10/10
·356 syf.··
Beğendi
·
2026 79. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:00
BİR AVUKATIN KALP DOSYASI-ÇİĞDEM EREZ,356 sayfa , “Bu hikaye, sadece bir kadının iç çöküşünü değil; aynı zamanda bir kalbin suskun direnişini, sevginin zamansızlığını, vedaların derinliğini anlatır. Ve en çok da geride kalanlara acıdan nasıl pay düştüğünü…” *~*~*~*~*~*~*~*~*~*~* “Adaletin terazisi, yalnızca mahkeme salonlarında değil, hayatın ta kendisinde kurulur. Her insan, yaşadıklarını kendi terazisinde taşır. Bazen bir tebessüm iyi gelir, bazen bir kayıp her şeyi sarsar. Ama esas olan dengeyi aramaktır. İçimizde, dışımızda ve yaşadığımız hayatta… Bu yüzden adalet; sadece hüküm değil, aynı zamanda yaşamla barışma sanatıdır.” *~*~*~*~*~*~*~*~*~*~* “ Bir Avukatın Kalp Dosyası “ adalet terazisinin bir kefesine kanunları, diğer kefesine kalbini koyan bir kadının hikâyesi. Aşkın, kaybın ve kabullenişin gölgesinde yazılmış, derin ve unutulmaz bir öykü.Bu kitabı okurken gözyaşlarınızı tutamayacaksınız.Bu hikaye tesadüfen karşılaşan ama kaderin onları nereye götüreceğini bilemeyen iki kırılgan ,güvensiz,aşka karşı temkinle yaklaşan iki yalnız kalbin öyküsünü anlatıyor . *~*~*~*~*~*~*~*~*~*~* Yazarımız Çiğdem Erez “in dili oldukça akıcı, samimi ve abartıdan uzak. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği,hayatta her zaman karşımıza çıkabilecek bir hikaye Hande ile Mert’in yaşadıkları…Çok güzel bir aşk hikayesi…Hüzün,sevinç,aile yapısı,gelenek görenekler,evlilik ve onun getirdiği sorumluluklar,arkadaşlık ve dostluk,vefa,çocuk sahibi olmanın zorlukları,kadının bu konuda yaşadığı sorunlar ve toplumun yüklediği baskılar…Her şeyden önemlisi de rüya gibi bir aşkkk…Muhteşem alıntılar var kitapta… *~*~*~*~*~*~*~*~*~*~* “ Bazı karşılaşmalar tesadüftür.Acaba bu tesadüf, kaderin habercisi olabilir mi ?”
Bir Avukatın Kalp DosyasıÇiğdem Erez · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20251 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 15:39
okudumbitti Denge diye bir şey artık mümkün değil " sağlıklı bir hayat" rüyası bulanıklaşıyor. Bruno Patıno Balık Hafıza Dikkatimizi kim, nasıl yönetiyor ? Araştırma ve inceleme alanındaki kitapları okumayı seviyor musunuz Eğer seviyorsanız bu kitap tam size göre ben de bu türde okumalara yapmayı seviyorum faydalı bir eser olabiliyor. " Gözünüzün önündeki fanusun camı kırılabilir. Yeter ki hatırlayın balık olmadığınızı..." Akvaryumdaki bir Japon balığı yalnızca 8 saniyelik bir dikkat süresine sahiptir her turda dünyayı yeniden keşfetmenizin sebebi de budur Peki biz araştırmalar, milenyum kuşağının (1981 ve 1996 yılları arasında doğanlar ) dikkat süresine yalnızca 9 saniye olduğunu gösteriyor. Sosyal medya bildirimleri algoritmalar ve sonsuz kaydırmalı ekranlar arasında yönümüzü kaybederken tıpkı o fanustaki balıklar gibi aynı döngüleri yeniden ve yeniden yaşıyoruz. Kitapta şöyle bir cümle geçiyor zamana ele geçirmek için bütün hayatlara dair bütün verilerin ve nesneleri ele geçirmek gerekiyor gerçekten öyle değil mi Bizim yaptığımız her şey aslında ele geçirilmiş değil mi? Her içerik artı reklamla ilintili olarak muamele görüyor. Kültürel ve entelektüel hayatımızın zaman bozulması haline gelmişti. Bu kitabı okuyunca birçok şeyi anlam kazandı. Eğer siz de farkındalık anlamında gelişmek istiyorsanız bu kitabı tavsiye ederim. ÇOK GEÇ Bizim verilerimiz bize karşı kullanıldı.Arzunun kendisini inşa etmeye vakti yok !!! Ve demek istediğim diziden çalınan vakit yoksunlar yani İsteğe ait aşka ötekine ve mutlak olana dair. Sizlere yorumlardan da bahsettiğim kadarıyla kitaptan Aslında birçok kesit paylaştım ve o kadar anlamlı ki aslında kendinizi keşfetmenize kendinizi farkınıza ve almanıza zamanı ne kadar değerli olduğunu anlatıyor ben çok beğendim akıcı okuyabileceğiniz
1000Kitap
Balık HafızaBruno Patino · Doğan Kitap Yayınları · 202512 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:24
Kitap Adı: Akim Sevgilim Yazar: Füruzan Sayfa Sayısı: 136 Tür: Öykü Değerli Okur, bir kitap yorumuyla geldim: Kitap üç öyküden oluşuyor. İlk öykünün adı da kitaba ismini veren Akim Sevgilim. Yerel kütüphanede görünce, adına kapılıp okumak istedim. Açıkçası, eski zamanların o destansı, unutulmaz sevgilerine dair bir hikâye bekliyordum. Ancak beklentim bu yönde karşılanmadı. Yazar, kalıcı ve derin duygular yerine daha çok geçici, kırılgan ve yıpratıcı ilişkileri ele almış. Bu da bende küçük bir hayal kırıklığı oluşturdu. Aslında kitaplarla ilgili ön yargıyla yaklaşmayı pek sevmem. Özellikle daha önce okumadığım yazarların eserlerine şans vermeye çalışırım. Bu yüzden kitabı yarım bırakmadan sonuna kadar okudum. Diğer iki öykü ise Sesi Olmayan Türkü ve Varoşlar. Sesi Olmayan Türkü, farklı yöntemlerle el değiştiren toprakların hikâyesini ve o topraklara sahip çıkmaya çalışan insanların mücadelesini anlatıyor. Toprağın yalnızca bir mülk değil, aynı zamanda emek, aidiyet ve yaşam olduğunu hissettiren bir öykü. Varoşlar ise kent yaşamının görünmeyen yüzüne ışık tutuyor. Yoksulluğun, tutunma çabasının ve hayata rağmen ayakta kalmaya çalışan insanların hikâyesi anlatılıyor. Füruzan'ın toplumun kenarında kalmış insanları anlatmadaki başarısı dikkat çekici. Kalemi zaman zaman insanı rahatsız edecek kadar gerçekçi. Belki de bu yüzden okurken kendimi huzursuz hissettim. Ancak sanırım yazarın vermek istediği duygu da tam olarak buydu; okuru rahatlatmak değil, düşündürmek ve sarsmak. Bu kadar spoiler yeter. Şimdi kitaptan birkaç alıntı paylaşayım: "Ben kırkıma girmeden ölüme alıştım neredeyse." "Siz gençler vatanımızı kurtarın." "Çiçeklerden, güneşten, geceden, limonluktaki kokulardan oluşan bir rüya." "Hep önemli ve önemsenen başka insanlara göstermek için mi yaşanır her
1000Kitap
Akim SevgilimFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023493 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 12. kitabı
·
309 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 08:49
Saygıdeğer bir çocuk doktoru ve çocuk gelişimi uzmanı olan Doktor Harvey Karp bütün ebeveynlere en huysuz bebeği bile mahallenin en mutlu bebeğine nasıl dönüştüreceklerini öğretebilir! Mantıklı tavsiyeleri sayesinde ebeveynler, büyük ebeveynler, hemşireler ve dadılar bebeklerinin ağlamasını durdurmayı ve onların daha uzun süre uyumasını sağlamayı öğrenecek. “Harvey, birçok çocuk gelişimi kitabının değinmediği konular üzerine yazıyor. Her annenin ihtiyacı olan şey aslında işe yarayan araçlardır. Ve Harvey’ninkiler işe yarıyor!” Sindirerek uygulayarak okuyacağım derken kitap o kadar zaman elimde süründü ki dedim yeter artık bu kitap bitmeli... Kendini çok fazla tekrarlayan bir kitap olsa da bazı bilgiler öğrendim... Uyguladım mı diye soracak olursanız denedim ama başarılı olamadım. Kundaklamanın öneminden bahsetmiş kitap önemli olduğunu biliyorduk da neden önemli bunlardan bahsetmiş ama benim bebeğim maalesef kundaklanmak istemedi.. Kundakladığım zaman sanki bir tarafını kırmışız gibi çığlığı basıyordu... Her denememizde aynı şeyle karşılaşınca bunu yapmaktan vazgeçtik.. Kendimizi bebeğimizin yerine koyduk... Zorla sıkı sıkı bileye sarılarak kalmak ister miydik? Sanırım istemezdik... Bebek de olsa o bir birey diye düşünmeye başladıktan sonra rahat ettik.. Şükür ki huysuz bir bebek de olmadığı için kundaklamaya gerek de yokmuş aslında dedik... Tabi ki yeni anne olacaklara yol gösterici bir sürü bilgi mevcut... Annelere ve anne adaylarına tabi ki tavsiye edeceğim bir kitap... Okuyun okutturun efendim (:
Mahallenin En Mutlu BebeğiHarvey Karp · Yakamoz Yayınları · 2024898 okunma
Gökçen
7/10
·528 syf.··
2026 1. kitabı
Loresima’nın dört kitaplık devasa "Gökçen" evrenini bitirdiğimde hissettiğim şey tam bir duygu karmaşasıydı diyebilirim. Bir yanda kahkahalarla güldüğüm, gözyaşlarımı tutamadığım sahneler varken; diğer yanda "Yeter artık, aynı konuyu kaçıncı kez okuyoruz!" diyerek kitabı duvara fırlatma isteğim birbirine karıştı. Hikaye, çocuklukları aynı askeri lojmanda geçen, sürekli didişen maviş doktorumuz Gökçen ve Barut Timi'nin sert komutanı Murathan Karakurt etrafında şekilleniyor. Yıllar sonra Gökçen'in tayiniyle yolları tekrar kesişince o tatlı atışmaları, Murathan’ın Gökçen'i aslında yıllardır unutamadığını fark etmesi ve ikilinin bir araya gelme çabası ilk başta gerçekten çok keyifliydi. Özellikle operasyonlar, Barut Timi'nin ölümle burun buruna gelmesi ve hastane koridorlarındaki gerilim hissi insanı inanılmaz içine çekiyor. Zaten serinin açık ara en iyi yanı ana karakterlerin aşkından ziyade Barut Timi'nin ta kendisiydi! O askerlerin birbirine bağlılığı, vatan uğruna fedakarlıkları o kadar iyi yazılmış ki onlarla gülüp ağlamamak elde değil. Hatta yan karakterlerden Aybüke ve Süleyman'ın derinliği ve aşkı, yer yer ana karakterleri bile gölgede bıraktı. Ancak olaylar ilerledikçe, özellikle üçüncü ve dördüncü kitapta o saf heyecan yerini maalesef sakız gibi uzatılmış bir dramaya bıraktı. Hikaye taş çatlasa iki kitapta efsanevi bir şekilde bitebilecekken dört kitaba yayılınca aynı ayrılıp barışmalar ve tekrarlanan tripler okuma hevesimi fena halde baltaladı. Bununla da kalmadı, başlarda Murathan’ın o tatlı korumacı tavrı sonradan "Onu giyme, oraya gitme" tarzı toksik ve maço bir diktatörlüğe dönüştü. Gökçen gibi güçlü, ayakları yere basan bir doktorun bu egoist tavırlara boyun eğmesi ve ilişkinin vıcık vıcık bir hale gelmesi beni epey yordu. Üstelik yazarın o amatör Wattpad
GökçenLoresima · Ephesus Yayınları · 20237,7bin okunma
7/10
·192 syf.··
2026 22. kitabı
Elimde bir fincan kahve varmış da çocukluk arkadaşımla uzun zamandır hasret kaldığım bir sohbeti ediyormuşum gibi hissettirdi bana. Sayfaları çevirdikçe kendimi hem geçmişe doğru tatlı bir yolculuğa çıkmış hem de hayatın küçük mutluluklarını yeniden hatırlamış buldum. Neşesi Yeter, insanı yormayan, aksine içini ısıtan bir anlatıma sahip. Kafanızı dağıtmak, günlük hayatın telaşından biraz uzaklaşmak ya da geçmişi özlemle anmak istediğinizde elinize alıp bir çırpıda okuyabileceğiniz sıcacık bir kitap. Okumayı bitirdiğinizde geriye hoş bir tebessüm ve eski dostlarla edilmiş güzel bir sohbetin tadı kalıyor.
Neşesi Yeterİrem Yaşar · Cezve Kitap · 2020706 okunma