𝗗𝗲𝗿𝗱𝗲𝗺𝗲𝗻𝗱𝗲𝗸 𝗺𝗶𝗻 𝗱𝗶𝘃𝗲̂𝘁𝗶𝗻 𝗵𝗲𝗺𝗻𝗲𝗳𝗲𝘀 𝗯𝗶𝘁 𝗫𝗮𝗻𝗶𝘆𝗮!
𝗚𝗲𝗿 𝗺𝗲 𝗵𝗲𝗺𝗱𝗲𝘀𝘁𝗲𝗸 𝗵𝗲𝗯𝗶̂𝘁𝗶𝗻 𝘀𝗮𝘇𝗲̂ 𝘅𝘄𝗲𝘀̧ 𝗮𝘄𝗮𝘇 𝗶𝗺 𝗲𝘇
Ey Xanî! Min divêt yekê derdê wî wekî derdê min, bibite heval û hogirê min; ji ber ku eger hevalekê min ê wisa hebit piştevaniya min biket û destekê bidete min, bi rastî ez sazeka xweşawaz im.
Şirazlı Sadi’nin insanı nasıl tarif ettiğini not ettim defterime: “Yek Katre-i hunest ve hezar endişe,” yani “Bir damla kan ve bin
bir endişe.” işte unutmayı başaramayan insanın trajedesi bu sözlerde gizliydi
Her hazanda birbiri üzerine dökülen ağaç yaprakları gibi insanlar da yek diğerini takiben toprağa yatarak fena bulacaklar. Değişmez, umumi bir kanun. Niçin endişe etmeli? Şu dünyada erişilecek başka ne var? Hayat yalan… Ölüm hakikat.
Özetle; Said-i Kürdi, Osmanlılığı sistematik bir düşünceden çok, döneminin siyasal realitesi ve hilafetin temsil ettiği imkânlar bağlamında kritize eder. Çokuluslu, özgürlükçü, eşitlikçi
ittihad-ı İslam anlayışını savunmakla birlikte müstebid, muhafazakar ve iktidarcı pan-islamcı siyasete sert eleştiriler yöneltir. İktidar alanını belirleyen bir sistem olarak Türkçülüğe her daim açıkça karşı çıkar. Rekabet gücü elinden alnmış "felekzede
Kürtlüğü" ise yek-ahengi terakki içinde diğer milletlerle eşit kılmaya ve büyük siyasi anlatısı içinde siyasallaştırmaya çalışır.