Timothy E. Gregory yorumları ve incelemelerini, Timothy E. Gregory kitabı hakkındaki okur görüşlerini , Timothy E. Gregory puanlarını 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Bizans İmparatorluğu tarihi için aslında oldukça sıradan bir tarihsel süreç diyebilirdik, işin içinde aynı zamanda hristiyanlığın şekillenmesi de olmasaydı. Hem yeni bir yönetim hem de yeni bir din neredeyse birlikte kurulup şekillenmişler.
Kitap bu konuya ağırlık vermiş haklı olarak. Hristiyanlığı şekillendiren meşhur konsillerin nerdeyse tamamı Anadolu'da gerçekleşmiş.
İzmit , İzmir, Antakya, İstanbul (Kalkedon-Kadıköy) konsilleri Baba ve Oğul bir mi ayrı mı, İkona helal mi haram mı tartışmalarıyla imparatorları da oldukça meşgul etmiş. Bir yandansa Anadolu'nun binlerce yıllık inanç ve kültürleri yaşamaya devam etmiş.
Yazar her imparatorun dönemini ayrı ayrı anlatmış. Ayrıca 250 yıllık dönemler olarak da konulara ayrılmış kitap. Nadiren birkaç resimle desteklenmiş anlatımlar. Halkın günlük yaşamına dair pek bir bilgiye yer verilmemiş. Bu insanlar ne yer ne içer, neler yapar eder değinilmemiş. sadece Bizans hanedanlığı anlatılmış. Anlatım şekli çok renkli diyemeyiz biraz klasik ders kitabı havasında.
Sadece Bizans'ın değil Hristiyanlığın, Katolikler ve Ortodokslar'ın tarihini, birbirine bakış açılarını da okuyup öğrenecebileceğiniz sağlam bir tarihsel kaynak.
Bir ders kitabı gibi düzenli bir üslupla yazılmış. Bizans tarihi için çok iyi bir kaynak kitap, ayrıca Türkçe olarak okuduğum en iyi kaynak diyebilirim.
Bizans TarihiTimothy E. Gregory · Yapı Kredi Yayınları · 2011122 okunma
Kitabı halen ders kitabı olarak kullanmaktayız. Bizans tarihi dersi için harika bir seçim. Gregory’nin dili hem akademik hem akıcı ve anlaşılır. Ayrıca tek taraflı değil :) iyi bir modern tarihçinin iyi bir kitabı.
BİZANS’IN KANLI TAHT KAVGASI VE LATİN FELAKETİ (1204-1261)
Tarih boyunca krallıklar ve imparatorluklar, taht mücadeleleriyle sarsılmıştır. Ancak, Bizans İmparatorluğu’nun 1204-1261 yılları arasındaki taht kavgası, yalnızca hanedan içi bir çekişme değil, aynı zamanda bir devletin çöküşünü, halkının kıyıma uğramasını ve bir imparatorluğun kendi eliyle yok edilmesini içeren en trajik ve acımasız örneklerden biridir. Bu dönem, hem taht için dökülen kanın, hem de İstanbul’un Latinler tarafından işgal edilmesinin gölgesinde yaşanan bir felaketler zinciridir.
İHANETLER VE KÖRLÜKLE DAMGALANAN BİR HANEDAN
Bizans’ta taht mücadelesi, çoğu zaman sadece rakibinizi alt etmekle bitmezdi. Düşmanlarınız hayatta kaldığı sürece, tahtınız güvende sayılmazdı. Bu yüzden, Bizans imparatorları rakiplerini öldürmekten ziyade gözlerini oydurup kör bırakmayı tercih ederdi. Çünkü bir Bizans geleneğine göre, “görme yetisini kaybeden bir kişi imparator olamazdı.”
12. yüzyılın sonlarına doğru Bizans’ta taht kavgaları iyice şiddetlendi:
II. Andronikos’un oğlu Isaac Angelos, 1185’te amcası I. Aleksios’u öldürerek tahta geçti.
1195 yılında III. Aleksios Angelos, yeğeni IV. Isaac’i devirerek Bizans tahtını gasp etti ve onu kör ettirdi.
Ancak Isaac’in oğlu Aleksios, babasının intikamını almak için Latin Haçlılarıyla iş birliği yaptı.
Bu ihanet zinciri, Bizans tarihinin en büyük felaketlerinden birini getirecekti: Latin İşgali.
1204: LATİN FELAKETİ VE İSTANBUL’UN YAĞMALANMASI
Genç Aleksios, Haçlılara “bana yardım ederseniz, sizi Bizans hazineleriyle ödüllendiririm” vaadinde bulundu. Bunun üzerine IV. Haçlı Seferi’nin yönü, Kudüs yerine İstanbul’a çevrildi. Haçlılar şehri kuşattı ve 1204 yılında Bizans düştü.
İstanbul, tarihinde ilk defa yabancı bir güç tarafından işgal edildi.
Latin askerleri,