Chimamanda Ngozi Adichie

Chimamanda Ngozi Adichie

Yazar
8.2/10
88 Kişi
·
185
Okunma
·
18
Beğeni
·
1059
Gösterim
Adı:
Chimamanda Ngozi Adichie
Unvan:
Nijeryalı Yazar
Doğum:
Enugu, 1977
Chimamanda Ngozi Adichie 1977’de Nijerya’da doğdu, çocukluğunu bu ülkede geçirdi. Üniversiteye devam etmek için gittiği ABD’de iletişim ve siyasal bilimler diploması aldı. İlk romanı "Mor Amber", 2003’te yayımlandı ve bugüne kadar 28 dile çevrilerek bütün dünyada bestseller listelerinde yer aldı. Orange ve Booker ödüllerine aday gösterilen Adichie, Caine Afrika Edebiyatı Ödülü, İngiliz Uluslar Topluluğu Yazarları En İyi İlk Roman Ödülü ile BBC ve O. Henry öykü ödüllerinin de sahibidir.
Tecavüzden söz ederken "ya benim kızım, karım veya kızlardeşim olsaydı" diyen erkeklerin zihniyetini sorgulasın.
Kadınlarla ancak ilişkiler üzerinden değerlendirdiklerinde empati kurabilen, onları birey olarak göremeyen erkekleri sorgulamayı öğret.
Neden regl konusunda alçak sesle konuşmaya alıştırıldık? Neden utanç duyduk? Doğal bir şeydir regl olmak, kadınlar regl olmasaydı insan türü var olmazdı. Reglin boka benzediğini söylemişti adamın biri. Kutsal bok o zaman demiştim, çünkü regl olmasa sen burada olmazdın.
Erkeklere yaptığımız en kötü şey onlara çocukluklarından itibaren sert biri olmaları gerektiğini hissettirmek. Bir erkek kendini ne kadar sert olmak zorunda hissediyorsa, egosu da o kadar zayıftır.
Çocuklarınıza: Giysilerin ahlak değil, zevk meselesi olduğunu öğretin. “Orospu gibi görünüyorsun” demek yerine, “o elbise sana diğeri kadar yakışmıyor” deyin. Ama asla “ahlaksız” olduğunu söylemeyin, giysilerin ahlakla hiçbir ilgisi yok.
İktidarın erkeklere ait olduğunu düşünmeye koşullandığımız için güçlü bir kadın sapkınlık gibi geliyordu.
Kızları hep birbirlerine rakip görmek üzere eğitiyoruz. Kadınlara ilişkilerinde fedakarlıkta bulunan taraf olmayı öğretiyoruz. Kızlara erkekler gibi cinsel varlıklar olamayacaklarını öğretiyoruz.
Kızları denetliyor kontrol altında tutuyoruz. Kızların bekaretinin sürekli önemli olduğunu söylüyoruz.
Peki ya erkek çocuklarda?
Kadınlığımla saygı görmek istiyorum. Çünkü bunu hak ediyorum. Siyaseti, tarihi seviyorum ve fikirler üzerine iyi bir tartışmadan büyük keyif alıyorum.
Kızlara utancı öğretiyoruz. Bacaklarını kapat. Üstünü ört. Kadın olarak doğdukları için kendilerini sürekli suçlu hissetmelerine neden oluyoruz. Bu yüzden kızlarımız büyüdüklerinde arzularını dile getiremiyorlar. Kendilerini sansürlüyorlar, ne düşündüklerini söyleyemiyorlar. Rol yapmayı bir sanata dönüştürdük adeta.
Oğullarımızın kız arkadaşlarını dinlemekten hiç gocunmuyoruz. Ya kızlarımızın erkek arkadaşları?
Tanrı korusun!
127 syf.
·6/10
hadi başlayalım.

öncelikle yazarın şu cümlesini paylaşarak başlayayım; "evet, günümüzde bir toplumsal cinsiyet sorunu var ve onu çözmeliyiz, daha iyisini yapmalıyız! diyen kişidir feminist. kadın erkek, hepimiz daha iyisini yapmalıyız."

kitap, kız çocukların ayakları yere basan, neyi, nasıl düşünmesi bilmesi gerektiğini bilen, eleştirel ve özgür fikirli yetişkin bir bireye dönüşmesi sürecinde ebeveynlere öğüt içerikli.

hem iyi hem de kötü bir manifesto diyebilirim. çünkü aleni bir bireyselleşmeye övgü söz konusu. ''birey olmak'' liberal bir söylem olduğu gibi, dünyaya hakim olan global sistem içerisinde kadın yeniden üretilmiş ve tüketim araç ve amacı olmuştur. bireyselleşmiş bir kadın özgürlük kavramını kısmen yakalamış olsa da yeni bir köleliğin içinde cebelleşmeye başlamıştır. kültür üretimiyle ''bireye'' kendisine ait olmayan fikirleri benimseterek bilinç altından rızasını alan ve bireyin bunun farkında olmadan yapması bir kenarda dursun, bunu belli koşullanmalarla bilerek yapması büyük bir trajedidir.

kadının özgürleşmesi bireysel değil toplumsal olmalıdır.

manifesto dediğimiz olgu, her dönem içerisinde (belli kalıplar içinde kalsa da) bir düşüncenin yol göstericisi olan yazınsal ürünlerdir. zannımca bu kitap manifesto niteliği taşımıyor.

post modern dönemde kendini yeniden üreten kapitalist sistemin gereksinim duyduğu meta-para dengesinde kadın figürü hem meta hem de para açısından önemli bir noktadadır. bu manifesto da ''birey olun'' diyerek kadını bu yeni dönem köleliğin ellerine teslim etmektedir.

liberal bir söyleme sahip olduğu için feodal ilişkilerin spiritüel kalıntısı olan kimi eril davranış ve yaşayışlara eleştiri getirmesi oldukça nitelikli tarafı. ancak globalleşen ve uluslararası feodal ağalar yaratan ve bu mantığa hitap eden sistem eleştirilmemekte. kadın bireyselleştirilerek bu sistem karşısında kolay lokma haline getirilmemelidir. keza birey olan bir kişinin herhangi bir düzen karşısında ayakta kalabilmesi imkansızdır. ortaçağ feodalizmine teslim oluş da yine pasif bireysellikten doğmuştur. şimdikinin tek farkı aktif birey olunmasının istenmesidir.

kadının toplumsal eşitlik ve sosyal yaşamı noktasında güçlenmesinin yolu erkek cinsinin de bu konuda feminen bir duruşa sahip olması zorunluluğundan geçer.

kadına seçme ve seçilme hakkı, sosyal hayatta var olma ve kendini gerçekleştirme hakkı bireysel olarak değil toplumsal olarak sunulmalıdır. keza daha öncesinde toplum bir araya gelerek bu noktada bir tavır sergilemelidir. ancak toplumsal bir duruşla kadın hakları ve toplumsal kesin eşitlik sağlanabilir.

ülkemizde kadın cinayetlerinin ayyuka çıktığı ve malesef 3. dünya ülkesi konumunda olmamızdan kaynaklı hala kalıntı şeklinde devam eden feodal düşünceler altında kadın olgusu ezilmekte. bu manifesto ise ezilen bir topluma malesef hitap edememektedir. sonuç olarak olumsuz mudur hayır değil. ancak daha iyisi mümkün.
250 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Dünya üzerinde yaşayan her kadının yaşadığı, küçükken öğretilen davranışların aslında ne kadar erkek egemenliğine hizmet ettiğinin yazıya dökülmüş hali. Yazar kız çocuğu dünyaya getiren arkadaşı için bir mektup yazar ve bu mektupta anlatmak istediklerini maddeleştirir. İşte kızınıza aslında varoluşunun sebeplerini, hayatta kendi değerini ve sorumluluklarının erkekler ile eşit olduğunu, oğlunuza ise kadınlar ile aralarında bir fark olmadığını nasıl anlatmanız gerektiğini söylüyor kitap. Her sayfası alıntılanabilecek düzeyde doğru, bizden. Her kadının bu kitabı okumasını isterim. Mutlaka kendine dayatılan davranışlardan ve öğretilenlerden çok şey bulacaklar. Nijerya'da kadın olmak yahut Türkiye'de kadın olmak hatta Amerika'da kadın olmak gerçekten hiçbir fark yok. Harika bir kitaptı. Çocuğunuzu "toplumsal cinsiyet rolleri"'nden sıyırmak istiyorsanız ve nasıl yaparım diye düşünüyorsanız işte rehber burada. Chimamanda Ngozi Adichie harika bir kadın. TEDx konuşmasını da bulursanız izlemenizi tavsiye ederim.
620 syf.
·Puan vermedi
Parca parca karakterler ve onların gözünden nijerya nin 60 li yillardaki iç savaş içerisinde kayboluşu .. biafra özgürlük savaşında aşk , sinif farkından siyah beyaz ırkçılığı gölgesinde yaşanan bir tarih bilim ve eğitim savaşı .. iç savasin yok ettiği minik hayatlar , genç beyinler ve yok olan insanlik..
127 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap tek kelime ile nefis tadı damağınızda kalıyor yazarını zaten çok seviyorum lakin konu feminizm olunca seçiciyim fakat bir konu ancak bu kadar yalın ve doğru ifade edilebilirdi kesinlikle tavsiyemdir çocuk yetiştiren tüm ebeveynlere, öğretmenlere ama ilk önce kendini yetiştiren herkes muhakkak okumalı bu konuda bir temel kitap bir başlangıç, meseleye girişi kitabı
637 syf.
·25 günde
SPOILER!!!

There has been admiration for ‘an White American’ and ‘the West’ since the beginning of Americanah. For example, Kosi is light skinned, so people admire her and they ask whether her mother is White. Obinze is uncomfortable with her attitude while Kosi is pleased with their adoration and questions.Nneoma tells Obinze to find a White friend and to tell everyone that he is Obinze’s general manager. Thus, he will be in lucky. Ifemelu’s parents is shocked that her boyfriend is a Black American, because maybe they think that Americans’ skin is white.All these examples relate to admiration for ‘an White American’. Only it is connected with adoration for ‘the West’ that Mrs. Akin-Cole tells Kosi that Kosi sends her child to a French school and Kosi’s child learn a ‘civilized’ language.

The major issues are racism, cultural differences, and effects of a different culture from chapter 37 of Americanah.
In America, being black is a big problem and it is related to racism, because a black person is isolated from the society in every sense. One can’t find a good job. One is humiliated by some. These people think that Black people are responsible from all offenses committed . A poor White man is in better condition that a poor Black one is.

When Ifemelu returns to her hometown, she notices that there are some cultural differences between Africa and America. For example, her friends who live in America speak of the schools they study and where the schools are indirectly. They talk about scientific,artistic and social issues. Contrarily, her friends who live in Africa talk about finding a husband especially a wealthy husband, marriage, money. Moreover, while her African ones aren’t interested in historic buildings, her American ones pay attention to them.

Ifemelu is in Africa like an American person. She uses American words. Her thoughts, attitudes are belong to America.
240 syf.
·Puan vermedi
Nijeryadan;ordan kopmuş yersiz yurtsuz çiçeklerin tutunacak toprak ve sevgiyi yeniden kazanma çabalarından merhaba..
Kitap bir öykü derlemesi ama her öykü kendi içinde sevgisizlik ve bir kaybediş hikayesi barındırıyor..Çünkü her öyküde ait olmakla ya da bağlılıkla alakalı soru işaretleri arttıkça sizi yeni cevaplara yönlendiriyor..herkese iyi okumalar..
127 syf.
·Beğendi·10/10
Adichie 2006 yılında Nijerya'da yayınladığı kitabında, kız çocuklarını yetiştirirken ebeveynlerin dikkat etmesi gerekenleri 15 maddede özetliyor. Bence toplumda yaygın olan feminist algısına karşı, gerçekte feminizmin ne olduğunu çok güzel yansıtan bir kitap. Sadece kız çocuklarınızı yetiştirirken değil, erkek çocuklarınızı yetiştirirken de bunları dikkate alabilirsiniz. Hatta illa bir ebeveyn olmanız gerekmez, kendi yolunuzu da aydınlatacak bir kitap. Okuduğunuza pişman olmayacağınıza eminim...
127 syf.
·1 günde·10/10
Bir arkadaşımın önerisi üzerine büyük bir heyecanla aldım kitabı. Ancak elime ulaştığında kitabın boyutu ve yazıların azlığı beni hayal kırıklığına uğrattı. Boş bir kitap mı acaba derken okumaya başladım ve bir solukta okuyup bitirdim. Tadı hâlâ damağımda.
Her bireyin mutlaka okuması gereken bir eser. Özellikle çalışan kadınların, gençlerin.. Birçok arkadaşıma ve öğrencime hediye etmek için ilk fırsatta tekrar sipariş vereceğim.
Objektif bakabilen , en azından buna açık olan insanların kütüphanesinde mutlaka olmalı. Her sayfada paylaşacak birşeyler buldum. Normalde kitapları asla çizmem ve bundan nefret ederim ancak bu kitabı satır satır çizme isteği duydum ( çizmedim ama not aldım) . Ergenliğe girdiği dönemlerde kızıma ilk önereceğim kitap olacak gibi.
HEPİMİZ DAHA İYİSİNİ YAPMALIYIZ !
127 syf.
·2 günde·Puan vermedi
İnanılmaz güzel yazılmış bir kitap. Kadınların önce kendilerine kıymet vermesi gerekli, kendilerini birey olarak görmeliler. Erkeğin boyunduruğu altında yaşamaya mahkum birer mahluk olarak görmekten kendilerini vazgeçmeleri gerekli. Bu kitabı kadınlardan daha ziyade erkeklerin okuması gerekli diye düşünüyorum hayattaki bazı durumların farkına varmaları için.
127 syf.
·6/10
Bu tür okumalara başlamak için güzel bir eser. Toplum içindeki kadın erkek eşitsizliğini güzel bir biçimde ortaya koyuyor. Kendi kültürlerindeki olaylarla bağlantılı bir şekilde konuyu ele almış. Fakat feminist yaklaşımın karşılaştığı temel problemler bütün kültürlerde ortak olduğu için genel olarak anlatmak istediği ortada. Kitabı yeni bir kız çocuğu olan arkadaşına ithaf ederek yazıyor, çocuğunun nasıl yetiştirilmesi vs. Hakkında. Feminist olguyu daha iyi anlamak için şu kitaplara da bakabilirsiniz; feminizm herkes içindir, feminizmin abc’si.

Yazarın biyografisi

Adı:
Chimamanda Ngozi Adichie
Unvan:
Nijeryalı Yazar
Doğum:
Enugu, 1977
Chimamanda Ngozi Adichie 1977’de Nijerya’da doğdu, çocukluğunu bu ülkede geçirdi. Üniversiteye devam etmek için gittiği ABD’de iletişim ve siyasal bilimler diploması aldı. İlk romanı "Mor Amber", 2003’te yayımlandı ve bugüne kadar 28 dile çevrilerek bütün dünyada bestseller listelerinde yer aldı. Orange ve Booker ödüllerine aday gösterilen Adichie, Caine Afrika Edebiyatı Ödülü, İngiliz Uluslar Topluluğu Yazarları En İyi İlk Roman Ödülü ile BBC ve O. Henry öykü ödüllerinin de sahibidir.

Yazar istatistikleri

  • 18 okur beğendi.
  • 185 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 206 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.