Naomi Novik

Naomi Novik

Yazar
8.0/10
59 Kişi
·
126
Okunma
·
10
Beğeni
·
969
Gösterim
Adı:
Naomi Novik
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New York, Amerika Birleşik Devletleri, 30 Nisan 1973
Naomi Novik (d. 30 Nisan 1973), ABD'li roman yazarı. Temeraire roman serisi içinde yayımlanmış yedi adet romanı ve üç hikayesi bulunmaktadır.Serinin ilk romanı olan Majestelerinin Ejderhası (Birleşik Krallık'ta Temeraire ismiyle çıktı) ile En İyi Roman Hugo Ödülü’ne aday olan Novik aynı zamanda bilim kurgu yazarlığı kariyeri öncesi Neverwinter Nights adlı oyunun tasarımında yer almıştır.
Adalet pahalıdır, dedi Tharkay. O yüzden çok az bulunuyor ve var olan da yeterli parayı ve nüfuzu sağlayabilen küçük bir kesim için ayrılmış.
"Ben daha mantıklı olmak istemiyorum!" diye bağırdım odanın sessizliğini bozarak."Hele de mantıklı olmak, kimseyi
sevemeyeceğim anlamına geliyorsa.İnsandan başka tutunacak ne var ki?"
Hiçbiri dostum olmayan, hatta iyiliğimi bile istemeyen insanların arasında olmak, yalnız kalmaktan bile kötüydü.
Korkuluklar sevdiğimiz birini aldıklarında elimizden gelen tek şey,ölmesi için dua etmekti ve dualarımız umuttan öteye gidemezdi.
Naomi Novik
Sayfa 112 - Pegasus
448 syf.
·Puan vermedi
Dönem dönem, kendi okuma gidişatıma göre, daha yumuşak, daha romantik, tabiri caizdir “uçuş uçuş” kitaplar okumak istiyorum. Geçtiğimiz ayı, içerik olarak yüklüce bir listeyle tamamlayınca, bu ay okumalarıma aynen böyle bir kitapla başlamak istedim. Benim uçuş uçuş dememe takılmayınız, eserin çarşaf çarşaf bir ödül listesi var. Tecrüben ne olursa olsun, edinilen; yazarın ilk eseriyse, referans alabileceğin alanlar sınırlı, o noktada ödüller, arka kapak yazısı, aşina olunan bir başka yazarın, övgü dolu cümlesi, tercihin hususunda etken. Buraya kadar güzelce kendi savunmamı yaptım:) Mızmızlanacağım ya, madem öyle, neden aldın sorusunu direkt savuşturdum.
İlk değineceğim nokta, yanılmamın müsebbibi iç ve arka kapak yazıları. Hele arka kapağı kaleme alanın, kitabı okuduğu hususunda ciddi şüphelerim var. “Güzel ve Çirkin masalının bambaşka, çok daha büyülü ve son derece zengin dünyasına açılan sihirli bir kapı..” o kapıyı ben neden bulamadım peki, hayırdır? Nasıl bir yol üzerinden gidilip böyle bir benzetmeye varılmış olabilir, burada da şato yerine kule olması mıdır? bu benzeştirme gayretine sebep? İç kapak yazar yorumları, daha da tesirli “sıcacık bir battaniye gibi (hadi canım), dokunaklı, yürek burkan (bir de kendimi duygusal zekası kıvrak sanıyorum) vs vs” şimdi bunca olumlu taçlandırma seremonisinin ardından ister istemez beklenti yükseliyor. Alt başlıkları farketmeksizin, fantastik benim okumayı sevdiğim bir tür. Sağını solunu, köşe bucak bildiğim, kaybolma olasılığımın olmadığı bir patika. Kitap özgün mü? Hayır. Tekrara düşmekten kurtulmuş mu? Hayır. Sayfalar dolusu, bıktırıp tüketene kadar tekrarlanan büyü ritüellerine bayıldık mı? :) Evlerden ırak.
Siz de arka kapağa baktığınızda göreceksiniz, içerikte yüzlerce defa bahsi geçen “Galiz Orman” ve büyücüler arasında geçen, duygusal damarını arayıp bulmakta zorlandığım, yazım hatalarından, defalarca elimden bıraktığım eseri, tavsiye listeme almadım. Yine de, ben büyü okumaktan hoşlanırım derseniz, neden olmasın. Yayınevinin tekrar baskıya girecekse, yeni bir redaktöre ihtiyacı var.
Saygılarımla..
400 syf.
·Beğendi·5/10
Anlatımı ve özgün orjinal kurgusu ile tarihi manipüle etmesi gerçekten başarılı. Fantanstik kurguyu severlerin okumasını tavsiye ederim. Okurken karakterlere bağlanacaksınız. Betimlemerin harikalığı ile omanın içindeki masada karakterler ile birlikte yiyip içeceksiniz.
400 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Serinin ilk kitabı, başlarda ejderha isimlerine alışana kadar kitaba dikkatimi vermekte biraz zorlandım ama alıştıktan sonra sürükleyici bir şekilde devam ediyor.

Kısaca konusundan bahsedecek olursam; İngiltere bir Fransa gemisini ele geçirir ve ganimetlerin arasında olan bir ejderha yumurtasının sahibi olurlar. Karaya 2 hafta uzakta oldukları için yumurtanın gemide çatlamak üzere olduğu ve aralarından bir denizcinin ejderhanın binicisi olması gerekmektedir.

Bu kitap ejderhanın türü hakkında bilgi toplamakla, eğitim almasıyla ve Fransa ile aralarında olan savaş için birkaç göreve çıkmasını anlatıyor.

Seri 9 kitaptan oluşuyor ve şuan daha ilk 4 kitabı çevrilmiş.
448 syf.
·8/10
Öncelikle beni en çok sinir eden kısımdan başlamak istiyorum. Kitabın arkasında aynen şu cümle var “ Güzel ve Çirkin masalının bambaşka, çok daha büyülü ve son derece zengin dünyasına açılan sihirli bir kapı...” Bu cümleyi yazan kişi herhalde daha önce bu hikayeyi okumadı, izlemedi hatta çocukken hiç dinlemedi. Bu yüzden sadece kulede yaşayan bir adam ve bir kızı bir araya getirilirse bu masala benzemek için yeterli olacağını düşünmüş. Biraz farklılaştırılmış versiyonu desek bile 50 bilemeniz 60 sayfasının benzediğini kabul edebilirim. Hatta benzerlikler konusunda detay vermem gerekirse; masalımızda bir baba kızını çirkin bir canavara vermek zorunda kalır, kitapta ise Galiz Orman çevresinde yaşayan insanlar her 10 yılda bir onları koruyan ejderhaya bir kız verirler. Daha doğrusu seçebilmesi için kızları yan yana dizeler ve o da beğendiğini alıp kulesine götürür. Ayrıca tasvir edilen göz kenarında bir kaç kırışıklığı saymazsak çok yakışıklı bir vampire benzediğini söyleyebiliriz. Yani öyle ÇİRKİN falan değil, sadece kendini kuleye kapatmış bir büyücü. Hadi yine de dış güzellikten değil kişilerin karakterlerinden yola çıkıldı o yüzden adam çirkin kız güzel dendi diye kabul edelim. Bunun haricinde Güzel ve Çirkin bir aşk masalıdır, kitapta aşk hissettiğim yer bir elin parmağını geçmez. Doğru düzgün yakınlaşma sahnesini geçtim, resmen aşk teması yok gibiydi. Bu konuda ciddi bir hayal kırıklığına uğradım. Bu konunun üstüne konuşmaya devam edebilirim ama yorumum padişah fermanı gibi olsun istemiyorum.

Tabi konuya buradan girince muhtemelen siz kitabı beğenmediğimi düşündünüz. Ama öyle değil, severek okudum. Özellikle kitabın ilk 60 sayfasında falan bol bol sırıttım. Çünkü ikilimizin tanışıp kaynaşma şekilleri eğlenceliydi bence. Ayrıca Güzel ve Çirkin masalına gönderme olarak bir gül sahnesi de vardı, ikilimizi şaşkına çeviren. Hem benzetildiği masal yüzünden hem de bu sahne yüzünden ilerleyen zamanlarda daha çok aşk okuyacağımı düşünmüştüm. Bu beni bir miktar üzse de hikayenin sürükleyiciği sayesinde kitabı elimden bırakmak istemedim. Özellikle okuyanlar ne demek istediğimi anlar hikaye bir yerden sonra hızlı bir tempoya geçiyor ve neredeyse kitabın sonuna kadar birbirini kovalayan olaylar zinciri meydana geliyor. Bu sayede şimdi ne olacak acaba hissi ile sanki akan bir sele kapılmış gibi hızlıca ilerliyorsunuz. Kitabın bu yönünü sevdiğimi söylemeliyim kahramanlar sürekli adrenalin modunda olunca insan sıkılmaya vakit bulamıyor okurken. Ayrıca içinde bir sürü büyü sözcüğü olmasını da sevdim. Yani şu büyüyü yaptım oldu da bitti konseptinden çok bu büyüyü yapmak için şu kelimeyi söylüyorum olayı vardı. Ben böyle olduğunda daha bir seviyorum sanki okumayı.

Karakterlere gelirsem Sarkan’ı sevip sevmediğime tam karar veremiyorum, sevdim gibi ama bir şeyler eksikti. Bence kendisi daha göz alıcı bir şekilde yazılabilirdi. Adamın her büyüğü yaparken o kadar perişan olmaması lazımdı bence. Yani yanında bir yıllık bir büyücü var adam ise en az iki yüz yıldır yaşıyor, ikisinin aynı büyüyü yaparken neredeyse aynı şekilde etkilenmesi biraz garipti. Adam o kadar yıllık kadim büyücü sonuçta başlarda çizilen kudretli tablo o şekilde devam etmeliydi. Belki de o yüzden aşkım, bebeğim moduna geçemedim. Her kitabın gıcık bir karakteri olur; benim için o Solya’ydı. Muhtemelen bir çoğunuz için de odur. Kitabın son 30 sayfasına kadar falan boğazlamak istedim. Ama o ustalıkta bir büyücü ben elimi kaldırmadan beni yere sermiş olurdu muhtemelen. Agniyeşka kesinlikle romanlarda okumayı sevdiğim kadınlardandı; inatçı, cesaretli, tutkulu. Yaptığı büyülerken, kendi büyüsünü keşfetme şeklini izlerken keyif aldım. Kasia ise bir çok yerde bulunmasına rağmen benim nötr kaldığım bir karakterdi. Sevmemem için bir neden yoktu aslında.

Kitabın sonunda ne olacağını tam olarak kestiremesem de böyle bitmesini beklemiyordum. Hatta ben benzer şekilde tasarlanmış ikinci bir kitap görünce serinin henüz çevrilmeyen ikinci bir kitabı olduğunu düşünmüştüm. Ama sanırım o kitap büyü konseptli farklı bir hikayeyi anlatıyor. Eğer kitaptan öyle büyük bir aşk ve güzel çirkin teması beklemeden başlarsanız; Fantastik şeyler okumaktan, özellikle içinde büyü geçen kitaplar okumaktan hoşlanıyorsanız, seveceğinizi düşünüyorum.
448 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
Çocukken bize anlatılan masallar bize ne öğretti, hayatımıza neler kattı? İsterseniz az konuşalım ne dersiniz?
Misal ; neyin ne zaman olacağına,neye döneşeğinin belli olmadığına bu sebebten kendini bırakmaman gerektiğini Sinderalla dan,nasip olacaksa birşeylerin vesile olacağını Pamuk Prensesten,olacaksa güzel bir durum vakti zamanı olduğunu sabır etmemizi Uyuyan Güzel 'den,ne olursa olsun mutluluğunun bizi bulacağını Rapunzel den,güzel bir orman macerasının bile ne gibi talihsizlikler getireceğini Kırmızı Başlıklı Kız dan, son olarak birlikten kuvvet doğarı Hansel ve Gretel den öğrenmedik mi ?
Yani kısaca hayatımıza giren yaşadığımız anda bir şekilde kendine yer eden bir durumun aslında puzzle misali yaşamımızda biri yeri olduğunu öğrendik değil mi?
.
Bu kitap ile şu yukarıda yazdıklarımdan birşeyleri bulacaksınız hatta kitabın büyüsüne öyle kapılacaksınız ki bu kitabın kurgu olduğuna inamayacak gerçek mi yoksa değil mi algısında gidip geleceksiniz.Kısaca masal tadında bir kitap okuyacaksınız..
.
Kitaplarını severek okuduğum kitaplığımda yeri bambaşka olan Sarah Jio dan sonra etkilediğim ve diğer kitaplarınıda hemen okumak istediğim ikinci kadın yazar olarak hafızamda yer aldı diyebilirim Naomi Novik için
.
Kitabın konusundan az bahsetmek gerekirse Akıllı bir kız olan Agniyeşka huzur içinde yaşadığı köyünde kendi halinde olan bir kızdır.Fakat yaşadığı köye yakın olan içinde kötü güçlerin hakim olduğu Galiz Ormanı için korku duyup endişe içindedir.Her on yılda bir gelen köyün bir kızını alıp kendisine hizmet etmesi için seçen Ejderha için arkadaşı Kasia seçeceği düşüncesi onu kahr etmektedir.Fakat olay hiç böyle ilerlemez.
.
443 sayfa sizi asla korkutmasın su gibi akıp gidecek sizi uzun süre büyüsünden çıkarmayacak bir kitap
400 syf.
·3 günde·8/10
Novik'in ejderhaları, türlerine göre değişiklik arzetmekle birlikte, insan zekasına en yakın zekaya sahip hayvanlar. Fantastik kurgu aleminin, zeki, bilge, sihirli ve büyücü ejderha tanımlamasından çok ayrı kalıplara sahip bu ejderhalar. Bunun yanı sıra, var olmamış alemlerdeki ejderhalar sadece fiziki güç değil, manevi kudrete de sahip iken, Novik'in ejderhalarında sadece bazı türler için bu manevi kudretin var olduğunu belirtmek gerekir. Birde ejderhaların bulundukları topluma göre farklı değerlendirildiğini de belirtmek lazım, ancak bu ayrıntıları ikinci kitabın tanıtımına saklıyorum. Birinci kitabın sonunda o kadar dramatik bir noktada kalıyor ki kitap, hemen nefes almadan ikinciye başlamak istiyor insan.
360 syf.
·3/10
Seri güzel gidiyor fakat bu bölümde hiç hoşuma gitmeyen bir durum var. Türk düşmanlığı ve Türk aşağılaması. Tarihi manipüle ederek ejderhaları işleyen yazar bu kitapta Napolyon'a ilk yenilgisini tattıran Türkleri Napolyon yanlısı göstermiştir.

Yine de ikinci kitaptan daha sürükleyici bir devam kitabı olduğunu, maceranın son sürat devam ettiğini es geçmememiz lazım.
448 syf.
·8/10
Fantastik ve masalsı anlatımıyla okunmayı hakeden bir kitap..Yer yer sıkıldığım kısımlar olduysa da değişik konusu ve fantastik unsurlarıyla, kesinlikle ortalama üstü bir eserdi. Özellikle büyü ve büyücü temalı kitapları sevenler bir şans verebilir. İlk defa fantastik okuyacaklar sıkılabilir, bu kitapla başlamasınlar...
400 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
Öylesine kibar anlatımlı bir kitap ki...

İngiliz - Fransız savaşının anlatıldığı ama aynı zamanda fantastik gerçekliğimiz olan ejderhaların iç dünyasının paylaşıldığı, sade ve keyifli bir kitap.

Bakalım serinin ikinci kitabında neler olacak.
450 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Temeraire serisinin ikinci kitabı. İlk kitaba göre daha heyecanlı başlamış olmasına rağmen kitabın uzun bir kısmının okyanus yolculuğunda geçmesinden dolayı daha sakin bir şekilde ilerliyor ama yolculuk boyunca politik olayların ve Temeraire ile ilgili olayların olması okuyucu sıkmadan merak uyandıracak bir şekilde devam ediyor.

Temeraire'nin ailesi hakkında daha fazla bilgi öğrendiği bu kitapta bir seçim yapmak zorundadır.

Bakalım üçüncü kitapta Laurence ve Temeraire ne gibi olaylara karışacak.

Yazarın biyografisi

Adı:
Naomi Novik
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New York, Amerika Birleşik Devletleri, 30 Nisan 1973
Naomi Novik (d. 30 Nisan 1973), ABD'li roman yazarı. Temeraire roman serisi içinde yayımlanmış yedi adet romanı ve üç hikayesi bulunmaktadır.Serinin ilk romanı olan Majestelerinin Ejderhası (Birleşik Krallık'ta Temeraire ismiyle çıktı) ile En İyi Roman Hugo Ödülü’ne aday olan Novik aynı zamanda bilim kurgu yazarlığı kariyeri öncesi Neverwinter Nights adlı oyunun tasarımında yer almıştır.

Yazar istatistikleri

  • 10 okur beğendi.
  • 126 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 103 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.