Çağdaş Özkan

Çağdaş Özkan

Çevirmen
8.8/10
994 Kişi
·
3.148
Okunma
·
0
Beğeni
·
205
Gösterim
Adı:
Çağdaş Özkan
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
448 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kitabımız en başından beri çok güzel. Betimleme konusundan bahsetmiyorum bile. Örneğin bir Müslümanlık bahsi geçiyor, adam namaz kılıyor, yazarımız ettiği dua kısmına kadar araştırıyor yazıyor. Kudüs’ü araştırıyor, oradaki insanları ve mahalleleri biliyor, belki de gidip yerinden yazıyor. Bu gibi durumlar, kitap yazarken ve hatta pazarlarken bile kullanılacak stratejiler bana göre.
Arimathealı Joseph, yani bildiğimiz anlamıyla Aramatyalı Yusuf. Kitabımızın derinine işleyen bir konu. Burada araştırmacılarımız gerçekten çok iyi iş çıkartmışlar, yazarımız da bunları güzel anlatmıştı. Bakıldığı zaman İslam dini ve Hristiyanlık karşılaştırılıyor, İslam dinine ait özellikler ve karşılaştırmalar yapılıyordu. Gerçekten de yazarımız aslında her dini detaylı bir şekilde incelemiş ve bunu yansıtmıştı. Bu arada Yusuf kim mi ? Çok eski bir mite göre İsa’nın takipçisi ve öğrenicisi. Hatta İncil’e göre kendi hazırlattığı mezara İsa’yı koyan birisi. Kitabımızda da bu konu işleniyor. Çalınan kutudan nerelere geldik diyebiliriz.
Bu kadar güzel anlatım ve betimleme gerçekten de yani yazarı ilk kez duydum, alıp almamak arasında bayağı düşündüm ama şimdi iyi ki almışım bu kitabı diyorum rahatça. Sizlere de mutlaka tavsiye ediyorum arkadaşlar.



BURADAN SONRASI SPOİLER İÇEREBİLİR ..

Nisan 1292, Limasol – Kıbrıs’ta başlıyor maceramız, ardından da Kudüs üzerinden günümüzle devam ediyoruz. Abi ara ara geçmiş döneme gideceğiz. Ancak kafa karışıklığı olmasın diye eklemedim. Gerçi aklımda da kalmadı ya, neyse. 
Salvatore Conte (Vatikan Güvenlik Uzmanı) ani bir baskın ile akşam Kudüs’e girer. Bir görevi vardır. Bir kutuyu ele geçirmek. Tabi bu sadece bir başlangıç çünkü bundan sonra gelişen olaylar bu kadar basit değil ve tamamen karmaşa, aşırı dikkat gerektiriyor okurken. Kurgu güzel yapılmış. [Çalmak değil ele geçirmek tabi, yoksa profesyonelliğine laf gelirmiş  ]
Kitabı unutmamak adına tuttuğum kısa notlar ve mümkün olduğunca az Spoiler ile gidersek İsrail yani Yahudiler, Vatikan ve tabii Filistin Müslümanları bu konuya yoğunlaşıyorlar. Burada Müslümanlar arasında Razak bin Ahmed al-Tahini yani kısaca Razak, bu işle ilgili görevlendiriliyordu. İsim hafızam bu ara iyi olmadığından komple yazdım tabi. Gelecekte bakınca da unutmamak adına iyi oluyor, inşallah kızmazsınız. 
Vatikan’da aynı zamanda Amerikalı genetik bilim uzmanı Charlotte Hennesey (Peder Patrick Donovan aradıktan sonra) ve İtalyalı Giavanni Bersei de hikayeye dahil oluyor. Vatikan adına yazılan kitaplarda bununla sıkça karşılaşıyoruz farkında mısınız? Suçu işliyor ama aynı zamanda gizliden veya açıktan yaptığı görevlendirmelerle de sanki suçu başkası işlemiş gibi temize çıkmaya çalışıyor falan. Her neyse bu iki kişi de görevlendirilerek benim tuttuğum notlardaki kalan birkaç kişi dışında isim hafızamı taze tutmak için listeye eklediğim kişiler oluyorlar.
Gelişen olaylar ve suikastlar de ilgi çekiyor. Ölümler, kaçışlar, askerler, şiddet, medya, tam bir kaos ve okurken bunu gözünüzde canlandırabilmeniz demek, yazarın gerçekten de çok iyi bir Kalem Sahibi olması demek benim için. Böyle bir yazarı okumuş olmak, aradan 10 yıl geçmesine rağmen benim için kazanç diyebilirim.
Finali ise mükemmel, sanki bir film seyrediyormuşum hissi yaşadım resmen. Çok beğeneceğinize inanıyorum. Bundan sonra da yazara ait herhangi bir kitap çıkarsa mutlaka takip edeceğim gibi duruyor. Gerçi ‘Şansa Bak’ diye çocuklar için yazdığı kitap var ama işte. Hepinize keyifli okumalar, iyi günler dilerim..
480 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Kurban, okuduğum üçüncü S. J. Bolton kitabı. Yazar ile Kan Hasadı kitabıyla tanışmış ve o kitabı çok beğenmiştim, ardından Zehir isimli kitabını da okudum. Üçüncü olarak ise Kurban'ı okumaya karar verdim. Normalde kitapları yayınlanma tarihlerine göre okuma konusunda bir takıntım olsa da sanırım bu kez tersten bir sıralama izlemişim. Çünkü Kurban yazarın yayınlanan ilk kitabı. İlk kitaplar yazarın o alanda hangi noktaya geleceği konusunda ipuçlarıyla doludur bana göre. Eğer yazarı ilk kez okuyacak olsaydım ve bu kitabın yazarlık hayatının ilk kitabı olduğunu biliyor olsaydım S. J. Bolton'un bu alana başarılı bir adım attığını söylerdim. Bu kitabının ardından yayınlanmış diğer kitaplarından iki tanesini okuduğum içinse o kitaplar arasında beğeni açısından 1) Kan Hasadı 2) Kurban 3) Zehir şeklinde bir sıralama yapabilirim.

Yazarın okuduğum diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabı da kırsal bir bölgede geçiyor, İskoçya'da bulunan bir takımada olan Shetland'da bulunan Yell, Unst gibi adalar mekan olarak seçilmiş. Kırsal bölgelerde geçen polisiye-gerilim kitapları her zaman bana daha güzel gelmiştir. Bu açıdan Kurban'ı sevdiğimi söyleyebilirim.  Konu ise şu şekilde: Tora Hamilton ve kocası İngiltere'den Shetland'a taşınıyorlar. Kadın doğum uzmanı olan Tora ölen atını, taşındıkları evin bahçesine gömmek için toprağı kazmaya başlıyor. Toprağın altında kömürleşmiş bir kadın cesedi bulan Tora yetkililere haber veriyor. Yapılan incelemeler sonucunda cesede dair en dikkat çekici şeylerden biri, kadının sırtında bulunan ve eski bir efsaneye atıfta bulunan üç adet rün yani şekil. Shetland efsanelerini akla getiren bu rünlerin bulunan ceset ile bağlantısını bulmak için çalışan Tora ve polis ekiplerini ise sır dolu olaylar bekliyor.

Kitap oldukça güzel başladı diyebilirim, sayfa sayısı fazla olmasına rağmen oldukça rahat okunan bir kitap Kurban, tabii bunda sürükleyeciliğin payı büyük. Ayrıca kitabın gerçekten hayli yüksek bir temposu var, aksiyon birçok sayfada çok yüksek. Kurban kesinlikle sonunu merak ettiren bir kitap. Bu tür kitaplarda sonun nasıl olduğu çok önemlidir. Yani o kadar merakın, olayın, sürükleyiciliğin üstüne sonucun gerçekten iyi bir şekilde bağlanması gerekir. S. J. Bolton bana göre bu kitabında bunu başarmış. Ayrıca yukarda adı geçen Shetland efsaneleri gerçekten de var olan efsaneler. Kitabı bitirdikten sonra haklarında birkaç şey okudum gerçekten ürpertici şeyler var diyebilirim. Kitapta adalardaki kasabalar gibi az nüfuslu ve dış dünyaya toplumsal açıdan kapalı olan yerlerde, oraya dışardan gelen insanlara karşı oluşturulan bakış açısı da güzel aktarılmış diye düşünüyorum. Köy, kasaba gibi yerlerde insanlar gerçekten de sonradan o bölgeye gelen insanlara karşı düşmanca tavırlar sergileyebiliyorlar. Kurban genel olarak beğendiğim bir kitap oldu, bu türde kitapları zaten çok seviyorum ve Bolton kitapları da bana göre bu alanın iyilerinden. Okurken gerçekten keyif alıyorum. Ayrıca yazarın bu kitabı için İskoçya kültürü, adalarda geçen efsanelerle ilgili derinlemesine araştırmalar yaptığı aşikar. Şu ana kadar yazarın dilimize çevrilen dört kitabından üçünü okudum. Okumadığım kitabı ise Temmuz 2017'de yayınlanan Beşinci Senfoni. Tabii o kitabı da ilk fırsatta okumayı planlıyorum. S. J. Bolton'un beni hayal kırıklığına uğratmayacağımdan şüphem yok. Özellikle bu türdeki kitapları seviyorsanız ve Bolton ile henüz tanışmadıysanız gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
512 syf.
·Beğendi·10/10
Geldik 12. ve son kitaba. Malesef seri bitiyor artık. Will birisini öldürüyor kitabın başında. Ejder Hanı denilen yerde bir habercinin ölümü sonrası. Diğerlerine göre tamamen farklı olan kitapta önceki kitaba göre hikayelerin devamı şeklinde değil de artık zamanın geçtiği (15 yıl sonrası) bir döneme tanıklık ediyoruz.
Tahmin ettiğiniz üzere Ejder Hanı'ında öldürülen haberci Alyss, yani bizim Will'in eşi. Üzerinden 1.5 yıl geçmesine rağmen Will halen değil toparlanmak 1 kere gülümsememiş bile. Ayrıca Jory Ruhl var. Eski bir paralı asker ve çete lideri. Bu adamın çetesinin sebep olduğu olaylar sebebiyle Alyss ölüyor.
Maddie, diğer adıyla Prenses Madelyn, Horace ve Evanlyn (Cassandra) kızı. Will'in düşmüş olduğu bunalımdan çıkması için hem ilgisini çekebilecek hem de Orman Muhafızları'nın hem de en iyisinin (Will) eğittiği kız olacak Prenses. Hikayeye girişi oldukça güzel. Çünkü şımarık ve havalı bir kız ve tam da Will'in kendine getireceği aynı zamanda kendini de toparlaması için önündeki en iyi fırsatı.
Will'in Maddie'i eğitmeye başlamasının üzerinden belli bir zaman geçtikten sonra hatılayacağınız üzere Gilan vardı, o geliyor. Bu arada Gilan, yeni Orman Muhafızları Birliği komutanı. Eski komutan Crowley'in ölümünden sonra onu seçiyorlar. Herkes aslında Halt'ın olmasını beklese de Halt artık yaşlandığını düşünerek emekliye ayrılma kararı almıştı. Bu sebeple Will'in de yerinde duramayacağını bildiklerinden Gilan seçiliyor. Herneyse konumuza dönecek olursak, Gilan geliyor ve Will ile yeni çırağı Maddie (Madelyn'den) beraber ilk görevlerine gitmelerini istiyor. Görevleri ise ölen bir orman muhafızının ardından şüpheli ölüm bırakıp bırakmadığını araştırmak. Bu arada ölen Orman Muhafızı da Liam. Hatırlamayanlar için biraz ona da değinirsek ; Will ve Horace'nin, Tennyson adlı tarikatın peşine düştükleri zaman arada Liam'ın gümüş meşe yaprağı aldıkları döneme denk gelmiş olmaları diyebiliriz.
Will ve Maddie bu ölümün ardındaki şüphelerini doğruladıktan sonra Liam'ın evini araştırmaya başladılar ve bazı belgeler buldular. Bu belgelerde adı geçen 3 köy ve 3 tane çocuk isminin işaretlendiğini gördüklerinde bizimkilerin de ne yapacaklarını tahmin etmişsinizdir.
Köy araştırmalarında can sıkan bir hadise daha yaşanacak ve Gece Hırsızı lakaplı kişi köylere ara sıra gönderdiği casuslarından birisi aracılığıyla Maddie'nin çocukları sıkıştırdığı öğrenecek ve korkutması için adam gönderecekti. Tabi nereden bilebilir ki korkutacağım diye gittikleri kız hem Orman Muhafızı Çırağı hem de en iyi Orman Muhafızının. :))))
Artık ne söylenebilir ki ? Harika bir serinin sonuna geldik. Böyle bir seri kitabı, seri halinde daha önce okumamıştım. Gerek kurgusu gerek kendine bağlayışı ve son olarak da bu kitabın filminin yapılacağını duydum. Bunun ardındaki mutluluğumu da az çok tahmin edebilirsiniz. Soluksuz okunan 500 sayfanın ardından söyleyecek fazla da sözüm yok aslında. Gerek kitabın gerçekte yazılış hikayesi, gerekse içinde yazılanlar sizi okurken bambaşka yerlere götürüyor. İnsana böyle denizler gibi sürükleyici kitaplar lazım. Sizin de o denizdeki geminin kaptanı olmanız dileğimle iyi okumalar..
528 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Will ve Halt bir baba oğul ilişkisi içerisinde beraberler. Önceliğimiz Horace'i bulmak ve daha sonra onunla beraber olmak. İşin aslı Horace onları buldu demek daha doğru olur.
Burada önceki hikayelerden "Alyss, Evanlyn (Prenses Canssandra), Seleten ve Gundar'ın yanına ; George, Şigeru, Şukin, Nimatsu gibi dostlarımız ekleniyor.
Özetle bahsedecek olursak, Şenşiler adı altında bir grup savaşçı var ve 10 yaşından itibaren silah eğitimi alıyorlar. Will'in ve Horace'nin de bulunduğunu bildiğimiz Redmond Şatosunda bile eğitimler 15 yaşından sonra başlıyordu, yani düşman bu sefer oldukça sert.
Tabi bir de Kikori denilen köylüler var. İmparator Şigeru'nun inatla herkes eşit şartlarda yaşayacak dediği dünyada eğitimli Senşilerin aşağıladığı ama imparatora sadakat için canını hiçe sayacak köylüler. Tahmin ettiğiniz üzere Will, Halt ve Horace'de bunların yanında bulunuyor. Onları eğitiyor.
Arisaka'ya (Şigeru'ya baş kaldıran ve savaşı körükleyen eleman bu) karşı mücadelenin fazlaca olduğu, macera dozu yüksek, Alyss ve Avanlyn'in birbirine yakınlaşma fırsatı bulduğu ve çok önemli bir görevi çok zor bir şekilde başarmaları, bunlar 500 sayfalık alanda sıkmadan anlatılıyor.
Son olarak değinmek istediğim nokta aslında başından beri değinmek istediğim kısım diyebilirim. John Flanagan bu kitapla birlikte aslında seriyi sonlandırmaya karar veriyor ama daha sonra biraz okurlarının desteğiyle (baskısı demek daha doğru) biraz da kendi ayrılamaması nedeniyle bir de devam kitabı çıkartmaya karar veriyor ve toplamda aslında 1 kitap daha yazarak 12 kitapla seriyi yazıyor. Bu tarz serileri ve sürükleyici romanları sevenler, bu kitabı okumayanlar ve sürükleyici kitap arayan arkadaşlar, tek tavsiyem bu seriyi bitirmeniz yönünde olacak..
480 syf.
·Beğendi·10/10
Serinin kitaplarini neredeyse hic ara vermeden, pes pese okudugum icin bu kitaba ve konusuna dair ozellikle deginemem fakat sunu soylemeliyim ki, bu kitap hayatima renk katti ve cocuklugumdan bu yana iyilikle ve mutlulukla ilerlemekte bana vesile oldu. Abarti gibi gelebilir ama abartilarin da bir dogruluk payi vardir.

Seri boyunca yazarin anlatimiyla karakterlere verilen ses, samimiyetle mutlulukla, huzunle, aciyla ve sevgiyle doldurdu beni. Hepsi bu kitapla, Fidye'yle, birlikte bir muhur gibi basildi kalbimde ve zihnimde, ve yillar gecmesine ragmen bana hissettirdiklerini unutmuyorum. Hala elime alir ve altini cizdigim satirlari, koseleri karaladigim sayfalari okurum. Cocuklugumdan uzerine sinen eski sayfa kokusu, izi hafifce sayfaya ton katmis olan goz yaslarim ve doktugum sicak cikolata birikintilerinin verdigi izlerle pudralanmis. Her okuyusumda da farkli farkli suslemeler eklemeye devam ediyorum bu esere.

Cok az yazar okuyucuya guven hissi verebilir. Yazarin nasil bir yol alacagini bilmiyorsunuz, kitabin nasil sonuclanacagini bilmiyorsunuz ama onemli degil, yazarin en dogru sekilde sonuclandiracagini biliyorsunuz kitabi, mutlu oluyorsunuz. Iste ben bu hissi Flanagan ile kesfettim ve yazara bu sebepten oturu borcluyum.

Seri genel olarak herkesin cocukluk kitabi olmasi gereken bir seri: dostluk, durustluk ve insan olma halini en muhtesem bicimde okuyucuya sunuyor. Iste bende bu ozelliklerinden etkilendim ve iste bu etki benim hayatimdaki degisimlere sebep oldu. Gercekten dusunuyorum da, abartilarin epey dogruluk payi olabiliyor.
448 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Dikkat spoiler içerir.
Araluen topraklarına komşu olan 6 tane Clonmel krallığı vardır ve bunların 5'i Dışarlıklılar denilen bir tarikatın pençesine düşmüştür. Sahte bir altın tanrısının mucizeleri ile vatandaşın altınlarını alan Tennyson adındaki vaiz, gözünü Ferris adındaki zayıf karakterli bir kralın elindeki son Clonmel krallığına dikmiştir. Bu durumun Araluen'e sonradan büyük bir tehdit olacağını bilen Halt, Will ve Horace Clonmel topraklarına doğru yola çıkar ve Horace'ın bedeninde Gündoğumu Savaşçısı denilen efsaneyi canlandırırlar. Will ve Horace sonradan öğrenir ki Halt, Ferris'in ağabeyi ve krallığın normalde gerçek sahibidir. Ve muhafızların komutanı da Sean adındaki yeğenidir. Ancak makam ve mevkide gözü olmayan Halt, sadece Tennyson belasını yok etmek istemektedir. Horace, Tennyson'un iki adamı ile dövüşecektir ama arada Cenevizalı suikastçılardan biri ilk dövüşten sonra Horace'ı zehirlemeye çalışır. Acaba başarılı olabilecek midir? Clonmel krallığı düşecek midir? Halt kral mı olacaktır? Dışarlıklılar tarikatının gücünü kıracaklar mıdır? Keyifle bir solukta okunan bir roman.
352 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Dikkat spoiler içerir.
Will, Seacliff Baronluğunun resmi Orman Muhafızı olmuştur ve buradaki laubali durumu düzeltmeye çalışmaktadır. Bu arada eski dostu haberci Alyss baronluğa gelir ve gizli bir göreve gitmesi gerektiğini söyler. Ancak haydut Jack Buttle bunu duyar ve Will onu etkisiz hale getirip savaş çıkmasını engellediği Skandiya'lılara köle olarak hediye eder. Görevi İskati'lerin sınırındaki Norgate baronluğundadır. Lord Syron büyücü Malkallan tarafından zehirlenmiş ve köyde garip olaylar olduğu söylenmektedir. Will'in görevi de tehlikeleri engellemek ve gerçeği ortaya çıkarmaktır. Syron'un yerine bakan oğlu Orman sevilmekte ama Orman'ın kuzeni Keren askerler tarafından sevilmektedir. Büyücüyü en sonunda bulan Will, adının Malcolm olduğunu ve masum olduğunu ortaya çıkarır. Baronlukta olayları planlayan beklenmedik bir isimdir ve Alyss bu kişinin elinde esir kalmıştır. Ayrıca eski dost Buttle da Norgate'e gelmiştir? Acaba Will, Alyss'i kurtarıp baronluğa huzur getirebilecek midir? Halt tarafından Will ve Alyss'e yardımcı olsun diye gönderilen şövalye Horace çok mu geç kalmıştır? Keyifle okunan bir roman.
480 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Halt, Horace ve Will gene iş başındalar. Aslında biraz üzülerek okuduğumu itiraf etmem gerek. Çünkü Halt'ın başına gelenler oldukça kötüydü ve hızlı geçişlerine alıştığım kitapta kendisine fazla yer ayrılması biraz durdurdu kitabı. Tabi olması gerektiği kanaatindeyim ama gene de biraz üzüldüm.
Tennyson beklenildiği gibi mutlu sona ulaştı. :)) Yaverlerinden birisinin oku sonrası Halt'ın başına gelenleri düşünürsek ve serinin de son kitaplarına geldiğimi hesaba katarsak bence bu süper üçlüyü artık daha az göreceğiz. Tahminime göre Halt gelecek kitaplardan birinde emekliye ayrılacaktır.
Biraz maceranın ardından yeniden gördüğümüz Malcolm'da bence renk kattı ve üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdi. Final her zaman ki gibi yüksek heyecanlı maceranın ardından eğlenceyle tamamlandı. Kitap da harikaydı. Böyle bir seriyi geride bırakacak olmak daha şimdiden yavaş yavaş içime işlemeye başladı. Harika bir serinin harika bir kitabı. Bir bütünün parçaları ancak bu kadar güzel olabilirdi zaten. Beğenerek okuyacağınıza eminim. İyi okumalar dilerim..
480 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Dikkat spoiler içerir.
Skandiya yüce Kontu Erak, son bir baskın için Arridi ülkesine gider ancak bu esmer kabilenin liderlerinden olan Seletin onu esir alır. Yardımcısı Svengal, Araluen ülkesine gelir ve kral Duncan'dan yardım ister. Tam da Halt ve Alyss'in ustası Pauline'nin düğününe denk gelen o gecede öğrenirler ki bu işin içinde başka bir Skandiya'lı da vardır. Duncan adına görüşmelere kızı Cassandra yani Evanlyn, ayrıca Will, Halt, Gilan, Horace ve Svangel de gidecektir. Seletin ile anlaşırlar ancak yola çıktıklarında Tülagi kabilesinin Erak'ı esir aldıklarını öğrenirler. Çöl fırtınasında Will atı Çekici'yi kaybeder ve bulmak için yola çıkar. Bu arada Bedülin kabilesinin şeyhi Ömer ile karşılaşacaktır. Bedülinler ve Tülagiler birbirini hiç sevmemektedir. Sonradan Seletin ve müzakere ekibi de esir düşerler. Acaba Will ve Ömer askerler ile esirleri kurtarabilecek midir? İşin arkasındaki Skandiyalı Toshal bu işten kurtulabilecek midir? Will çıraklık eğitimini tamamlayıp gerçek bir orman muhafızı olabilecek midir? Keyifle bir solukta okunan bir roman.
340 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Dikkat spoiler içerir.
Bahar gelmiştir ve Evanlyn ile Will'in Skandiya'dan kaçması gerekmektedir. Ancak Evanlyn kaçırılır. Gücünü henüz toplayamayan Will onu kurtarmaya çalışırken ölmek üzeredir ama Halt ve Horace tam zamanında yetişerek hayatını kurtarır. Kızı kaçıran bir Temuçi birliğidir. Temuçiler çok güçlü step savaşçılarıdır ve niyetleri de Skandiya'yı ele geçirip gemilerini aldıktan sonra Araluen'e saldırmaktır. Yolda Erak ile karşılaşan Halt durumu anlatır ve zoraki olarak müttefik olmaları gerektiğini söyler. Bu arada Evanlyn'in gerçek kimliği ortaya çıkar ve Yüce Kont Ragnak'ı intikam yeminini ertelemesi için ikna etmek çok güç olur. Will'in yetiştireceği yüz köle okçu, Horace'ın savaşçılık yetenekleri ve Halt'ın taktik dehası, acaba cesur Ragnak ve Erak'ın Skandiya ordusunun kendisinin dört katı Temuçi ordusunu püskürtmesini sağlayabilecek midir? Evanlyn, Horace, Halt ve Will sağ salim topraklarına dönebilecek midir? Sürgün sonrası Halt'ın vaziyeti ne olacaktır? Bir solukta okunan bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.

Yazarın biyografisi

Adı:
Çağdaş Özkan

Yazar istatistikleri

  • 3.148 okur okudu.
  • 46 okur okuyor.
  • 878 okur okuyacak.
  • 24 okur yarım bıraktı.