Helen Hoang

Helen Hoang

Yazar
9.5/10
2 Kişi
·
8
Okunma
·
0
Beğeni
·
45
Gösterim
"...All the things that make you different make you perfect.”
Helen Hoang
Sayfa 235 - Michael... ben karar verdim... sen. harikasın.
“Did you kiss him back?”
She shook her head. "No."
“Did you like it? When he kissed you?” Because he had to know.
"Not at all." She whispered.
“Why? Did he do it wrong? Was he a bad kisser?”
“It felt wrong.”
“Why?”
“Because he wasn’t you.” The soft look in her eyes killed him. He would do anything for that look. Anything.
Michael was mint chocolate chip for her. She could try other flavors, but he’d always be her favorite.
Once they were seated at a black wrought-iron table by the window, he dipped his spoon into his gelato, tasted it, and grinned a slow, wide grin as he slipped the clean spoon from his mouth and scooped out more.
“Oh, that’s just ridiculous,” she said. “You look like you’re auditioning for a Häagen-Dazs commercial. No one smiles like that after eating ice cream.”
He laughed. “It really is good.” His grin was out in full force, and, God forbid, did he have a dimple?
“Now, I have to try it.” She lowered her spoon toward his bowl.
“Ah, ah, ah.” Instead of letting her scoop up some herself, he held his spoon to her lips. Her eyes jumped to his, and conflicting thoughts skittered through her mind.
She shouldn’t do it. This was too intimate. It was crossing a line of some kind. It felt too much like dating—which they weren’t.
It was just gelato. Just his spoon. He might take it as rejection if she didn’t do it, and she could never, ever in a thousand years hurt him, not even in a trivial way.
She parted her lips and let him feed her the gelato. Her heart knocked around her chest like a pinball as sweet green tea melted on her tongue. He watched her with expectation, oblivious to his effect on her.
“Okay, it’s good.” She tried to sound casual. This didn’t mean anything. This wasn’t a date. She was just another of his clients. Keep a cool head. She stabbed her spoon into her gelato.
“I told you so.”
“I still like mine best.” She put a spoonful of mint chocolate chip in her mouth. The complex combination of vanilla and mint exploded on her palate. Bits of chocolate crunched between her teeth. Perfection.
“Let me try it.”
She held her bowl out toward him, but he didn’t put his spoon in it. He trailed his fingers over her jaw as he tipped her head back and sealed his lips over hers. His tongue speared into her mouth, and the salt of him mixed with the flavor of the ice cream. She didn’t know if she was mortified, shocked, aroused, or all three.
With a lingering lick on her bottom lip, he pulled away and grinned, his dark eyes intense and hazy.
“I can’t believe you did that.” Flustered, she tried to scoop herself another spoonful. Her white plastic spoon skittered onto the tabletop.
She grabbed for it, but his hands wrapped around hers. In the next instant, he was kissing her again—sweet, closed-mouth kisses that still felt scandalous. And too delicious to resist. The gelato shop dropped away. The people disappeared. In that moment, it was just her and Michael, the taste of ice cream, and their slowly warming lips.
Helen Hoang
Sayfa 78 - o-kadar-tatlısınız-ki-bu-kadar-tatlılık-tansiyonumu-yükseltiyor-kalp-krizi-geçirecek-gibi-oluyorum MICHAEL HEPSİ SENİN YÜZÜNDEN!
The door swung shut behind him as he closed the distance between them and swept his hands down her tense back. “Hey, what’s wrong?”
Meeting his eyes in the mirror, she cranked the water off and said, “A coworker kissed me.”
Everything inside Michael stilled, and a cold rage spread outward. With the training he did, he wasn’t the kind of person who could pick fights. But he could sure as fuck end them. He would enjoy ending this one. His knuckles cracked as he fisted his hands.
“What’s his name? What does he look like? Where can I find him?” The questions came out in a hard monotone. The motherfucker was going to enjoy himself a trip to the hospital.
She whipped around to face him, her eyes wide. “Why?”
“No one forces you, Stella.”
“Are you planning to do something to him? I don’t want you to get in trouble.”
“You just washed your mouth out for a whole minute. Now I’m going to wash his out.” With blood.
She wrung her hands as she searched for words. “I’m okay. As you can see.”
“If you weren’t okay, he’d be a dead man,” he growled.
Helen Hoang
Sayfa 234 - hayran hayran okuyorum...
That was his problem. He always loved too much. If he could just tear his heart out and stop feeling, he would be free.
She didn’t usually enjoy new things, but Michael made her feel safe. With him at her side, she was a part of this busy San Francisco night, not just an onlooker. There was something novel and wonderful about being in a crowd and not feeling alone.
She slipped her credit card out from the top of her dress and handed it to Michael, laughing when he stared at her with a surprised grin. “I had nowhere else to put it.”
He slid his hands up her back and pulled her close. “What else is in there?” he asked as he peered at her modest show of cleavage.
“My driver’s license.”
“I have pockets, you know. You could have given me your cards and phone to hold for you.”
Helen Hoang
Sayfa 84 - bu sahnede biraz bayıldım.
Leaning over for a closer look, she gave him a gratuitous view of her luscious ass. “You alphabetize them.”
He couldn’t help laughing. She never acted the way he expected. “Am I rocking your world, Stella?”
Helen Hoang
Sayfa 191 - aşırı tatlısınız :'( <3
336 syf.
·10/10
vay canına.
bir kadın yazıyorsa, işte aynen böyle yazmalı.

Kitabı eline alıp okumaya başladığın o andan itibaren içine çekmeli, bütün yolculuk boyunca kendinde tutmalı... Bu kitap hepsini -hatta daha fazlasını yaptı. Hayran hayran okudum kitabı.

Stella'nın sendromuyla yaşayışının güzelliği, Michael'ın Stella'ya olan hayranlığının daha ilk görüşte ortaya çıkması, Michael'ın farkında olmadan bu kadar güzel sevmesi ve yine farkında olmadan Stella'ya bağımlı hale gelmesi... Stella'nın bütün rutininin Michael'a uyumlu hale gelmesinden bahsetmiyorum bile.

Her şeyin bir oyunla başladığı çok kitap var, bazıları sonuna doğru cılkını çıkartır, bazıları da apır sapır sebepler öne sürerek okuyucuya yutturmaya çalışır.
Helen, her şeyi o kadar güzel kurgulamış ki kitabın başından beri Michael'ın korktuğu bir durum olduğunu bizde biliyoruz. Babası gibi olmaktan korktuğunu biliyoruz ama asıl nedeni Stella'yla birlikte öğreniyoruz falan...
Bir araya gelmelerinin, daha sonra ilişkileri hakkında yapılması gerekeni yaptıklarında yani o kaçınılmaz olaydan sonra ikisinin de yıkılışı, birbirlerine çoktan alışmış olduklarını fark etmeleri, hayal kırıklıkları, beklentiler... çok güzeldi.

ama en güzeli, Michael'ın Stella'yı açıklanamayacak derecede sevmesiydi. Philip'in Stella'ya yaptığı -spoi olması diye osmanlıcaya döndü yorum lkgjf- o şeyden sonra, Stella'nın kötü hissedip, gelip banyoda ağzını yıkaması (Michael onu öpmeye kalkmadan ağzından silmek istedi Stella, ondan yani)
daha sonra Michael'ın gelip neler olduğunu sorması, Stella'nın direkt olanları söylemesi ve Michael'ın delirmesi.

Yani ben, kıskançlık sahnelerini okumayı seviyorum. Bazı yazarlar hakkını veremiyor ama Helen kesinlikle vermiş. Her şey yerli yerindeydi böyle, gülümsetiyordu yapılan -yazılmış- her hareket.

Michael ve Stella'nın her sahnesinde gülümsemişimdir sanırım. Tepki verilmeden okuyamazdım böyle bir kitabı çünkü.

Stella'nın takıntıları, en çok da şu koku takıntısı dlkfjf çok tatlıydı yarabbim. Gidip dondurma yedikleri sahne mesela beni öldürmüştü.
k-drama seven o yanım asla ölmeyecek sanırım.
kitaplarda da öyle bir hava görünce, erimeden okunmuyor yani ne yapabilirim flgkfg

*FLYNN - MY GOLD*

*yazarın bu hikayeye nasıl başladığı, bu hikayenin kalbinden çıkan bir hikaye olduğunu yazdığı not kısmını da okuyunca kadına olan sevgim ayrı bir boyuta ulaştı... artık ne yazsa okurum dediğim yazarlar arasında.
336 syf.
·23 günde·Beğendi·9/10
Gözlerimden kalpçikler fışkırıyor şu an <3 Ay sen ne tatlı bir kitaptın öyleeee!

Önce şuradan Hülya'ya kocaman bir teşekkür yollayayım bu kitabı bana önerdiği için. İyi ki varsın Hülya! :*

Az bir konudan bahsedeyim;
Otizmli güzel, zeki ve genç bir kadının yaşadığı sosyal sorunlar, en sonunda onu bir eskort tutmaya iter. Tuttuğu eskorttan bu konuda ona eğitim vermesini ister, ama rahatsızlığını gizler. 3 randevu için anlaşırlar fakat işler tabii ki planlandığı gibi gitmeyecektir.

Michael'ın 'bu benim kaderim, ben böyleyim' saçmalıklarını bir kenara koyuyorum. Çünkü kitap bu klişeyi kapatacak kadar güzeldi. Yazarın da Asperger sendromlu olması Stella karakterini o kadar gerçekçi kılmış ki anlatamam. Zaten bizzat bu sorunları yaşamış birinin kaleminden bir karakter okuyorsunuz, düşünsenize! Romantik bir kitap ancak bu kadar gerçekçi olabilirdi.

Kesinlikle bayıldım! Favorimdir, tavsiyemdir! E durmayın, atın okunacaklar listenize :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Helen Hoang
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 8 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 22 okur okuyacak.