Adı:
Kökler
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052996638
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Uprooted
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Güzel ve Çirkin masalının bambaşka, çok daha büyülü ve son derece zengin dünyasına açılan sihirli bir kapı

“Vadimizin dışında anlatılan hikâyeler ne söylerse söylesin, bizim ejderhamız aldığı kızları yemezdi. Köyümüzden geçen yolculardan zaman zaman böyle hikâyeler duyardık. Biz insan kurban ediyormuşuz da o da gerçek bir ejderhaymış gibi konuşurlardı. Tabii bu doğru değildi: Bir büyücü ve ölümsüz olabilirdi ancak yine de insandı ve on yılda bir içimizden birini yemek isterse, babalarımız bir araya gelip onu öldürürdü. Bizi Galiz Orman’dan koruyordu ve bunun için ona minnettardık;

ama o kadar da minnettar değildik.”

Agniyeşka vadideki evini, sessiz sakin köyünü, ormanlarını ve ışıl ışıl akan deresini çok sever. Ancak köyün sınırında, gölgesini kızın hayatından eksik etmeyen, kötücül güçlerle dolu tekinsiz Galiz Orman yer almaktadır.

Agniyeşka’nın köylüleri, Ejderha olarak bilinen soğuk, hırslı büyücünün Galiz Orman’ın güçlerini onlardan uzak tutmasına bel bağlamıştır. Ne var ki büyücü, bu isteklerini yerine getirmek için korkunç bir bedel ister: Ona genç bir kız verilecek ve bu genç kız on yıl boyunca ona hizmet edecektir; en az Galiz Orman’a düşmek kadar korkunç bir yazgı.

Bir sonraki seçim zamanı gelmiştir ve Agniyeşka korkunun pençesindedir. O da herkes gibi Ejderha’nın Kasia’yı alacağına inanır. Zarif, cesur, güzeller güzeli ve Agniyeşka’nın olmadığı her şey olan Kasia. Dünyadaki en yakın arkadaşı. Ve onu kurtarmanın hiçbir yolu yoktur.

Ancak Agniyeşka’nın korkusu yersizdir. Çünkü Ejderha geldiğinde, alacağı kişi Kasia olmayacaktır.

2016 Nebula En İyi Roman Ödülü

2016 Locus En İyi Fantastik Roman Ödülü

2016 British Fantasy Society En İyi Roman Ödülü

2016 Hugo En İyi Roman Ödülü Finalisti

2016 World En İyi Fantastik Roman Ödülü Finalisti

John W. Campbell En İyi Yeni Yazar Ödülü

Compton Crook En İyi İlk Roman Ödülü

“Kökler’in büyüsü, gerçekçi ahlaki boyutlarıyla o kadar canlı ki sanki oradaki büyüleri yapıvereceksiniz. Ama kitap bunu da sizin için yapıyor.”

- Ursula K. Le Guin

“Acayip, nefes kesici, üstelik son derece ve esrarengiz bir şekilde büyülü.”

- Lev Grossman

“Kökler’i okumak, en sevdiğimiz hırkamızı yeniden bulmak gibi; sıcacık ve değerli.”

- Maggie Stiefvater, Ürperti serisinin yazarı

“Hani bazen, gün ışığına yeni çıkmış bir Grimm masalına denk gelirsiniz ya, işte Kökler tam da böyle bir roman. Büyülü anlatımı hem son derece kendinden emin hem de bir o kadar içten. Şahsen, efsunlu demeyi tercih ederim.”

- Gregory Maguire, Yumurta ve Kaşık’ın yazarı

“Modern klasik havasında muhteşem bir roman. Naomi Novik, bir masalı bir oluşum romanına dönüştürecek kadar maharetli bir yazar… ve bu kemiklerin üstüne öylesine kanlı canlı bir şey inşa ediyor ki ortaya bambaşka bir hayvan çıkıyor. Etrafındaki güçlü karakterler ise kendi kadim masallarının sesini yansıtıyor.”

- The New York Times Book Review

“Kökler, Bu Yıl Okuduğum En İyi Kitap unvanını hak edecek kadar sürükleyici bir roman. Dokunaklı, yürek burkan ve bir o kadar da büyüleyici olan bu kitap, hayatım boyunca beklediğim fantastik roman. Kitabı almadan önce takviminizi boşaltın çünkü elinizden bırakamayacaksınız.”

- NPR

“Naomi Novik’in Kökler’i tam anlamıyla büyülü bir kitap. Kalp kırıklığının ve intikamın amansız köklerine çağıran büyüleyici ve davetkâr bir hikâye.”

- Robin Hobb

“Kökler’de sevdiğim her şey var: Büyük bir kadın kahraman, mitoloji ve söylenceler ile modern olanın iç içe geçmesi ve insanı hayrete düşüren ayrıntılar. Baştan sona efsunlu.”

- Cassandra Clare

“Hem büyülü hem gerçek, hem başka bir dünyaya ait hem de köklerini bu dünyaya salmış. Bu kitabı elimden bırakamıyorum, siz de bırakamayacaksınız!”

- Tamora Pierce

“Kökler, dönüp dönüp okuyacağınız romanlardan biri çünkü gerçekten büyüleyici. O kadar gerilimli bir olay örgüsü var ki sona yaklaştıkça, her şey mutlu sonla bitsin diye insanın gözlerini kapatası geliyor. Novik öylesine ustalıklı bir son yazmış ki kitaplığımda sürekli ziyaret edeceğim bir yer kaptı bile.”

- Kevin Hearn

“Naomi Novik’in Kökler’i, Yürüyen Şato ve Hobbit’i akıllara getirecek kadar fevkalade bir fantastik roman. Karakterleri, coğrafyası ve büyüleriyle olağanüstü bir zekânın ürünü. Kitabı bir oturuşta bitirdim. Bravo! Bir daha isterim!”

- Todd McCaffrey

“Kökler, masalın kadim bilgeliğine kök salmış olabilir ama Naomi Novik’in dili de bir o kadar eşsiz ve büyüleyici. Kökleri bilinmeyen bir efsane ancak böyle yazılır!”

- Jacqueline Carey

“Novik bizi sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Sıcaklığı ve içtenliğiyle, genç kahramanının alışılmışın dışındaki maceraları için son derece doğal ve gelişip büyüyen bir ortam yaratmış.”

- The Seattle Times
448 syf.
·Puan vermedi
Dönem dönem, kendi okuma gidişatıma göre, daha yumuşak, daha romantik, tabiri caizdir “uçuş uçuş” kitaplar okumak istiyorum. Geçtiğimiz ayı, içerik olarak yüklüce bir listeyle tamamlayınca, bu ay okumalarıma aynen böyle bir kitapla başlamak istedim. Benim uçuş uçuş dememe takılmayınız, eserin çarşaf çarşaf bir ödül listesi var. Tecrüben ne olursa olsun, edinilen; yazarın ilk eseriyse, referans alabileceğin alanlar sınırlı, o noktada ödüller, arka kapak yazısı, aşina olunan bir başka yazarın, övgü dolu cümlesi, tercihin hususunda etken. Buraya kadar güzelce kendi savunmamı yaptım:) Mızmızlanacağım ya, madem öyle, neden aldın sorusunu direkt savuşturdum.
İlk değineceğim nokta, yanılmamın müsebbibi iç ve arka kapak yazıları. Hele arka kapağı kaleme alanın, kitabı okuduğu hususunda ciddi şüphelerim var. “Güzel ve Çirkin masalının bambaşka, çok daha büyülü ve son derece zengin dünyasına açılan sihirli bir kapı..” o kapıyı ben neden bulamadım peki, hayırdır? Nasıl bir yol üzerinden gidilip böyle bir benzetmeye varılmış olabilir, burada da şato yerine kule olması mıdır? bu benzeştirme gayretine sebep? İç kapak yazar yorumları, daha da tesirli “sıcacık bir battaniye gibi (hadi canım), dokunaklı, yürek burkan (bir de kendimi duygusal zekası kıvrak sanıyorum) vs vs” şimdi bunca olumlu taçlandırma seremonisinin ardından ister istemez beklenti yükseliyor. Alt başlıkları farketmeksizin, fantastik benim okumayı sevdiğim bir tür. Sağını solunu, köşe bucak bildiğim, kaybolma olasılığımın olmadığı bir patika. Kitap özgün mü? Hayır. Tekrara düşmekten kurtulmuş mu? Hayır. Sayfalar dolusu, bıktırıp tüketene kadar tekrarlanan büyü ritüellerine bayıldık mı? :) Evlerden ırak.
Siz de arka kapağa baktığınızda göreceksiniz, içerikte yüzlerce defa bahsi geçen “Galiz Orman” ve büyücüler arasında geçen, duygusal damarını arayıp bulmakta zorlandığım, yazım hatalarından, defalarca elimden bıraktığım eseri, tavsiye listeme almadım. Yine de, ben büyü okumaktan hoşlanırım derseniz, neden olmasın. Yayınevinin tekrar baskıya girecekse, yeni bir redaktöre ihtiyacı var.
Saygılarımla..
448 syf.
·8/10
Öncelikle beni en çok sinir eden kısımdan başlamak istiyorum. Kitabın arkasında aynen şu cümle var “ Güzel ve Çirkin masalının bambaşka, çok daha büyülü ve son derece zengin dünyasına açılan sihirli bir kapı...” Bu cümleyi yazan kişi herhalde daha önce bu hikayeyi okumadı, izlemedi hatta çocukken hiç dinlemedi. Bu yüzden sadece kulede yaşayan bir adam ve bir kızı bir araya getirilirse bu masala benzemek için yeterli olacağını düşünmüş. Biraz farklılaştırılmış versiyonu desek bile 50 bilemeniz 60 sayfasının benzediğini kabul edebilirim. Hatta benzerlikler konusunda detay vermem gerekirse; masalımızda bir baba kızını çirkin bir canavara vermek zorunda kalır, kitapta ise Galiz Orman çevresinde yaşayan insanlar her 10 yılda bir onları koruyan ejderhaya bir kız verirler. Daha doğrusu seçebilmesi için kızları yan yana dizeler ve o da beğendiğini alıp kulesine götürür. Ayrıca tasvir edilen göz kenarında bir kaç kırışıklığı saymazsak çok yakışıklı bir vampire benzediğini söyleyebiliriz. Yani öyle ÇİRKİN falan değil, sadece kendini kuleye kapatmış bir büyücü. Hadi yine de dış güzellikten değil kişilerin karakterlerinden yola çıkıldı o yüzden adam çirkin kız güzel dendi diye kabul edelim. Bunun haricinde Güzel ve Çirkin bir aşk masalıdır, kitapta aşk hissettiğim yer bir elin parmağını geçmez. Doğru düzgün yakınlaşma sahnesini geçtim, resmen aşk teması yok gibiydi. Bu konuda ciddi bir hayal kırıklığına uğradım. Bu konunun üstüne konuşmaya devam edebilirim ama yorumum padişah fermanı gibi olsun istemiyorum.

Tabi konuya buradan girince muhtemelen siz kitabı beğenmediğimi düşündünüz. Ama öyle değil, severek okudum. Özellikle kitabın ilk 60 sayfasında falan bol bol sırıttım. Çünkü ikilimizin tanışıp kaynaşma şekilleri eğlenceliydi bence. Ayrıca Güzel ve Çirkin masalına gönderme olarak bir gül sahnesi de vardı, ikilimizi şaşkına çeviren. Hem benzetildiği masal yüzünden hem de bu sahne yüzünden ilerleyen zamanlarda daha çok aşk okuyacağımı düşünmüştüm. Bu beni bir miktar üzse de hikayenin sürükleyiciği sayesinde kitabı elimden bırakmak istemedim. Özellikle okuyanlar ne demek istediğimi anlar hikaye bir yerden sonra hızlı bir tempoya geçiyor ve neredeyse kitabın sonuna kadar birbirini kovalayan olaylar zinciri meydana geliyor. Bu sayede şimdi ne olacak acaba hissi ile sanki akan bir sele kapılmış gibi hızlıca ilerliyorsunuz. Kitabın bu yönünü sevdiğimi söylemeliyim kahramanlar sürekli adrenalin modunda olunca insan sıkılmaya vakit bulamıyor okurken. Ayrıca içinde bir sürü büyü sözcüğü olmasını da sevdim. Yani şu büyüyü yaptım oldu da bitti konseptinden çok bu büyüyü yapmak için şu kelimeyi söylüyorum olayı vardı. Ben böyle olduğunda daha bir seviyorum sanki okumayı.

Karakterlere gelirsem Sarkan’ı sevip sevmediğime tam karar veremiyorum, sevdim gibi ama bir şeyler eksikti. Bence kendisi daha göz alıcı bir şekilde yazılabilirdi. Adamın her büyüğü yaparken o kadar perişan olmaması lazımdı bence. Yani yanında bir yıllık bir büyücü var adam ise en az iki yüz yıldır yaşıyor, ikisinin aynı büyüyü yaparken neredeyse aynı şekilde etkilenmesi biraz garipti. Adam o kadar yıllık kadim büyücü sonuçta başlarda çizilen kudretli tablo o şekilde devam etmeliydi. Belki de o yüzden aşkım, bebeğim moduna geçemedim. Her kitabın gıcık bir karakteri olur; benim için o Solya’ydı. Muhtemelen bir çoğunuz için de odur. Kitabın son 30 sayfasına kadar falan boğazlamak istedim. Ama o ustalıkta bir büyücü ben elimi kaldırmadan beni yere sermiş olurdu muhtemelen. Agniyeşka kesinlikle romanlarda okumayı sevdiğim kadınlardandı; inatçı, cesaretli, tutkulu. Yaptığı büyülerken, kendi büyüsünü keşfetme şeklini izlerken keyif aldım. Kasia ise bir çok yerde bulunmasına rağmen benim nötr kaldığım bir karakterdi. Sevmemem için bir neden yoktu aslında.

Kitabın sonunda ne olacağını tam olarak kestiremesem de böyle bitmesini beklemiyordum. Hatta ben benzer şekilde tasarlanmış ikinci bir kitap görünce serinin henüz çevrilmeyen ikinci bir kitabı olduğunu düşünmüştüm. Ama sanırım o kitap büyü konseptli farklı bir hikayeyi anlatıyor. Eğer kitaptan öyle büyük bir aşk ve güzel çirkin teması beklemeden başlarsanız; Fantastik şeyler okumaktan, özellikle içinde büyü geçen kitaplar okumaktan hoşlanıyorsanız, seveceğinizi düşünüyorum.
448 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
Çocukken bize anlatılan masallar bize ne öğretti, hayatımıza neler kattı? İsterseniz az konuşalım ne dersiniz?
Misal ; neyin ne zaman olacağına,neye döneşeğinin belli olmadığına bu sebebten kendini bırakmaman gerektiğini Sinderalla dan,nasip olacaksa birşeylerin vesile olacağını Pamuk Prensesten,olacaksa güzel bir durum vakti zamanı olduğunu sabır etmemizi Uyuyan Güzel 'den,ne olursa olsun mutluluğunun bizi bulacağını Rapunzel den,güzel bir orman macerasının bile ne gibi talihsizlikler getireceğini Kırmızı Başlıklı Kız dan, son olarak birlikten kuvvet doğarı Hansel ve Gretel den öğrenmedik mi ?
Yani kısaca hayatımıza giren yaşadığımız anda bir şekilde kendine yer eden bir durumun aslında puzzle misali yaşamımızda biri yeri olduğunu öğrendik değil mi?
.
Bu kitap ile şu yukarıda yazdıklarımdan birşeyleri bulacaksınız hatta kitabın büyüsüne öyle kapılacaksınız ki bu kitabın kurgu olduğuna inamayacak gerçek mi yoksa değil mi algısında gidip geleceksiniz.Kısaca masal tadında bir kitap okuyacaksınız..
.
Kitaplarını severek okuduğum kitaplığımda yeri bambaşka olan Sarah Jio dan sonra etkilediğim ve diğer kitaplarınıda hemen okumak istediğim ikinci kadın yazar olarak hafızamda yer aldı diyebilirim Naomi Novik için
.
Kitabın konusundan az bahsetmek gerekirse Akıllı bir kız olan Agniyeşka huzur içinde yaşadığı köyünde kendi halinde olan bir kızdır.Fakat yaşadığı köye yakın olan içinde kötü güçlerin hakim olduğu Galiz Ormanı için korku duyup endişe içindedir.Her on yılda bir gelen köyün bir kızını alıp kendisine hizmet etmesi için seçen Ejderha için arkadaşı Kasia seçeceği düşüncesi onu kahr etmektedir.Fakat olay hiç böyle ilerlemez.
.
443 sayfa sizi asla korkutmasın su gibi akıp gidecek sizi uzun süre büyüsünden çıkarmayacak bir kitap
448 syf.
·8/10
Fantastik ve masalsı anlatımıyla okunmayı hakeden bir kitap..Yer yer sıkıldığım kısımlar olduysa da değişik konusu ve fantastik unsurlarıyla, kesinlikle ortalama üstü bir eserdi. Özellikle büyü ve büyücü temalı kitapları sevenler bir şans verebilir. İlk defa fantastik okuyacaklar sıkılabilir, bu kitapla başlamasınlar...
"Ben daha mantıklı olmak istemiyorum!" diye bağırdım odanın sessizliğini bozarak."Hele de mantıklı olmak, kimseyi
sevemeyeceğim anlamına geliyorsa.İnsandan başka tutunacak ne var ki?"
Hiçbiri dostum olmayan, hatta iyiliğimi bile istemeyen insanların arasında olmak, yalnız kalmaktan bile kötüydü.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kökler
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052996638
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Uprooted
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Güzel ve Çirkin masalının bambaşka, çok daha büyülü ve son derece zengin dünyasına açılan sihirli bir kapı

“Vadimizin dışında anlatılan hikâyeler ne söylerse söylesin, bizim ejderhamız aldığı kızları yemezdi. Köyümüzden geçen yolculardan zaman zaman böyle hikâyeler duyardık. Biz insan kurban ediyormuşuz da o da gerçek bir ejderhaymış gibi konuşurlardı. Tabii bu doğru değildi: Bir büyücü ve ölümsüz olabilirdi ancak yine de insandı ve on yılda bir içimizden birini yemek isterse, babalarımız bir araya gelip onu öldürürdü. Bizi Galiz Orman’dan koruyordu ve bunun için ona minnettardık;

ama o kadar da minnettar değildik.”

Agniyeşka vadideki evini, sessiz sakin köyünü, ormanlarını ve ışıl ışıl akan deresini çok sever. Ancak köyün sınırında, gölgesini kızın hayatından eksik etmeyen, kötücül güçlerle dolu tekinsiz Galiz Orman yer almaktadır.

Agniyeşka’nın köylüleri, Ejderha olarak bilinen soğuk, hırslı büyücünün Galiz Orman’ın güçlerini onlardan uzak tutmasına bel bağlamıştır. Ne var ki büyücü, bu isteklerini yerine getirmek için korkunç bir bedel ister: Ona genç bir kız verilecek ve bu genç kız on yıl boyunca ona hizmet edecektir; en az Galiz Orman’a düşmek kadar korkunç bir yazgı.

Bir sonraki seçim zamanı gelmiştir ve Agniyeşka korkunun pençesindedir. O da herkes gibi Ejderha’nın Kasia’yı alacağına inanır. Zarif, cesur, güzeller güzeli ve Agniyeşka’nın olmadığı her şey olan Kasia. Dünyadaki en yakın arkadaşı. Ve onu kurtarmanın hiçbir yolu yoktur.

Ancak Agniyeşka’nın korkusu yersizdir. Çünkü Ejderha geldiğinde, alacağı kişi Kasia olmayacaktır.

2016 Nebula En İyi Roman Ödülü

2016 Locus En İyi Fantastik Roman Ödülü

2016 British Fantasy Society En İyi Roman Ödülü

2016 Hugo En İyi Roman Ödülü Finalisti

2016 World En İyi Fantastik Roman Ödülü Finalisti

John W. Campbell En İyi Yeni Yazar Ödülü

Compton Crook En İyi İlk Roman Ödülü

“Kökler’in büyüsü, gerçekçi ahlaki boyutlarıyla o kadar canlı ki sanki oradaki büyüleri yapıvereceksiniz. Ama kitap bunu da sizin için yapıyor.”

- Ursula K. Le Guin

“Acayip, nefes kesici, üstelik son derece ve esrarengiz bir şekilde büyülü.”

- Lev Grossman

“Kökler’i okumak, en sevdiğimiz hırkamızı yeniden bulmak gibi; sıcacık ve değerli.”

- Maggie Stiefvater, Ürperti serisinin yazarı

“Hani bazen, gün ışığına yeni çıkmış bir Grimm masalına denk gelirsiniz ya, işte Kökler tam da böyle bir roman. Büyülü anlatımı hem son derece kendinden emin hem de bir o kadar içten. Şahsen, efsunlu demeyi tercih ederim.”

- Gregory Maguire, Yumurta ve Kaşık’ın yazarı

“Modern klasik havasında muhteşem bir roman. Naomi Novik, bir masalı bir oluşum romanına dönüştürecek kadar maharetli bir yazar… ve bu kemiklerin üstüne öylesine kanlı canlı bir şey inşa ediyor ki ortaya bambaşka bir hayvan çıkıyor. Etrafındaki güçlü karakterler ise kendi kadim masallarının sesini yansıtıyor.”

- The New York Times Book Review

“Kökler, Bu Yıl Okuduğum En İyi Kitap unvanını hak edecek kadar sürükleyici bir roman. Dokunaklı, yürek burkan ve bir o kadar da büyüleyici olan bu kitap, hayatım boyunca beklediğim fantastik roman. Kitabı almadan önce takviminizi boşaltın çünkü elinizden bırakamayacaksınız.”

- NPR

“Naomi Novik’in Kökler’i tam anlamıyla büyülü bir kitap. Kalp kırıklığının ve intikamın amansız köklerine çağıran büyüleyici ve davetkâr bir hikâye.”

- Robin Hobb

“Kökler’de sevdiğim her şey var: Büyük bir kadın kahraman, mitoloji ve söylenceler ile modern olanın iç içe geçmesi ve insanı hayrete düşüren ayrıntılar. Baştan sona efsunlu.”

- Cassandra Clare

“Hem büyülü hem gerçek, hem başka bir dünyaya ait hem de köklerini bu dünyaya salmış. Bu kitabı elimden bırakamıyorum, siz de bırakamayacaksınız!”

- Tamora Pierce

“Kökler, dönüp dönüp okuyacağınız romanlardan biri çünkü gerçekten büyüleyici. O kadar gerilimli bir olay örgüsü var ki sona yaklaştıkça, her şey mutlu sonla bitsin diye insanın gözlerini kapatası geliyor. Novik öylesine ustalıklı bir son yazmış ki kitaplığımda sürekli ziyaret edeceğim bir yer kaptı bile.”

- Kevin Hearn

“Naomi Novik’in Kökler’i, Yürüyen Şato ve Hobbit’i akıllara getirecek kadar fevkalade bir fantastik roman. Karakterleri, coğrafyası ve büyüleriyle olağanüstü bir zekânın ürünü. Kitabı bir oturuşta bitirdim. Bravo! Bir daha isterim!”

- Todd McCaffrey

“Kökler, masalın kadim bilgeliğine kök salmış olabilir ama Naomi Novik’in dili de bir o kadar eşsiz ve büyüleyici. Kökleri bilinmeyen bir efsane ancak böyle yazılır!”

- Jacqueline Carey

“Novik bizi sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Sıcaklığı ve içtenliğiyle, genç kahramanının alışılmışın dışındaki maceraları için son derece doğal ve gelişip büyüyen bir ortam yaratmış.”

- The Seattle Times

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Meyrem Karadeniz
  • Özlem Kafatutar
  • Yeliz Şahin
  • özgür sütçüoğlu
  • drsbookstore
  • Zeynep DOĞAN
  • Özge Mart
  • Kitapzede
  • Gül
  • İrem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (3)
9
%20 (3)
8
%26.7 (4)
7
%20 (3)
6
%6.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%6.7 (1)
1
%0