Necati Tosuner

Necati Tosuner

Yazar
7.8/10
142 Kişi
·
463
Okunma
·
25
Beğeni
·
3279
Gösterim
Adı:
Necati Tosuner
Unvan:
Türk Roman ve Öykü Yazarı
Doğum:
Ankara, 1944
Necati Tosuner (d. 1944, Ankara), Türk roman ve öykü yazarı.
"İki Gün" adlı öyküsüyle 1970 TRT Sanat Ödülleri Başarı Ödülünü, Sancı... Sancı... adlı romanıyla 1978 Türk Dil Kurumu Roman Ödülünü, "Armağan" adlı öyküsüyle 1997 Haldun Taner Öykü Ödülünü, Güneş Giderken adlı öykü kitabıyla 1999 Sait Faik Hikâye Armağanını ve Kasırganın Gözü adlı öykü kitabıyla 2008 Attilâ İlhan Roman Ödülünü kazanmıştır.
Ne mevsimlerin değişmesi, ne de günlerin geçişi önemli değildir. Geriye bakıldıkta görülen hep aynı çizgi değil mi? Yıkıntı. Yağış varmış gibi dışarıda ya da yokmuş... Ha yükselmiş, ha düşmüş ısı... Günlerden şuymuş, yıllardan buymuş... Ne çıkar? Yaşanan an, hep aynı kaldıktan sonra.
Necati Tosuner
Sayfa 36 - Neden Kitap
Bu aralar böyleyim: Yolu karşıya geçmeyi bile bir dert haline getiriyorum kendime...
Necati Tosuner
Sayfa 63 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Rogojin
Rogojin Yazarlarımızdan Öyküler'i inceledi.
@Rogojin·08 Şub 2017·Kitabı okumadı
Kitap okuma saatindeyiz..ve kendi sınıf kitaplığımızda bu kitabı buldum..artık okulumuzda daha seri ve düzenli olarak kitap okuma saatleri düzenlenecek..şimdi öğretmen masasının sağındaki küçük pencereden içeri dolan günışığında kitabı okumaya ve hayal kurmaya başlıyorum..ilk hikâye sait faik'ten..devamı ise dolu dolu..
93 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Güneş giderkenki o anlar… Telaşların, mutsuzlukların, sevinç ve kederlerin birbirini kovalamasıyla nasıl geçtiğini anlayamadığımız bir günün bitişini haber veren gün batımı…

Gün doğumunu izlemek mutluluk verir insana. Yeni bir günün başlangıcını müjdeler gün doğumu. Umut demektir yepyeni bir gün, başlangıç demektir. Gün batımı ise hüznü daha çok hatırlatır bize. Bitişi haber verir çünkü…

Necati Tosuner hayatın “Güneş Giderken”inde yaşayanları kaleme almış bu hikayelerinde… İkinci baharını yaşamak isteyen bir çifti okurken, başka bir öyküde bir gence sevdalanan yorgun bir kalbe yoldaşlık ediyoruz. Hayatın gün batımında kalan insanları ince mizahıyla süsleyerek, sade diliyle çok güzel anlatmayı başarmış Tosuner. “Sait Faik Hikaye Ödülü’nü nasıl almış bu kitap?”sorusunu sordurmadı bana, 1999’da bu ödülü alan eser. Bizden insanların başına gelen sıradan olayları, karamsar dünyalarını, okuru içine çekerek anlatmayı başarmış.

Kitabı okuduktan sonra kapak tasarımına takılmadım değil. Manzara resmi güzel; fakat bir yaşlı fotoğrafı ve arkada yine bir gün batımı olsaydı, kitaba daha yakışan bir kapak olurdu, diye düşünüyorum. "Eylül" eserinin kapak tasarımları da aynı şekilde. Kapak tasarımcıları ya mecazlı söyleyişleri anlamıyor, ya da kitabı okumuyorlar galiba...

Sözün özü İlk kitabını okuduğum Necati Tosuner, sıkılarak okuyabileceğimi düşündüğüm “Güneş Giderken”de, özellikle bir çocuğun anlatımıyla başlayan ilk hikayesi "Ayten’in Keremli Öyküsü"nde ne basit bir anlatım derken, ilerleyen sayfalarda beni olumlu anlamda şaşırtmayı başardı. Her hayatın bir bitişinin olduğunu hatırlatırken yüzümüzde de tebessüm bıraktırmayı ihmal etmeyen hikayeleriyle kesinlikle tavsiye edebileceğim, kendini bir çırpıda okutan, kafa dinlendiren bir eser…

Arkadaşlarla aramızda
Bir yarışma düzenliyoruz
Bakalım
Kim daha önce bunayacak?..
Beni kazandırıyorlar!
(Sayfa 85)
128 syf.
·2 günde·8/10
Daha önce bu tarzda bir kitabını okumamıştım yazarın. şiir tadında, altını çizmek isteyeceğiniz satırlarla dolu bir kitap. Her biri kendi içerisinde derin anlamlara sahip çok güzel cümleler... yine beğenerek okuduğum bir Necati Tosuner kitabı.
129 syf.
·Beğendi·10/10
Türkiye İş Bankası'nın ilköğretim öğrencilerine karne armağanı olması nedeniyle öykülerin öğrencilerin seviyelerine göre olabileceğini düşünerek okuyup okumamakta kararsız kalıp sonunda okuduğum öykü seçkisi.

Yılların eleştirmeni Doğan Hızlan'ın yazdığı harika önsözle başlayan kitap, öykücülüğümüzün ustalarının güzel öykülerinden oluşan bir seçki.
Kitapta öyküleri yer alan öykücüler;"Sait Faik,Adalet Ağaoğlu,Sunay Akın,Sabahattin Ali,Necati Cumalı,Nursel Duruel,Feyza Hepçilingirler,Rıfat Ilgaz,Cemil Kavukçu,Orhan Kemal,Yaşar Kemal,Nezihe Meriç,Aziz Nesin,Mehmet Zaman Saçlıoğlu,Necati Tosuner."
Türkiye İş Bankası ve kitabı yayına hazırlayan Editör Ali Alkan İnal çok güzel bir işe imza atarak her biri öykücülüğümüzün ustaları olan yazarların üsluplarını ,tarzlarını yansıtacak şekilde seçilmiş birbirinden güzel öykülerle hazırlamışlar seçkiyi.Öğrencilere okuma zevki ve alışkanlığı aşılamaya çalışırken bir yandan da bazı değerleri öğretebilmek amacıyla sosyal ve toplumsal konulara ilişkin duyarlılıkları yansıtan öykülere yer verilmiş seçkide.Seçkideki eserler, öğrencilerce zevkle okunacak öykülerden oluşturularak büyük bir başarıya imza atılmış.

Bu güzel seçkideki öyküler, sadece öğrencilerin öykü okumaları için değil öğrencilere bazı değerlerin benimsetilmesi için de oluşturulmuş.Bu özenle hazırlanmış öykü seçkisini okumanızı tavsiye ederim.
66 syf.
·1 günde·6/10
Necati Tosuner den ilk okuduğum kitap gerçi henüz diğer kitaplarını okuyamadım ama çok farklı bir tarzda yazmış yazar bu kitabı . İlk başlarda anlamakta zorlandım şiir desem değil gibi hikaye desem kurgusu o derece yok. Neden bilmiyorum ama kendini okutturdu bana.(Sonradan araştırdım şiirsel tarzda roman olarak biliniyormuş bende ilk defa denemiş oldum)
Çok beğendiğim satırları da oldu, altını çizdiğim şiirsel yazılar da oldu
Şans verilebilir
Ben verdim pişman da değilim güzel satırlarını yakalayabildim.
116 syf.
·5 günde·9/10
"Adı sanı duyulmamış yazarlar yahut şairler bazen büyük yazar ve şairlere taş çıkartır" kanaatindeydim ve öyle de kalacağım gibi görünüyor. Necati Tosuner öyle olaylar çıkarıyor ki karşımıza ve öyle güzel kullanıyor ki dilini, hayran bırakıyor okuru kendine. Gerçekten çok güzel bir dil işçiliği ve birbirinden güzel, muazzam öyküler var kitapta. Zannımca bu olayları yaşamış veya biz öyle sanalım mı istemiş bilmiyorum. Ama okuduğumda "keşke o kadın seni bırakmasa, neden bıraktı, neden sevdi bir başkasını, neden Kerim yok artık?, neden yalnızsın, yengene göz dikmedin değil mi, o yüzden kovmuyor de mi seni evden?, yoksa o da mı kanser senin gibi, ya yeğenin, nasıl diyeceksin ona babasının öldüğünü, anlatabilecek misin?" sorularını sordum ona. Onunla konuşuyormuşçasına. Kaçıyor benden. Hep eksik cümleler. Hayatı gibi.



"Biliyor musun, önce Murat yoktu. Değil mi, kardeşin yoktu senin. Sonra Murat oluverdi. Hep böyle. Deden vardı değil mi? Deden yok oldu sonra. Hep böyle. Herkes böyle. İnsanlar önce yokken ortaya çıkarlar, sonra bir gün giderler. Köpekler de öyle, kediler de... Hani Hatice Hanım'ın bir sarı kedisi vardi, n'oldu?"
"Ölmüş."
"Ya, ölmüş. Hep böyle olur. Kediler de ölür, insanlar da... Herkes..."
Tıkanıyorum.
Ağlamıyor.
Kolumu sarıyorum.
"Şimdi söyle.." diyorum. "Sevim ne dedi sana?"
"Babam ölmüş."
Duruyorum.
"Annem dedi ki Sevim yalan söylemiş, gelecekmiş."
"Sevim doğru söylemiş." diyorum. "Annen korkmuştur sana söylemeye. Senin üzülmeni ister mi hiç?
"İnsan ölünce bi daha gelmez mi?"
"Gelmez. Biz de ölünce oraya gideriz."
"Nereye?"
"Bilmem. Kimse bilmez ki bunu... İnsanlar nerden geliyor? Yine dönüyorlar sonra oraya..."
Duruyorum.
"Evimize gidelim mi?" diyorum.
Başlıyor ağlamaya.

Bir Soru adlı öyküden...
190 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Necati Tosuner'in 5. kitabını sıkılmama ve beğenmememe rağmen okudum. Her seferinde yeni bir şey görürmüyüm dedim. Tık yok. Ayrı bir stili var. Bol metafor yapmış. Kitaplar-deneme, öykü, roman... - hepsi aynı formatta. Roman diye okumaya başlıyorsun, konu kurgu karakter hiç bir şey yok. Bence yazarın yazı türü tek ve özgün. Yeni bir tür. Aforiziya. S ı k ı l d ı m. Ve hiç bir şey anlamadım.
66 syf.
·1 günde·9/10
Necati Tosuner. İlk "Sisli" kitabıyla tanışmıştım onunla. Sisli kitabını çok beğenmiştim. Sonunda da kendimi tutamayıp birkaç gözyaşı dökmüştüm hatta.

Şimdi elimde tuttuğum Kasırganın Gözü. Attila İlhan Roman ödülü. Evet, yanlış duymadınız; roman ödülü. Kitaba başladım. Ama kitap romandan çok öykü gibi geldi. Acaba basarken kitabın kenarına öykü yerine roman mı yazdılar dedim. Basım yanlış olsa dahi ödülü veren jüri üyesi yanılmış olamazdı. Öykü sanmamın nedeni ise kitabın bölümlerden oluşması idi. Ben kafamda "bu kitap öykü kitabı, eminim" derken Necati Tosuner sesimi duyacak ki, hemen cevap veriyor aklımdaki sorulara ve sayfa 31'de şöyle diyor:

"Bu yazdıklarım için
"roman değil" diyen biri olacaksa,
şimdiden bıraksın okumayı!"

Ve ekliyor:

"Benim için artık çok geç.
Okuyan geç kalmış değil..."

Bir şok dalgası yaşıyorum. Diyorum ki "Necati Abi sesimi mi duydun?" Kitap ilerledikçe anlıyorum ki elimdeki kitap bir roman. Şöyle ki, hep birinden bahsediyor. Daha doğrusu her bölümde ona sesleniyor. Örneğin her öykünün başında "sen gidiyorsun, sen geliyorsun, sen biliyorsun vs" Bazen de sitem var, kızıyor sanki karşısındakine. Ona bir mesaj vermek istiyor sanki. "Bak bunları duy, bil, öğren" der gibi. Ve şöyle bitiriyor karşısındakine kurduğu cümleleri:

"Senin mi?..
O senin Tanrın değil, herkesin Tanrısı o!
Otun.. böceğin, -bildiğin bilmediğin, gördüğün görmediğin, bildiğini.. gördüğünü sandığın- her şeyin Tanrısı o!

.....

Çocukları öldürdün.. öldürttün sen!
Tanrı, seni ya da seni ya da seni, niçin sevsin ki?..
Yalnızca senin Tanrın mı o?.."

Son olarak karşısındakiyle dalga geçer gibi yanlışını yüzüne vuruyor:


"Kendine güldürme kendini!"
104 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Sadece bir saatinizi ayırdığınızda özlem duyduğunuz geçmişinize yolculuk yapabilir ve kaybetmiş olduğunuz o duyguların kokusunu uzaktan da olsa alabilirsiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Necati Tosuner
Unvan:
Türk Roman ve Öykü Yazarı
Doğum:
Ankara, 1944
Necati Tosuner (d. 1944, Ankara), Türk roman ve öykü yazarı.
"İki Gün" adlı öyküsüyle 1970 TRT Sanat Ödülleri Başarı Ödülünü, Sancı... Sancı... adlı romanıyla 1978 Türk Dil Kurumu Roman Ödülünü, "Armağan" adlı öyküsüyle 1997 Haldun Taner Öykü Ödülünü, Güneş Giderken adlı öykü kitabıyla 1999 Sait Faik Hikâye Armağanını ve Kasırganın Gözü adlı öykü kitabıyla 2008 Attilâ İlhan Roman Ödülünü kazanmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 25 okur beğendi.
  • 463 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 178 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.