşsam da, benim “kadrolu oyuncu”su olduğum asıl sahne, İstanbul oldu."
diyen Aydın Boysan çocukluğundan beri İstanbul'un hem yaşantısını hem de şehrin geçirdiği değişiklikleri yalın bir dille anlatıyor.
Kitabın ana fikri niteliğindeki satırları sanırım şöyle:
"Yaşama biçimleri ve mekânları, uzun yıllarda kuşakların birbiri üstüne koyarak biriktirdiği, bir toplum kültürü biçimi oluşturuyordu. Sürekliliği olan kuşaklar, sürekliliği olan mekânlarda, kendilerine özgü bir yaşama biçemi (üslubu) oluşturuyordu. Mekânlarda, toplumda ve yaşamda süreklilik vardı. Zaman değişiyor, süreklilik bozulmuyordu."
İstanbul'da bu sürekliliğin bozulması yapılan en büyük kötülük olduğu düşüncesiyle şu satırları da ekliyor:
"son 50 yılda İstanbul'da iyi olan yenilikler de yapıldı. Ancak şehrin yabansı biçimde azgın büyümesine, göz yumuldu. Nüfus mozaiğinin değişmesi, rengini yitirmesi kundaklandı...
6-7 Eylül olaylarında olduğu gibi. İstanbul'a “sureti haktan görünen” öyle belediye başkanları geldi ki, Anadolu'dan gelen kendi hemşehrilerinin gecekondularına göz yumdu. Boğaziçi'nde Anadoluhisarı doğusundaki akla-vicdana-zevke sığmaz, ruhsatlı konut fışkırmaları gerçekleşti. Bu oluşum, birbirine yakın kocaman bina kitleleriyle zevk ve akıl dışı gelişmelerin taçlanmasıydı."
Anıları ile önemli bilgiler aktaran Aydın Boysanı saygı ile anıyor ve bu kitabı meraklısına hararetle tavsiye ediyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Aydın Boysan
Unvan:
Türk Mimar ve Gazeteci
Doğum:
İstanbul, 17 Haziran 1921
Ölüm:
İstanbul, 5 Ocak 2018
Aydın Boysan (d. 17 Haziran 1921, İstanbul), Türk mimar ve gazeteci.
Öğretmen Nevreste Hanım ile muhasebeci Esat Boysan'ın çocuğu olarak dünyaya geldi. 1939 yılında Pertevniyal Lisesi'ni, 1945'te İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitirdi. Mesleğini 1999'a kadar ara vermeden sürdürdü. Türkiye Mimarlar Odası'nın kurucuları arasında yer aldı; yönetim kurulu üyesi, ilk genel sekreteri ve İstanbul şube başkanı oldu. 1957-1972 yıllarında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde ders verdi. Ulusal ve uluslararası mimarlık yarışmalarında ödüller kazandı. Kendi kitaplarını basmak için Bas Yayınları'nı kurdu (1984-1993). Aralıksız olarak on yıl Hürriyet ve üç yıl Akşam gazetelerinde köşe yazıları yazdı.

Aydın Boysan, oyuncu Haldun Boysan'ın babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 54 okur beğendi.
  • 446 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 212 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları